Kararın özeti
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi (tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu). Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Davacı vekili; hasta rıza formunda hem annenin hem babanın rızasının olması gerektiğini, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, aydınlatma sonrası tıbbi müdahaleye maruz kalacak hastanın rızası alınarak işlem yapılacağından dolayı rızadan önce mutlaka aydınlatma yapılması gerektiğini, onamların formalite icabı alındığını ve matbu nitelikte olduğunu, dolayısı ile gerekli aydınlatmanın yapılmadığını açıkça gösterdiğini, 18.11.2016 tarihinde yapılan ameliyatta küçüğün imzasının olduğunu, son ameliyatta alınan onam formunda ise okuma yazma bilmeyen annenin imzası olduğunu, aydınlatılmış onamda komplikasyonlardan bahsedilmediğini, küçüğün görme oranı ... Üniversitesinde yapılan 17.06.2020 tarihinde ameliyat sonrasında aynı orana ulaştığını, meydana gelen komplikasyonların bu ameliyatla giderildiğini, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle8 bin karakter
3. Hukuk Dairesi 2025/4617 E. , 2026/2323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2043 E., 2025/392 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/238 E., 2023/217 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili küçük ...'in 2016 yılına kadar görme konusunda hiçbir sorun yaşamadığını, 2016 yılında net görememe şikayeti üzerine 28.10.2016 tarihinde ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurulduğunu, yapılan muayenede göz arkasında yırtık olduğu ve ameliyat edilmesi gerektiğinin tespiti üzerine küçüğün babası ...'in 31.10.2016 tarihinde ... Hastenesine başvurduğunu, hasta epikrizinde şikayetin "görme azlığı ve batma" olarak belirtildiğini, hastanede Op. Dr. ... ve Dr. ... ile görüşüldüğünü, küçüğün anne ve babasına ameliyat sonrası görme kaybı olabileceğine dair hiçbir bilgi verilmediğini, küçüğün 03.11.2016 tarihinde ameliyat edildiğini, ameliyat sonrası sol gözde dikiş iplerinin gözde aşırı şişkinlik yapması, gözde basıncın artması, dikiş iplerinin gözden fırlayacak şekilde dışarı vurması, gözün şişmesi ile tekrar hastaneye başvurduklarını, 18.11.20 16... .02.2017 tarihlerinde tekrar ameliyat geçirmek zorunda kaldığını, sol göze takılan lensin parçalanması, gözün enfeksiyon kapması ile görme kaybı yaşandığını, küçüğün, davalı hastane ve doktorların kusuru ve velilerin yeterince aydınlatılmaması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, küçük için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı küçük için uygulanan teşhis ve tedavide mesleki hata veya ihmalin söz konusu olmadığını, aksine davacı hasta ile ilgilenildiğini ve gerekli bilgilendirmelerin yapılıp risklerin anlatıldığını, cerrahi aydınlatılmış onam formları yoluyla da ayrıca tüm bilgilerin hastaya aktarıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2020 tarihli kararıyla; 20.09.2019 tarihli rapora göre davacı küçüğün ameliyat sonrası görmesinin eskisine göre daha iyi olduğunu ancak sol gözde kaymaların başladığını, sol tarafa baktığında çift görmesinin oluştuğunu ifade ettiği, Kurulca yapılan muayenesinde göz hareketlerinin tam olduğu, düz bakışta şaşılık olmadığı bir noktaya odaklanınca sol gözde hafif sol üste doğru deviasyonun olduğunun tespit edildiği, oluşan bu neticenin yapılan operasyonun beklenen komplikasyonlarından olduğu, usulüne uygun şekilde gerektiği gibi müdahale edilerek tedavi edildiği, davalı hastanenin kusuru olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli kararıyla; davalının en hafif kusurundan da sorumlu olduğu dikkate alınarak dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini sağlayıp yapılan operasyonun komplikasyonlarının neler olduğu, davacının mevcut durumunun nasıl olduğu, davacıda gelişen komplikasyon olduğu takdirde bunun Vitrektomi Ameliyatı Bilgilendirilmiş Hasta Rıza Belgesi'nde belirtilip belirtilmediği, yapılan operasyonda hekimlerin tıbbi kurallara uymayan herhangi bir eylem veya işleminin