Kararın özeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Temyiz edilen karara esas alınan bilirkişi raporunda; davacıya yapılan burun ameliyatı sonucunda ortaya çıkan sonucun her türlü özenin gösterilmesine rağmen gelişebilen komplikasyon olarak belirtildiği, maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada olması gerektiği, davacı hastada ortaya çıkan durumun komplikasyon olarak nitelendirilmekle ortada kusur bulunmadığının açık olduğu, aydınlatılmış onam hususunda ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise; davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun sonradan ileri sürülmesinin iddianın genişletilmesi kapsamında olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle6 bin karakter
3. Hukuk Dairesi 2025/6073 E. , 2026/3293 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/645 E., 2025/1373 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zile 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2024/34 E., 2025/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin burnundan nefes almada zorluk yaşadığı için davalı doktora Aralık 2022 tarihinde muayene olduğunu, davalı doktorun "burun kemiğinde eğrilik olduğu için nefes alamadığını ve ameliyat olması gerektiğini" söylemesi üzerine müvekkilinin ameliyat olduğunu, ancak ameliyattan sonra müvekkilinin nefes almakta zorluk yaşamaya devam ettiğini, bunun üzerine 13.08.2023 tarihinde ikinci ameliyatı olduğunu, bu ameliyattan sonra da müvekkilinin nefes almakta zorluk yaşamaya devam ettiğini, nefes alamadığı gibi bu defa kulağından alınan kıkırdak dokunun burnunda bir çıkıntı oluşturarak kalın bir iz bıraktığını, müvekkilinin genel görünümünün bozulduğunu ileri sürerek; belirsiz alacak olarak, maluliyet için 100,00 TL, geçici iş göremezliği için 100,00 TL, 16.000,00 TL tedavi ücreti, 2.000,00 TL yol gideri ve 500.000,00 TL manevi tazminatın Aralık 2022 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı hastane vekili; müvekkili hastanede yapılan uygulamaların tıbbi gereklilikler ile örtüştüğünü, davacı hasta tarafından ameliyat öncesinde muhtemel komplikasyonların tümünün bilindiğini, müvekkilinin gerçekleşen ameliyata ilişkin hiçbir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı doktor vekili; davacıya ameliyat öncesinde muhtemel komplikasyonların tümünün müvekkili tarafından açık ve net şekilde izah edildiğini, burun ucunda meydana gelen çökmenin ameliyata bağlı muhtemel bir komplikasyon olabileceğinin davacıya iletildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporuna göre, davalı doktorun ve çalıştığı davalı hastanenin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiği, davacının burnunda meydana gelen ameliyat sonrası gerçekleşen durumun komplikasyon olduğu, bu komplikasyon hakkında davacının doktor ve hastane tarafından aydınlatıldığı, ameliyat sonucunda ortaya çıkan eserin ayıplı olmadığı, ameliyatın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeter açıklıkta bulunduğu, dosya kapsamındaki delillere göre, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacının burnundan nefes almakta zorlanması sebebiyle sözkonusu rahatsızlığın giderilmesi amacıyla davalı doktor tarafından burun ameliyatı gerçekleştirilmiş olmasından dolayı gerçekleştirilen cerrahi operasyonun estetik amaçlı eser sözleşmesi olarak değil, tedaviye yönelik tıbbi amaçlı cerrahi müdahaleye ilişkin vekalet sözleşmesi niteliğinde değerlendirilmesinin gerektiği, alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ameliyatın tıbbın gereklerine ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapıldığı, mevcut durumun komplikasyon olduğu ve dosyada bulunan onam formları gözönünde bulundurulduğunda, komplikasyonlar konusunda hekimin hastasına olan aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin nefes alma probleminin devam etmesinin yanı sıra burnunda kalıcı bir iz kaldığını, davalı doktorun ücretsiz olarak ikinci ameliyatı yapmış olmasının kusurunu kabul ettiği anlamına geldiğini, ayıplı bir ifa yapıldığını, müvekkilinin üç kişilik heyete girmeyi beklerken sadece iki kişi tarafından değerlendirme yapıldığını, her ne kadar müvekkili aydınlatılmış onay metnini ve bilgilendirme formunu imzalamış ise de, bahsedilen aydınlatılmış onay metni ve bilgilendirme formunun eksik bilgiler içerdiğini komplikasyonlar arasında kalıcı burun izinin kalacağı ve nefes alamayacağı konusunda herhangi bir içeriğin yer almadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı özel hastane ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz edilen karara esas alınan bilirkişi raporunda; davacıya yapılan burun ameliyatı sonucunda ortaya çıkan sonucun her türlü özenin gösterilmesine rağmen gelişebilen komplikasyon olarak belirtildiği, maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada olması gerektiği, davacı hastada ortaya çıkan durumun komplikasyon olarak nitelendirilmekle ortada kusur bulunmadığının açık olduğu, aydınlatılmış onam hususunda ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise; davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun sonradan ileri sürülmesinin iddianın genişletilmesi kapsamında olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/3866, K. 2026/2546Tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3866 E., 2026/2546 K.
- YargıtayE. 2026/893, K. 2026/4076Tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/893 E., 2026/4076 K.
- YargıtayE. 2025/4039, K. 2026/4413Tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4039 E., 2026/4413 K.
- YargıtayE. 2025/4617, K. 2026/2323Hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi (tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu) – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/4617 E., 2026/2323 K.
Örnek Dilekçeler
- Tüketici MahkemesiTıbbi Hata (Hekim Sorumluluğu) Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiHayvan Bulunduranın Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiYapı Malikinin Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiAdam Çalıştıranın Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Dava Dilekçesi
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.