Trafik kazası tazminatında en çok tartışılan sayı genellikle hasar tutarı değil, kusur oranıdır. Çünkü hem zorunlu trafik sigortası hem de kusurlu sürücü ve işleten, ödeyecekleri tazminatı karşı tarafın kusur oranına göre hesaplar. Yüzde yirmi kusurlu bir sürücünün tazminatı yüzde yirmi oranında azalır; kusurun sigorta şirketi ve mahkemece farklı değerlendirilmesi ise aynı olayda çok farklı sonuçlar doğurabilir. Bu yazıda kusurun nasıl belirlendiğini, tutanağın ve raporların değerini ve itiraz yollarını anlatıyoruz.
Kusur oranı tazminatı nasıl etkiler?
Zorunlu mali sorumluluk sigortası, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru ölçüsünde ödeme yapar; zarar görenin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat dışındadır (KTK m. 92). İşletenin sorumluluğunda da zarar görenin kusuru ispatlanırsa hâkim tazminatı indirebilir (m. 86), genel hükümler bakımından ise zararın doğmasında veya artmasında etkili olan zarar gören için TBK m. 52 uyarınca indirim yapılabilir. Dolayısıyla kusur oranı hem sigortacıya yapılan başvuruda hem tahkimde hem de dava aşamasında tazminatın taşıyıcı unsurudur.
Kaza tespit tutanağının rolü
Trafik kazalarına, adli işlemler için genel kolluk, kazanın oluş nedenlerini, iz ve delillerini belirleyip tutanak düzenlemek için trafik zabıtası el koyar (KTK m. 83). Yalnız maddi hasarlı kazalarda tüm taraflar, yetkili kişinin gelmesine gerek görmezlerse, durumu aralarında yazılı olarak saptayarak kaza yerinden ayrılabilir (m. 81); bu anlaşmalı tutanaktır ve yalnız maddi hasarlı kazalarda taraflar anlaşırsa adli kovuşturma yapılmaz (m. 83). Yaralanma veya ölüm varsa, sürücülerden biri alkollü ya da ehliyetsizse veya araçlardan biri sigortasızsa kolluk çağrılmalıdır; ayrıntı için trafik kazası sonrası adım adım süreç yazısına bakılabilir.
Tutanaktaki kusur değerlendirmesi kolluğun olay yerindeki görüşüdür; hâkimi veya sigorta hakemini bağlamaz. Buna karşılık tutanakta yer alan kroki, araç konumları, hasar yerleri ve taraf beyanları sonraki bilirkişi incelemesinin temel verilerini oluşturur. Kusuru üstlenen ifadeler veya eksik doldurulmuş bir kroki, sonradan düzeltilmesi zor bir ispat sorunu yaratır. Anlaşma hâli dışında olay yerinden zorunlu neden olmaksızın ayrılan sürücüye idari para cezası verilir; ölümlü veya yaralanmalı kazalarda ayrıca hapis cezası ve sürücü belgesinin iki yıl geri alınması söz konusudur (m. 81, 7574 sayılı Kanunla değişik).
Asli kusur ve tali kusur
Kanun, bazı hareketleri doğrudan asli kusur saymıştır (KTK m. 84): kırmızı ışıkta geçme veya yetkili memurun dur işaretine uymama, taşıt giremez yola ya da karşı yönün şeridine girme, arkadan çarpma, geçme yasağı olan yerde geçme, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, şeride tecavüz, kavşakta geçiş önceliğine uymama, dar kaplamalı yerlerde geçiş önceliğine uymama, manevra kurallarına uymama, yerleşim yeri dışında taşıt yolunda zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve kurallara uygun park etmiş araçlara çarpma. Bu hareketlerden biri birden fazla sürücü tarafından yapılmışsa ya da kaza başka trafik kurallarının ihlalinden doğmuşsa kusur oranı yönetmelikte belirtilen esaslara göre belirlenir.
Uygulamada bilirkişi, her sürücü ve yaya bakımından kural ihlallerini sayar; kazaya katkısına göre asli, tali veya kusursuz olarak sınıflandırır ve yüzde olarak oranlar. Emniyet kemeri takmama, kask kullanmama ve yaya geçidi dışından geçme gibi davranışlar zarar görenin müterafik kusuru olarak değerlendirilebilir.
Kusur kim tarafından tespit edilir?
Mahkemede kusur, hâkimin özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususta başvurduğu bilirkişi aracılığıyla belirlenir (HMK m. 266). Bilirkişi çoğu dosyada trafik konusunda uzman makine mühendisi veya kusur uzmanıdır; bazı dosyalarda ise Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden ya da bir üniversiteden heyet raporu alınır. Ancak bilirkişi hukuki nitelendirme yapamaz; sorumluluğun hukuki sonucunu hâkim belirler (HMK m. 279/4). Sigorta Tahkim Komisyonu'nda ise hakem dosya üzerinden karar verir ve gerekli gördüğünde bilirkişi raporu alabilir.
Bölge adliye mahkemesi kararlarında, kaza tespit tutanağı ile savcılık dosyasındaki kusur raporunun birbiriyle çeliştiği olaylarda, olay sonrası kamera kaydının ve çarpma noktasına ilişkin izlerin de dikkate alındığı ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi heyet raporunun dosya kapsamına uygun bulunması hâlinde hükme esas alındığı görülmektedir. Başka kararlarda da kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu raporlarına göre belirlendiği, kimliği tespit edilemeyen sürücünün karıştığı bir olayda yaya olan çocuğun yaş ve davranış faktörlerinin de değerlendirmeye alındığı görülmektedir.
