Kararın özeti
Danıştay 6. Daire bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “bozma” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Olağanüstü hal kapsamında kalıcı iskan alanı kurulması amacıyla yapılan acele kamulaştırma işleminin iptali istemi. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
" ile, 06/02/2023 tarihinde vuku bulan depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak imar planı ve imar uygulamaları beklenmeksizin, jeolojik etüt raporu ve zemin etüt raporu doğrultusunda uygulama yapılabilmesine olanak sağlanmıştır. Diğer bir deyişle, 06/02/2023 tarihili depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda imar planı ve imar uygulamaları ya da imar planı değişikliği beklenmeksizin uygulama yapılabilmesi sebebiyle, ihtiyaç duyulan kamusal kullanıma isabet etmeyen taşınmazlar kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla kullanılabilecektir.
Tam karar metni
Metnin tamamı uzunluğu nedeniyle kısaltılmıştır; tamamı için kaynak bağlantısını kullanın.
Tam metni gösterTam metni gizle25 bin karakter
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/2785 E. , 2025/6939 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/2785
Karar No : 2025/6939
TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av. ... 2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... ... 10- ... 11- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Gaziantep ili, Nurdağı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların, kalıcı iskan alanı kurulması amacıyla 05/04/2023 tarihli ve 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 2. maddesinin 7. fıkrası uyarınca acele kamulaştırmasına dair ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Gaziantep ili, Nurdağı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin "yer seçimi" işlemine karşı açılan davada Mahkemelerinin ... tarih ve E:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği dikkate alındığında, bahse konu yer seçimine istinaden anılan taşınmazların 7452 sayılı Kanunun 2. maddesinin 7. fıkrası uyarınca acele kamulaştırılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemin dayanaksız kaldığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... sayılı yürütmenin durdurulması kararına yapılan itirazın sonucu beklenilmeden dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, afetzedeler için iskan alanı kurulması için köy sınırları içerisinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı hazine arazisinin seçildiği, ancak bu alan hak sahipleri için yeterli olmadığından ve kamuya ait herhangi başka bir arazi bulunamadığından, bu alana sınırı olan en uygun alan olarak ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların belirlenerek 18/09/2024 tarihli yer seçimi raporunun düzenlendiği, 7452 sayılı Kanunun 2. maddesinin 7. fıkrasında kamulaştırma için jeolojik-jeoteknik etüt raporu ve/veya zemin etüt raporu istenilmediği, bu işlemlerin kamulaştırma yapıldıktan sonra yapılabildiği, yer seçimi raporunun hazırlandığı, kamulaştırma kararı sonrasında yapıma başlamadan önce zemin etüt raporunun düzenlendiği, dava konusu işlemin 7452 sayılı Kanuna uygun olduğu belirtilerek idare mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Zemin etüt raporunda sunulan sondaj verileri ile sahadaki doğal zemin profili, resmi jeoloji haritaları ve görsel saha gözlemleri arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazın birinci sınıf tarım arazisi olduğu, zemin etüd raporunda bu duruma değinilmeden zeminin kaya gibi gösterilmeye çalışıldığı, zemin etüd raporu ile birlikte yer seçimine ilişkin araştırma raporlarının teknik gerekçe ihtiva etmediği, bir çok alternatif yerleşim yerinin bulunduğu, teknik değerlendirme raporunda da alternatif alanların sunulduğu ve bu alternatif alanların herhangi bir mesafe sorununun ve altyapı sıkıntısının bulunmadığı, teknik değerlendirme raporlarının, yer seçimi ve acele kamulaştırma kararlarının birçok çelişki ve hatalı tespit içerdiği, tarım arazilerinin korunması gerektiği belirtilerek temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozularak Gaziantep Valiliğinin hasım mevkiinden çıkarılarak davanın reddine verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : 06/02/2023 tarihinde Gaziantep ilinde deprem afeti meydana gelmiştir. 08/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan aynı tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile; 06/02/2023 tarihinde, Kahramanmaraş ilinde meydana gelen deprem afeti sebebiyle, Anayasanın 119. maddesine dayanılarak, aralarında Gaziantep ilinin de yer aldığı birden fazla ilimizde üç ay süre ile olağanüstü hal ilan edilmiştir. ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Oluru ile depremin yaşandığı Gaziantep ili için iskan alanları belirlenmiştir.