olup olmadığı yönünden denetime elverişli rapor aldırılarak ve davalının aydınlatma yükümlülüğünü Hekimin Meslek Etiği Kuralları'nın 26. maddesine göre usulüne uygun şekilde yerine getirip getirmediğini tespit edip neticesine göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 03.11.2016 tarihinde gerçekleştirilen göz ameliyatı öncesinde alınan aydınlatılmış onam formunda küçüğün annesinin onayının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 70.000,00 TL manevi tazminatın 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.000,00 TL maddi tazminatın 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı çocuk hakkında yapılan tıbbi işlemler için çocuğun annesinin veya babasının imzasının alındığı, aynı tedavi süreci kapsamında yapılan operasyonlarla ilgili onam formlarının bazılarında annenin bazılarında ise babanın imzasının yer aldığı, babanın okur yazar olduğu, nitekim ilk ameliyat olan 03.11.2016 tarihli ameliyata ilişkin onam formunun davacının babası tarafından imzalandığı, bu haliyle davalı sağlık kuruluşunun aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatladığı, davacının bu aydınlatmanın yapılmadığını ispatlayamadığı, bu haliyle davacıda meydana gelen zararın komplikasyon olduğu, hastanın aydınlatılmış rızasının alındığı, dolayısıyla yapılan işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hasta rıza formunda hem annenin hem babanın rızasının olması gerektiğini, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, aydınlatma sonrası tıbbi müdahaleye maruz kalacak hastanın rızası alınarak işlem yapılacağından dolayı rızadan önce mutlaka aydınlatma yapılması gerektiğini, onamların formalite icabı alındığını ve matbu nitelikte olduğunu, dolayısı ile gerekli aydınlatmanın yapılmadığını açıkça gösterdiğini, 18.11.2016 tarihinde yapılan ameliyatta küçüğün imzasının olduğunu, son ameliyatta alınan onam formunda ise okuma yazma bilmeyen annenin imzası olduğunu, aydınlatılmış onamda komplikasyonlardan bahsedilmediğini, küçüğün görme oranı ... Üniversitesinde yapılan 17.06.2020 tarihinde ameliyat sonrasında aynı orana ulaştığını, meydana gelen komplikasyonların bu ameliyatla giderildiğini, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, belirtilen gerekçeye, özellikle alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli, birbiriyle uyumlu ve yeterli olduğunun, dosya kapsamında sunulan aydınlatılmış onama ilişkin belgelerde komplikasyonların yer aldığının, yapılan ilk ameliyat öncesi babanın onamının usule uygun olarak alındığının, aydınlatılmış onamın yazılı veya sözlü alınabileceğinin, somut olayın özelliğine göre dosyada yer alan belgelerde davacı tarafın aydınlatıldığının, alınan bilirkişi raporuna göre davalının kusuru olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/5268, K. 2026/2756Hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi (tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu) – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5268 E., 2026/2756 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2023/838, K. 2023/3492Estetik amaçlı tıbbi müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi (tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu) – İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi, 2023/838 E., 2023/3492 K.
- YargıtayE. 2025/3866, K. 2026/2546Tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/3866 E., 2026/2546 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2021/471, K. 2023/401Maddi ve manevi tazminat talebi (tıbbi müdahalede komplikasyon ve hekim sorumluluğu) – Adana BAM 5. Hukuk Dairesi, 2021/471 E., 2023/401 K.
Örnek Dilekçeler
- Tüketici MahkemesiTıbbi Hata (Hekim Sorumluluğu) Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiHayvan Bulunduranın Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiAdam Çalıştıranın Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiYapı Malikinin Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Dava Dilekçesi
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.