Ceza dosyasındaki rapor hukuk davasını bağlar mı?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu'na göre hukuk hâkimi, kusurun olup olmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkiminin beraat kararıyla da bağlı değildir; ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz (m. 74). Savcılık aşamasında alınan tek kişilik bir kusur raporu, hukuk dosyasında alınacak heyet raporuyla değişebilir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olması da hukuk davasının açılmasına engel değildir.
Derdest davada kusur raporuna itiraz
Kusur raporu alındığında bu rapora karşı yapılacak itirazın süresi ve içeriği sonucu etkiler:
- Taraflar, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik gördükleri hususların tamamlanmasını, belirsiz hususların açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir; özel çalışma gerektiriyorsa bir defaya mahsus iki haftaya kadar ek süre talep edilebilir (HMK m. 281/1).
- Mahkeme ek rapor alabilir, bilirkişiyi duruşmada dinleyebilir veya yeni bilirkişi görevlendirerek tekrar inceleme yaptırabilir (m. 281/2-3). Hâkim, raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (m. 282).
- İtirazın somut olması gerekir: Hangi kamera görüntüsü, iz veya hız verisi dikkate alınmadı, çarpma noktası nerede, hangi trafik kuralı yanlış uygulandı gibi hususlar gerekçelendirilmelidir. Genel itirazlar sonuç doğurmaz. Örnek bir itiraz dilekçesi için trafik kazası kusur raporuna itiraz dilekçesi incelenebilir; kaza tespit tutanağına karşı ayrı bir itiraz yolu bulunmadığından tutanağa yönelik itirazlar da bu dilekçede ileri sürülür.
- Raporun tarafa tebliğ edilmeden veya beyan hakkı tanınmadan karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkını zedeler ve kanun yolu aşamasında bozma nedeni olabilir.
Sık yapılan hatalar
- Tutanağı okumadan imzalamak; kusuru kabul eden veya özür niteliğinde ifadeler yazdırmak.
- Kamera kayıtlarını kısa saklama süreleri dolduktan sonra talep etmek.
- Savcılığın kusur raporunu kesin kabul edip hukuk dosyasında itiraz etmemek.
- Bilirkişi raporuna iki haftalık süre içinde somut itirazda bulunmamak.
- Müterafik kusurun (kemer, kask, yaya geçidi) tazminattan indirim yaratabileceğini hesaba katmamak.
Sonuç
Kusur oranı, tutanakla başlayan ve bilirkişi ya da Adli Tıp Kurumu raporuyla netleşen bir süreçtir. Tutanak ilk delildir ama kesin değildir; ceza dosyasındaki rapor hukuk hâkimini bağlamaz; rapora karşı iki haftalık itiraz süresi kaçırılmamalıdır. Her kazanın oluşu, delilleri ve bilirkişi raporları farklı olduğundan somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesi kesin midir?
Hayır. Tutanak, kolluğun olay yerindeki tespitini ve görüşünü içerir; hâkimi veya sigorta hakemini bağlamaz. Kusur oranı, mahkeme ya da hakem tarafından alınan bilirkişi veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuyla, kamera kaydı, tanık ve iz-hasar bulgularıyla birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Ceza dosyasındaki kusur raporu hukuk davasında bağlayıcı mıdır?
Bağlayıcı değildir. Türk Borçlar Kanunu'na göre hukuk hâkimi, kusurun olup olmadığına karar verirken ceza hâkiminin beraat kararıyla da, kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararıyla da bağlı değildir (m. 74). Ceza dosyasındaki rapor delil olarak değerlendirilir, farklı bir rapor alınabilir.
Bilirkişi raporuna ne kadar sürede itiraz edilir?
Taraflar, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların tamamlanmasını, belirsizlik gösteren hususlarda açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden isteyebilir. Özel veya teknik çalışma gerektiren hâllerde, bir defaya mahsus ve en çok iki hafta ek süre verilebilir (HMK m. 281).
Karşı sürücü asli kusurlu ise tazminatın tamamını alabilir miyim?
Karşı sürücünün asli kusurlu olması, sizin hiçbir kusurunuz bulunmadığı anlamına gelmeyebilir. Bilirkişi sizi de tali kusurlu bulursa, tazminat sizin kusur oranınız kadar indirilir. Kusurun yüzde yüz olup olmadığı, olayın oluşuna ve bilirkişi raporuna göre belirlenir.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2022/560, K. 2025/1946Trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemi (sigorta tahkim komisyonu) – İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi, 2022/560 E., 2025/1946 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2022/738, K. 2025/1980Trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebi – İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi, 2022/738 E., 2025/1980 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2023/2245, K. 2025/2549Trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeni ile maddi tazminat istemi (güvence hesabı) – Adana BAM 3. Hukuk Dairesi, 2023/2245 E., 2025/2549 K.
- YargıtayE. 2024/13951, K. 2026/4620Trafik kazasında maluliyet oranı – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2024/13951 E., 2026/4620 K.
Örnek Dilekçeler
- Görülmekte Olan Davanın MahkemesiTrafik Kazası Kusur Raporuna İtiraz Dilekçesi (HMK m. 281)
- Asliye Ticaret MahkemesiTrafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Dava Dilekçesi
- Sigorta Tahkim KomisyonuSigorta Tahkim Komisyonu Başvuru Dilekçesi
- Asliye Ticaret MahkemesiSigorta Şirketinin Rücu Davasına Cevap Dilekçesi (ZMSS, KTK m. 95)