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işlemi ile; afet konutlarına ilişkin yer seçimlerinde alternatif başka taşınmaz bulunmaması durumlarında arazi vasfı; tarla, susuz tarla, sulu tarla, bağ vb. niteliğe sahip olan taşınmazların yeni yerleşim alanı olarak değerlendirilmesine yönelik 5403 sayılı Kanunun 13. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendine göre İçişleri Bakanlığı oluru ile ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararının; ayrıca anılan durum dahilinde yer seçimi yapılan büyük ovalardaki taşınmazların da anılan uygulamalarda değerlendirilmesine yönelik 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendine göre Bakanlık oluru ile ... tarih ve ... sayılı kamu yararı kararının alındığı, 7452 sayılı Kanunun 2. maddesinin 7. fıkrası uyarınca ve Bakanlıkları ve İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Başkanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında anılan afetler nedeni ile Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi kabul edilen ve yeni ve/veya ilave yerleşim alanı olarak belirlenen alanlardan; Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı yazıları ile kamulaştırılması talep edilen muhtelif kısımları 5403 sayılı Kanuna haiz; Gaziantep ili, Nurdağı İlçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan taşınmazların, 7452 sayılı Kanunun 2. maddesinin 7. fıkrası uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu ... ada, ... ve ... parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar, 7452 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tapuda 24/01/2025 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edilmiştir.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanunun 5. maddesinde, belediye yararına kamulaştırmalarda belediye encümeni tarafından kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş, 6. maddesinde ise belediye encümeni tarafından alınmış olan kamu yararı kararının il merkezlerinde Valinin onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. " hükmüne, 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne, 8. maddesinin (d) bendinde "Arazi kullanımı ve yapırazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur." hükmüne, 20. maddesinde "Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun tanımlar başlıklı 4. maddesinde uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 08/02/2023 tarih ve 32098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/02/2023 tarih ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile; Anayasanın 119. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde 08/02/2023 tarihinden itibaren 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edilmiş ve bu karar 10/02/2023 tarih ve 32100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/02/2023 tarih ve 1354 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu kararıyla onaylanmıştır. 10/04/2023 tarih ve 32159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/04/2023 tarih ve 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan, 24/02/2023 tarih ve 32114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 126 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi "nin 1. maddesinde; "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı, 8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yer alan illerde yerleşme ve yapılaşma hususunda bazı tedbirlerin alınmasıdır. " hükmüne, 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında; " (1) 6/2/2023 tarihinde vuku bulan depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, afetten etkilenenlerin geçici veya kesin iskân alanları; fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği, yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının yeni yerleşim yerlerinin tespitine ilişkin görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca resen belirlenerek ilgili kurumlara bildirilir. Bu belirleme yapılırken gereklilik bulunması halinde, 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu ile 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun ek 16 ncı maddesinde belirtilen alanlar da kullanılabilir. (2) Birinci fıkraya göre belirlenen alanlarda vasıf değişikliği gereken yerlerin resen vasıf değişikliği yapılır ve bu yerler Hazine adına tescil olunur. Bu işlemler ilgili kurumlara bildirilir. Vasıf değişikliği gereken yerlerde, 6831 sayılı Kanunun ek 16 ncı maddesinde belirtilen veya orman vasıflı alanların bulunması halinde bu alanın iki katından az olmamak üzere Hazine taşınmazı, orman tesis edilmek üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. (Ek cümle: 14/7/2023-7456/25 md.) