Kararın özeti
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, tasarrufun iptali uyuşmazlığına ilişkin bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Tasarrufun iptali. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Somut olayda dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan ihbar olunan ... lehine 30.09.2013 tarihli ve Kredi Garanti Fonu lehine yine 30.09.2013 tarihli ipotek şerhlerine konu borçların ödenmemesi nedeniyle dava açıldıktan sonra ... . İcra Müdürlüğünün ve Ankara 32. İcra Müdürlüğünün dosyaları üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı görülmektedir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle6 bin karakter
4. Hukuk Dairesi 2026/6643 E. , 2026/7057 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Tarım Gıda Hayvancılık San. ve Tic.Ltd. Şti. vekili ve ihbar olunan ... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve 2016/3573 Esas, 2018/9650 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Dairenin bozma kararına mahkemece direnilmesi üzerine karar davalı ... Tarım Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin alacağına karşılık davalı borçlu ... Yumurta Ltd Şti aleyhine icra takibi başlattığını, borçlu şirket adına kayıtlı ... ... Köyü, 10 parsel nolu taşınmazın davalı ...'e satıldığını, ardından diğer davalılara devredildiğini yapılan devirlerin muvazaalı olduğunu söyleyerek tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.12.2015 tarihli ve 2014/198 Esas, 2015/493 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, tasarrufların iptaline karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Tarım Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve ihbar olunan ... A.Ş. vekili tarafından vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve 2016/3573 Esas, 2018/9650 Karar sayılı ilamı ile; "...1-... A.Ş, ihbar olunan sıfatı ile davada yer almış olup, dava ihbar olunan ... A.Ş, davanın tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm de kurulmadığından, kararı temyizde hukuki menfaati bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... Tarım Gıda Hayvancılık A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 3-Mahkemece taşınmazın kısa aralıklarla üzerindeki takyidatlarla satılmış olması ve davacılarla davalıların aynı sektörde faliyet göstermeleri nedeniyle davalının mali durumunu bilebilecek durumda olmaları gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı ... dışında davanın kabulünü gerektirecek delil bulunmadığı gibi yapılan araştırma da yeterli değildir.
Taşınmazı borçlunun muamelede bulunduğu kişiden devralan Kişiler için borçlunun maksadını bilen ya da bilmesi gereken kişilerden olduğunun diğer bir ifade ile kötüniyetli olduğunun ispatlanması gerekir. Davalıların sadece aynı alanda faliyet göstermeleri kötüniyet için yeterli değildir. Mahkemece davalıların şirket kayıtları getirtilerek, şirket ortak ve kurucularının, faliyet konularının, faliyet gösterdikleri yerlerin hepsi bütün olarak değerlendirilerek arada ilişki bulunup bulunmadığı, davalıların borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. 4-İİK.'nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
Somut olayda dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan ihbar olunan ... lehine 30.09.2013 tarihli ve Kredi Garanti Fonu lehine yine 30.09.2013 tarihli ipotek şerhlerine konu borçların ödenmemesi nedeniyle dava açıldıktan sonra ... . İcra Müdürlüğünün ve Ankara 32. İcra Müdürlüğünün dosyaları üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı görülmektedir.
Bu tür davalarda dava konusu mal borçlunun borcu nedeniyle davalı üçüncü kişinin elinden çıkmış ise üçüncü kişi cebri icra sonucu yapılan satıştan elinde artı bir para kalır ise o miktar ile sorumlu olur aksi takdirde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı kararı vermek gerekmektedir. Mahkemece takip dosyaları bulunduğu yerden getirtilerek taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle cebri icra yoluyla davalı kişinin elinden çıkıp çıkmadığı ve dosyada artan para kalıp kalmadığı araştırılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satışlar sırasında bu dava nedeni ile verilmiş ihtiyati haciz kararı olduğundan davalı üçüncü kişilerin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, diğer alacaklının ipotekli satışının beklenmesine gerek olmadığı gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Tarım Gıda Hayvancılık San.ve Tic.Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; dava koşullarının oluşmadığını, satışın borcun doğumundan önce yapıldığını, müvekkilinin iyiniyetli 5.kişi olduğunu ve kötü niyetinin ispatlanmadığını belirterek kararın bozulması talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373. maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Tarım Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası ve 373. maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/4856, K. 2026/5049Tasarrufun iptali – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2026/4856 E., 2026/5049 K.
- YargıtayE. 2025/4885, K. 2026/1937İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/4885 E., 2026/1937 K.
- YargıtayE. 2025/8251, K. 2026/2706İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/8251 E., 2026/2706 K.
- YargıtayE. 2025/8185, K. 2026/3456İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemi – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/8185 E., 2026/3456 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Hukuk MahkemesiTasarrufun İptali Dava Dilekçesi
- Tüketici Hakem HeyetiUçuş İptali veya Gecikmesinde Yolcu Tazminatı Talebi (SHY-YOLCU m. 6-8)
- Asliye Hukuk MahkemesiMirasçılıktan Çıkarmaya İtiraz Dava Dilekçesi (TMK m. 510-513)
- Abonelik Hizmeti SağlayıcısıAbonelik Sözleşmesinin Feshi ve Cayma Bedeline İtiraz Dilekçesi (6502 sayılı Kanun m. 52)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.