Haczedilen malın satılabilmesi için önce değerinin belirlenmesi gerekir. Bu değere "kıymet takdiri" ya da "muhammen bedel" denir ve ihalenin hangi bedelden başlayacağını doğrudan etkiler. Değer gerçeğin altında kalırsa borçlu, gerçeğin çok üstünde belirlenirse alacaklı zarar görebilir. Bu yazıda kıymet takdirine itirazın nasıl, nereye ve ne kadar süre içinde yapılacağını açıklıyoruz.
Kıymet takdiri nedir ve ne zaman yapılır?
Taşınır mallarda haczi yapan memur malın kıymetini takdir eder, gerekirse bilirkişiye başvurur. Sicile kayıtlı mallarda, örneğin araçlarda, takdirin bilirkişilik bölge kurulu listesinde kayıtlı ve bu konuda Adalet Bakanlığınca izin verilmiş bilirkişilere yaptırılması zorunludur (İİK m. 87). Taşınmazlarda ise icra dairesi kıymeti takdir ettirir; bu sırada taşınmaz üzerindeki mükellefiyetlerin değere etkisi de dikkate alınır (İİK m. 128). İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte kıymet takdiri, takibin kesinleşmesi beklenmeden yaptırılır (İİK m. 150/d).
Rapor, borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tapudaki adresleri esas alınarak tebliğ edilir. Değer, ihale açısından belirleyicidir: artırma, muhammen kıymetin yüzde ellisi üzerinden başlar ve ihale bedelinin muhammen kıymetin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan rüçhanlı alacakların toplamından hangisi fazlaysa onu ve masrafları aşması gerekir (İİK m. 115).
İtirazın şartları: kim, nereye, ne zaman?
Kıymet takdirine şikâyet hakkı, raporun tebliğ edildiği ilgililere aittir. Şikâyet, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde, raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine yapılır (İİK m. 128/a). Yetkisiz mahkemeye yapılan başvuruda mahkeme en geç on gün içinde evrak üzerinde yetkisizlik kararı verir ve dosyayı resen yetkili mahkemeye gönderir.
Süreyle ilgili ikinci kritik nokta masraftır. Yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesi için, şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücretin mahkeme veznesine yatırılması gerekir; yatırılmazsa şikâyet başka bir işleme gerek kalmaksızın kesin olarak reddedilir. Dilekçede şu hususlar bulunmalıdır:
- İcra dosyasının numarası, raporun tebliğ tarihi ve malın tanımı
- Raporun hangi yönlerden hatalı veya eksik olduğuna dair somut gerekçe
- Emsal satış bilgileri, imar durumu, yüzölçümü, cephe, kat ve fiilî kullanım gibi değeri etkileyen veriler
- Yeniden bilirkişi incelemesi ve gerekirse keşif talebi
- Masrafın yatırıldığını gösteren belge
Mahkeme neyi inceler ve hangi sebeplerle itiraz edilir?
İcra mahkemesi, kıymet takdirine itirazı incelerken icra müdürünün yaptırdığı değer tespitinin malın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığını, yani memur işlemini denetler. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2026 tarihli bir kararında, mahkemenin kurduğu bilirkişi heyetiyle icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibarıyla değeri belirleyerek bu denetimi yaptığı vurgulanmıştır. Aynı kararda, bilirkişi raporunda veya mahkeme kararında değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmedikçe, itiraz sırasında yapılan keşfin tarihinin İİK m. 128/a'daki iki yıllık sürenin başlangıcı sayılamayacağı belirtilmiştir.
Bu yaklaşım nedeniyle sunulacak emsal ve değer belgeleri, kıymet takdirinin yapıldığı tarihe göre hazırlanmalıdır; takdir tarihinden sonra oluşan fiyat artışları kural olarak takdirin hatalı olduğunu göstermez. Taşınır malların kıymet takdirine karşı da icra mahkemesine şikâyet yolu açıktır (İİK m. 16).
İtiraz sebepleri neler olabilir?
Kıymet takdirine itiraz için kanunda sayılmış sınırlı sebepler yoktur; mahkeme raporun gerçek değeri yansıtıp yansıtmadığına bakar. Uygulamada sık ileri sürülen sebepler şunlardır:
- Taşınmazın niteliğinin, imar durumunun veya fiilî kullanım şeklinin yanlış belirlenmesi
- Emsal olarak seçilen taşınmazların konum, yüzölçümü veya yaş bakımından karşılaştırılamaz olması
- Taşınmaza bağlı eklenti ve yapıların değerlemeye eksik veya fazla dahil edilmesi
- Taşınmaz üzerindeki mükellefiyetlerin değere etkisinin hatalı hesaplanması (İİK m. 128)
- Araç gibi taşınırlarda model, yıl, kilometre ve hasar durumunun gözetilmemesi
Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden mal ve haklar bir bütün olarak paraya çevrildiğinden (İİK m. 128), bütünlüğü oluşturan eklentilerin değerlemede yer alıp almadığı da kontrol edilmelidir.
Karar, kanun yolları ve ihalenin feshiyle ilişkisi
İcra mahkemesinin kıymet takdirine ilişkin kararları kesindir; bu kararlara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulamaz (İİK m. 128/a ve m. 363). Bu durum, ilk derece aşamasında bütün delillerin sunulmasını zorunlu kılar. Karar kesinleştikten sonra, aynı değer için iki yıl geçmedikçe yeni bir takdir istenemez. Doğal afetler ve imar durumunda çok önemli değişiklik meydana getiren benzer hâller bu kuralın dışındadır.