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen geçici veya kesin iskân alanlarında yer alan orman vasıflı alanlar, zeytinlik ile zeytinlik sahaları sadece afetzedelerin ihtiyacı için kullanılır, ihtiyaç fazlası taşınmazlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının talebi üzerine, imar planlarının kesinleşmesini müteakiben en geç 1 yıl içerisinde önceki vasfına göre tescil edilir." hükmüne, aynı maddenin 4. fıkrasında; "Köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak plan ve imar uygulamaları beklenmeksizin, jeolojik etüt raporu ve zemin etüt raporu doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak vaziyet planına ve düzenlenecek yapı ruhsatına göre uygulama yapılır. Bu alanlarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanan plan ve parselasyon planlarında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun plan ve parselasyon ile ilgili işlemlerindeki askı, ilan, itirazlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu alanlarda taşınmaz mülkiyeti veya imar hakları kısmen veya tamamen başka bir alana aktarılabilir. Bu haklar takas ve trampa işlemlerine konu edilebilir. Plan, parselasyon, yapı ruhsatı, taşınmaz mülkiyeti veya imar haklarının aktarılması, takas ve trampa işlemleri ve bu işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar damga vergisi, resim, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesnadır. Bu işlemler nedeniyle ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz." hükmüne, aynı maddenin 7. fıkrasında "Birinci fıkrada belirtilen alanlarda, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dâhil edilecek olanlar ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilir. Kamulaştırma işlemleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülür. Kamulaştırılan taşınmazlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığının talebine istinaden Hazine adına tescil olunur. Tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle vergi ilişkisi aranmaz. Ancak, tapu dairesi durumu ilgili vergi dairesine bildirir. Tescilden sonra bu alanlarda inşai faaliyetlere başlanabilir. Hazine adına tescil edilen taşınmazlar için kıymet takdiri, tescil tarihinden itibaren en geç bir ay içinde 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş lisanslı gayrimenkul değerleme kuruluşları tarafından yapılır. Belirlenen değer, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından asliye hukuk mahkemesine sunulur ve bu bedel, tescilinden önceki tapuda kayıtlı taşınmaz maliklerine ödenmek üzere mahkemece belirlenen bankaya yatırılır. Yatırılan bedel, üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılır ve hak sahibine varsa nemalarıyla birlikte ödenir. Bedelin yatırıldığına ilişkin karar mahkemece taşınmaz maliklerine tebliğ edilir. Taşınmazın tescilinden önceki tapu kaydında yer alan tedbir, kamulaştırma, ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar ile yasaklayıcı ve kısıtlayıcı tüm şerhler taşınmazın bedeli üzerinde devam eder; tapu kaydındaki haklar ve şerhler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığının talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir ve durum hak sahibine tebliğ edilir. Bedelin yatırılmasından sonra, bu bedel üzerinden yapılacak uzlaşma görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması halinde 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bedel tespiti ve tescili davalarına yönelik hükümlerinden bedel belirlenmesine ve ödenmesine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 21. maddesinde, "Afet bölgesi içinde ve dışında tespit olunan imar ve iskan alanları içindeki taşınmaz mallardan Hazineye, özel idareye, belediyeye, köy tüzel kişiliğine veya katma bütçeli dairelere ait olanlardan (Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmaz malları ile, Hazineye, özel idare ve belediyeye ait taşınmaz mallardan bir kamu hizmetine tahsis edilenler hariç) ihtiyaca tekabül eden miktarı, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine bedelsiz olarak bu işe tahsis ve temlik olunur.
Afet sahaları içinde ve dışında yeniden kurulacak iskan yerleri (Şehir, kasaba, köy) ile mevcut iskan sahalarına yapılacak eklemeler için, yukarıdaki hükümler dairesinde arazi temini mümkün olmıyan hallerde (Normal gelişme alanlarına öncelik verilmek şartiyle) arazi ve bina satınalınabileceği gibi, kamulaştırma mevzuatı dahilinde, kamulaştırma da yapılabilir.
