Kararın özeti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “bozma” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: İşe iade sonrası işe başlatılmayan davacının işe başlatılmama tarihindeki ücretinin miktarı ile tazminat ve alacakların hesaplanması. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının işe başlatılmayarak işe iadenin mali sonuçlarına ilişkin kendisine ödeme yapıldığını, fesih sonrası davacı ile imzalanan protokol hükmü gereğince davacıya ödenen ek ödemenin mahsubunun hukuka uygun olduğunu, ayrıca davacının ... Kurumundan (SGK) alacağı iş göremezlik ödeneği tutarını müvekkili Şirkete ödemesi gerekirken bu tutarı Şirkete iade etmeyerek mükerrer ödemeden yararlandığını, talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle8 bin karakter
9. Hukuk Dairesi 2026/4991 E. , 2026/4349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1882 E., 2025/2898 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/390 E., 2025/677 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işverenlikçe yapılan feshin geçersizliği ve davacının işe iadesinin talep edildiği davanın Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiğini, işe iade sonrasında yasal süresi içerisinde işe iade talebinde bulunulduğunu, davalı tarafından işe başlatılmayarak davacıya bir kısım ödemeler yapıldığını ancak ödemelerin eksik yapıldığını iddia ederek fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, kesinleşen işe iade kararı sonrasında davacının işe başlatılmayarak işe iadenin mali sonuçlarına ilişkin kendisine ödeme yapıldığını, fesih sonrası davacı ile imzalanan protokol hükmü gereğince davacıya ödenen ek ödemenin mahsubunun hukuka uygun olduğunu, ayrıca davacının ... Kurumundan (SGK) alacağı iş göremezlik ödeneği tutarını müvekkili Şirkete ödemesi gerekirken bu tutarı Şirkete iade etmeyerek mükerrer ödemeden yararlandığını, talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, davacının bildirdiği işçinin emsal vasfında olmadığı gibi farazi fesih tarihinde işyerinde çalışmadığı, ancak davalı işverene 02.05.2013 tarihinden Ocak 2016 tarihine kadar olan dönemde işyerinde çalışanlara/davacının emsali olabilecek çalışanlara zam ve ücret değişikliği yapılıp yapılmadığı sorularak zam oranlarına ve ücret değişikliklerine ilişkin belgeleri sunması için müzekkere yazılmasına rağmen cevap verilmediği görüldüğünden davacının iddialarına bu nedenle değer verilerek 19.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ücrete itibar edildiği, bunun dışında dosyada mevcut 02.05.2013 tarihli protokol ile davacıya brüt 31.680,00 TL ek ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, davacının dava açması durumunda ilgili protokol uyarınca söz konusu ek ödemenin de hesaplanacak alacaklardan mahsup edileceğinin kararlaştırılmış olduğu, ilgili tutarın, boşta geçen süre ücretinden mahsup edildiği, ayrıca davacının doğum istirahati nedeniyle çalışmadığı döneme ilişkin ücretinin eksiksiz olarak Şirket tarafından ödendiği, bu nedenle ...'dan aldığı geçici iş göremezlik ödeneği tutarını tahsil ettiğinde gecikmeksizin davalı Şirkete ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği şeklindeki beyanı doğrultusunda ... yazısından davacının ilgili toplam tutarı almış olduğu anlaşılmakta ise de söz konusu tutarı iade ettiğine dair dosyada herhangi bir delil yer almadığından bu miktarın da alacaklardan mahsup edileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. İşe başlatmama tarihinde adı bildirilen farklı sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak davacının emsali olabilecek emsal işçi ücretinin sorulması taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini, b. Hükme esas alınan rapora itirazları değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. İşe başlatmama tarihindeki ücret tespitinin usule uygun olmadığını, davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretin, fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlanması yoluyla tespit edildiğini, fakat ispat yükünün davacıya ait olduğunu, b. Davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının işe başlatılmama tarihindeki ücretinin miktarına ve dava konusu tazminat ve alacakların hesaplanmasına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz sebeplerine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması hâlinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu hâlde, ihbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı belirtilen fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanır. Ücret miktarının ispat yükü davacıda olduğundan, işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin ispat yükü de davacıya aittir. İşçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin belirlenmesinde, davacı ile aynı işyerinde çalışmakta olan emsal işçi ücreti dikkate alınır. İspat yükünün dağılımına göre, davacının kendisine emsal olabilecek işçiyi veya işçileri bildirmesi gerekir. Emsal işçinin belirlenmesinde ilk şart, bu işçinin hem geçersiz sayılan (ilk) fesih tarihinde hem de başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olmasıdır. Bu özelliği taşıyan işçinin varlığı hâlinde ise emsal işçinin davacı ile eşdeğer görevde çalışıp çalışmadığı, kıdeminin davacının kıdemi ile aynı veya kıdemine yakın olup olmadığı gibi kriterler yönünden araştırma yapılmalı, bu araştırmanın sonucuna göre o işçinin emsal işçi olarak kabul edilip edilemeyeceği belirlenmelidir. Emsal işçi ücretinin belirlenememesi yahut emsal işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda ise, işçinin işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, geçersiz fesih tarihindeki ücretin o dönemde yürürlükteki asgari ücrete oranlanması ve bulunan oranın işe başlatmama tarihindeki asgari ücretle çarpılması suretiyle davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin belirlendiği görülmektedir. Ne var ki işverenin her koşulda geçersiz fesih tarihindeki ücrete asgari ücret artışı oranında zam yapma yükümlülüğü bulunduğu şeklinde bir kabulle sonuca gidilmesi yerinde değildir; işe başlatmama tarihindeki ücretin ispatı işçiye aittir.
Hükme esas bilirkişi raporunda davacının 14.01.2016 tarihi itibarıyla alabileceği ücret yönünden emsal işçi ücreti belgesi bulunmadığı belirtilerek asgari ücrete oranlama yöntemiyle hesaplama yapılmıştır. Ancak işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlama suretiyle belirlenmesi isabetli değildir. Zira bu konuda ispat yükü davacıya ait olup davacı tarafça işe başlatmama tarihinde alması gereken ücrete yönelik ispat yükünün yerine getirilmediği anlaşılmakla kararın bu nedenle bozulması gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/989, K. 2026/3162Kesinleşen işe iade sonrası işe başlatma davetinin usulüne uygunluğu ile işe başlatılmama tarihindeki ücret ve buna bağlı alacakların hesaplanması – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/989 E., 2026/3162 K.
- YargıtayE. 2026/2552, K. 2026/3254Boşta geçen süre ücreti – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/2552 E., 2026/3254 K.
- YargıtayE. 2026/1525, K. 2026/4011Talep edilen alacaklara ilişkin davalının sorumluluğu ile alacakların ispatı ve hesap yöntemi – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1525 E., 2026/4011 K.
- YargıtayE. 2026/2031, K. 2026/2207Husumet, iş sözleşmesinin feshi, ücret seviyesi, talep edilen alacakların ispatı ve hesaplanması – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/2031 E., 2026/2207 K.
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.