Kesin karar, konunun tamamen kapandığı anlamına gelmez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2026 tarihli bir kararında, kıymet takdirine itiraza ilişkin kararların kesin olmasına rağmen şikâyet hakkı süresinde kullanılmışsa bu itirazların ihalenin feshi istenirken incelenebileceği belirtilmiştir. Bu durumda mahkeme bilirkişi aracılığıyla değeri tespit eder; tespit edilen değer ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerindeyse ihalenin feshine, altındaysa feshin reddine karar verir. Ayrıntılar için ihalenin feshi yazısına bakabilirsiniz.
Şikâyet satışı kendiliğinden durdurmaz; icra mahkemesi karar verene kadar icra işlemleri sürer (İİK m. 22). Satışın ertelenmesini isteyen tarafın bunu açıkça talep etmesi ve gerekirse teminat göstermesi gerekir.
Borçlu ve alacaklı için dikkat edilecek noktalar
Borçlu, değeri düşük bulduğunda itiraz edebilir; ancak değerin yükselmesi her zaman lehine sonuç doğurmaz, çünkü yüksek değer alıcı çıkma ihtimalini azaltabilir ve satışın uzamasına yol açabilir. Borçlu ayrıca, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde haczedilen malının rızaen satışı için kendisine yetki verilmesini isteyebilir; rızai satışta bedel, muhammen kıymetin yüzde doksanı ile rüçhanlı alacakların toplamından hangisi fazlaysa o miktardan ve ayrıca takip masraflarından az olamaz (İİK m. 111/a). Alacaklı ya da ipotekli alacaklı ise değerin gerçeğin üzerinde belirlendiğini düşünüyorsa, satışın sonuçsuz kalmaması için aynı yoldan itiraz edebilir.
Sık yapılan hatalar
- Yedi günlük şikâyet süresini raporun tebliğ tarihinden değil, başka bir tarihten başlatmak.
- Masrafı şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde yatırmayıp şikâyetin kesin reddine yol açmak.
- Gerekçesiz biçimde "değer düşük" demek; emsal, imar ve fiilî durum verisi sunmamak.
- Takdir tarihinden çok sonraki tarihli emsalleri veya değerlemeleri sunmak.
- Kıymet takdirine itiraz etmeyip bu gerekçeye yalnızca ihalenin feshi aşamasında dayanmak.
- Yetkisiz mahkemeye başvurup zaman kaybetmek.
- Şikâyetin satışı kendiliğinden durduracağını varsaymak.
Sonuç
Kıymet takdirine itiraz, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde yapılır ve masrafın şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde yatırılması şarttır. Mahkeme, takdir tarihindeki değeri bilirkişi aracılığıyla denetler; verdiği karar kesindir, ancak süresinde yapılmış itiraz ihalenin feshi aşamasında yeniden gündeme gelebilir. Şikâyet satışı kendiliğinden durdurmadığından, hem sürelere hem de durdurma talebine baştan dikkat etmek gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Kıymet takdirine itiraz süresi kaç gündür?
Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesine şikâyette bulunabilir (İİK m. 128/a). Süre kaçırılırsa değer, satışa esas alınacak değer olarak kesinleşir.
Yeniden bilirkişi incelemesi için masrafı yatırmazsam ne olur?
Şikâyet tarihinden itibaren yedi gün içinde gerekli masraf ve ücret mahkeme veznesine yatırılmazsa, başka bir işleme gerek olmaksızın şikâyet kesin olarak reddedilir. Bu nedenle masraf yatırma süresi, şikâyet süresi kadar önemlidir.
Kıymet takdirine itiraz kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilir mi?
Hayır. İcra mahkemesinin bu madde uyarınca verdiği kararlar kesindir (İİK m. 128/a ve m. 363). Ancak şikâyet süresinde yapılmışsa Yargıtay, bu itirazların ihalenin feshi aşamasında yeniden incelenebileceğini kabul etmektedir.
Kesinleşen kıymet takdiri yeniden yaptırılabilir mi?
Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Doğal afetler ve imar durumunda çok önemli değişiklik meydana getiren benzer hâllerde ise yeniden takdir istenebilir (İİK m. 128/a).
Kıymet takdirine şikâyet edilmesi satışı kendiliğinden durdurur mu?
Hayır. Şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz (İİK m. 22). Satışın ertelenmesini isteyen kişi, şikâyet dilekçesinde ayrıca durdurma talebinde bulunmalı ve gerekirse teminat göstermelidir.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/2607, K. 2026/2637Kesinleşen kıymet takdirinden itibaren iki yıl geçtikten sonra yapılan ihalenin feshi istemi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/2607 E., 2026/2637 K.
- YargıtayE. 2026/1548, K. 2026/2364Kıymet takdirinin düşük tespit edildiği iddiasına dayalı ihalenin feshi istemi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2026/1548 E., 2026/2364 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2025/2251, K. 2025/2039Konkordato davasında ipotekli taşınmazın satışına izin verilmesine ilişkin kesin nitelikteki ara karara karşı istinafın usulden reddi – Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi, 2025/2251 E., 2025/2039 K.
- YargıtayE. 2026/2196, K. 2026/2268İhtiyati haciz – Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2026/2196 E., 2026/2268 K.