Bu maddeye göre sağlanan taşınmaz mallar İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine, ayrıca ferağ şartı aranmaksızın Hazine adına re'sen tescil olunur." hükmüne yer verilmiştir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde; "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir... ..." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "acele kamulaştırma işlemleri" hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı hükmüne; (i) bendinde ise, "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın, davanın Gaziantep Valiliği husumetiyle görülmesine ilişkin kısmı ile ilgili olarak; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde; dava dilekçelerinin husumet yönünden inceleneceği, 15/1-c maddesinde ise; davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması durumunda dava dilekçesinin belirlenecek gerçek hasma tebliğ edileceği, kurala bağlanmıştır.
Bakılan davada iptali istenilen işlemin uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işlemi olduğu, Gaziantep Valiliğince tesis edilen herhangi bir işlemin dava konusu edilmediği anlaşıldığından davanın sadece Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı husumetiyle incelenmesi gerekirken, idare mahkemesince davanın Gaziantep Valiliği husumetiyle de görülmesinde usul hükümlerine uygunluk görülmemiştir.
Kararın; uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmına gelince;
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Gaziantep ili, Nurdağı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin "yer seçimi" işleminin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulması yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararına yönelik davalı idare tarafından yapılan itirazın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve YD itiraz No:... sayılı kararıyla kabulüne karar verilerek, anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği, ... İdare Mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 04/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda "Gaziantep ili, Nurdağı İlçesi, ... Köyü, ... ada ... ve ... ada ... nolu parsellerin jeolojik olarak değerlendirilmesinde diri faya olan mesafelerinin yapılan gözlem ve tespitlerde 1000 m'lik mesafenin içerisinde ve yapılaşma için uygun olduğu, zemin özellikleri açısından planlanan tek kat yapılar için herhangi bir olumsuzluk içermediği değerlendirilmiştir. Alternatif olarak sunulan parsellerden ... ve ... ada parseller hem diri faya daha yakın hem de zemin özellikleri açısından (alüvyon ve daha küçük blok ve çakıl içeriğinden dolayı) mevcut parsellerden (...) daha iyi olmadıkları görülmüştür. ... ada parselde bulunan alan zemin olarak sağlam olmasına karşın ulaşım açısından ve orman vasfından dolayı uygun görülmemiştir. ... nolu ada parsel diri faya olan mesafesi ve zemin özellikleri açısından uygun olup maden sahasına yakın olmayan (ÇED sınırları dışı) alanlar yerleşim açısından uygundur.
Dava konusu parseller ile alternatif parseller zirai açıdan genel olarak değerlendirildiğinde; "Orman" vasıflı ... ada ... nolu parsel ile tapusal niteliği "taşlık ve kayalık" olan ... ada ... nolu parsel hariç olmak üzere dava konusu parsellere alternatif olarak ele alanın ve tamamı ... Köyü köy merkezi çeperinde yer alan tüm parsellerin dava konusu parseller olan ... ada ... nolu parsel ve ... ada ... parsel nolu taşınmazlar ile arazi ve toprak yapıları açısından genel olarak ortak özellikler arz ettiği, dava konusu parseller gibi tarımsal amaçlı olarak kullanıldıkları, Tarım arazilerinin korunması, istihdam amacının dikkate alınması, köyden kente göçün önüne geçilmesi, tarımsal üretime olan katkısı gibi önemli hususların gözönünde bulundurularak niteliği "taşlık ve kayalık" ve "orman" olan ve aynı zamanda üzerinde hiçbir tarımsal üretim yapılmayan bu anlamda özellikle atıl durumunda olan ... ada ... nolu parselin öncelikli olarak ele alınması ikinci aşamada ise orman nitelikli ... ada ... parsel nolu taşınmazın deprem konutlarının yapılması noktasında ilk olarak düşünülmesi gereken taşınmazlar olduğuna kanaat getirilmiştir.
Yukarıda her bir bilirkişinin yaptığı ayrı teknik inceleme doğrultusunda, söz konusu yerleşim alanın (... ada ... ve ... ada ... nolu parsellerin), imar planına ve afet risk azaltma kriterlerine uygun, zemin özelliklerinin uygun olması, fay hattına güvenli mesafede bulunması, tarımsal bütünlük açısından (yapılan inşaat çalışmaları nedeni ile tarımsal vasfını kısmen kaybetmesinden ötürü) sorun teşkil etmediği düşünülmektedir. Bu yerleşim yerine alternatif olarak ... nolu ada parsel düşünülmüş olup, bu parselin diri faya olan mesafesi, zemin özellikleri ve tarımsal bütünlük açısından uygun olduğu, ancak maden sahasına yakın olmayan (ÇED sınırları dışında) alanların yerleşim açısından uygun olduğu düşünülmektedir. Süreç açısından bakıldığında, mevcut alan (... ve ...) ile alternatif alanın (...) değerlendirilmesinde; inşaatın başlanmış olması tarımsal alanın tahrip edilmesi ve birtakım yatırımların yapılması göz önüne alındığında mevcut (seçilen) alanın inşaatın devam ettirilmesinin kamu yararı olacağı düşünülmektedir." yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verilmek suretiyle uyuşmazlığa konu taşınmazın seçilmesinin uygun olduğu sonucuna varıldığı, afetzedeler için yapılacak konutların yeri olarak seçilen ... ada, ... ve ... parsel ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların; fay hattına güvenli mesafede bulunduğu, zemin özelliklerinin uygun olduğu, ... Mahallesi yerleşim alanına yakın mesafede bulunduğu hususları dikkate alındığında, yerleşim yeri olmasının teknik açıdan sakınca arz etmediği, her ne kadar bilirkişi raporunda söz konusu parsellere alternatif olarak ... ada, ... parselin ÇED sınırları dışında kalan (maden sahasına yakın olmayan) alanlarının yerleşim yeri açısından uygun olduğu belirtilmişse de, anılan parselin tapuda ... Mahallesine kayıtlı olduğu ve parsel alanının çok büyük bir kısmının ... Mahallesi sınırları dışında bulunduğu, ayrıca parsel içinde maden sahasının yer aldığı, do
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- DanıştayE. 2020/8389, K. 2024/3361Ağaçlandırılacak alanın eşik analizi yapılmadan nazım imar planı revizyonuyla konut alanına dönüştürülmesinin iptali – Danıştay 6. Daire, 2020/8389 E., 2024/3361 K.
- DanıştayE. 2024/393, K. 2024/1024Kentsel dönüşüm alanında acelelik hali bulunmayan taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin kararın iptali – Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, 2024/393 E., 2024/1024 K.
- DanıştayE. 2025/1339, K. 2025/4114Kentsel dönüşüm projesi kapsamında acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararının iptali istemi ve dava açma süresi – Danıştay 6. Daire, 2025/1339 E., 2025/4114 K.
- DanıştayE. 2022/8427, K. 2025/6984Taşınmazın tarımsal niteliği korunacak alan vasfından çıkarılarak arsa vasfının devamı başvurusunun reddine karşı iptal davası – Danıştay 10. Daire, 2022/8427 E., 2025/6984 K.
Örnek Dilekçeler
- İdare Mahkemesiİmar Planına Karşı İptal Dava Dilekçesi (3194 m. 8, Yürütmenin Durdurulması Talepli)
- Asliye Hukuk MahkemesiKamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil Davasına Cevap Dilekçesi (2942 m. 10, 11, 14)
- Asliye Hukuk MahkemesiKamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi
- İdare Mahkemesiİkamet İzninin İptaline Karşı İptal Dava Dilekçesi (Yürütmenin Durdurulması Talepli)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.