Kararın özeti
Danıştay 10. Daire bu kararda uyuşmazlığı incelemiştir. Kararın konusu: Silivri'de bazı alanların münferit yatırım yeri olarak tahsisine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemi. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Bu durumda, münferit yatırımı gerçekleştirecek şirket tarafından 17.2 hektar büyüklüğündeki alan için fizibilite raporunun hazırlandığı, davalı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından fizibilite raporu ile yer seçimi etüt raporunun değerlendirildiği, söz konusu alana yönelik, ÇED gerekli değildir kararının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde ileri teknoloji kapsamına giren faaliyet alanı için söz konusu taşınmazların münferit yatırım alanı olarak tahsis edilmesine ilişkin kararda hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Tam karar metni
Metnin tamamı uzunluğu nedeniyle kısaltılmıştır; tamamı için kaynak bağlantısını kullanın.
Tam metni gösterTam metni gizle25 bin karakter
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6953 E. , 2024/4116 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6953
Karar No : 2024/4116
DAVACILAR : 1- ... 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... / ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 04/12/2020 tarih ve 31324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların ... İlaç Sanayi Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin kararın yürürlüğe konulmasına yönelik 03/12/2020 tarih ve 3275 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi oldukları, tahsis edilen alanların kapatılan Kavaklı Belediye Başkanlığı zamanında ot bedeli ödenerek mera vasfından çıkartıldığı ve spor ve eğitim alanı yapıldığı, bu bölgenin Silivri’nin ihtiyacı olan ve ülkemizde tarım ile ilgili örnek uygulamalar başlatma amacını taşıyan bir tarım üniversitesinin kurulacağı alan olarak planlandığı, söz konusu parsellerin mer’i Kavaklı 1/1000 Uygulama İmar Planında kısmen idari tesis alanı, kısmen eğitim alanı, kısmen spor tesis alanı, kısmen sağlık tesis alanı, kısmen kreş alanı, kısmen park alanı ve kısmen yol alanında kaldığı, tahsisi yapılan alanın lehine tahsis yapılan ilgili firma tarafından fabrika yapılabilmesi için imar planının da değiştirilmesi gerektiği, yapılacak plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri ve planlama kararlarına aykırı olamayacağı, plan değişikliği yapılmadan tahsis yapılmasının usûl ve yasaya aykırı olduğu, 17/12/2012 onay tarihli, 1/5000 ölçekli Selimpaşa, Ortaköy ve Kavaklı TEM Otoyolu Güneyi Nazım İmar Planında söz konusu parsellerin doğusunda sanayi bölgesi planlandığı, söz konusu parsellerin endüstri bölgesi olarak belirlenmesinin hem mevcut kullanımlar hem planlanan çevre fonksiyonları ile uyumsuz olduğu, ayrıca mer’i plandaki bölgeye hizmet edecek donatı alanları dikkate alınmadan, eş değer donatı alanı belirlenmeden karar alındığı, bu parsellere yönelik ÇED raporu alınıp alınmadığının belirsiz olduğu, ilgili rapor alınmadan yapılan tahsisin hukuka aykırı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bu karara yönelik olarak ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş istediği, Silivri Belediye Başkanlığının ise uygun görüş vermediği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalılar tarafından, usule ilişkin olarak davacıların bakılan davayı açmakta kişisel bir menfaatlerinin olmadığı, esasa ilişkin olarak ise, ilgili şirket tarafından hazırlanan fizibilite raporunun Endüstri Bölgeleri Kanunu’nun 4/C maddesindeki şartları sağladığı, alanın yaklaşık 17,2 ha olduğu, beş yıl içerisinde en az 338 milyon TL yatırım yapılacağına dair noter onaylı şirket yönetim kurulu kararı alındığı, bu alanda, yerli plazmadan kan ürünlerinin üretiminin gerçekleştirileceği, NACE kodlarına göre bu işin temel eczacılık ürünleri üretimi arasında kaldığı ve yatırımın yüksek teknoloji kapsamına girdiği, bu nedenle öncelikli sektörler arasında yer aldığı, Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği’nin 33. maddesinin 1. fıkrası gereğince yer seçim etüdü yapıldığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 08/09/2020 tarihli yazısı ile Yönetmelik’in 6. maddesi gereği kurum ve kuruluşların görüşünün talep edildiği, şirketten ÇED sürecinin tamamlanmasının istenildiği ve bu sürecin tamamlandığı, şirket tarafından sabit yatırım tutarının binde birine karşılık gelen tutarın Bakanlığın Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırıldığı, bedelin ödenmesinin ardından 05/01/2021 tarihli yazı ile Millî Emlak Genel Müdürlüğünden söz konusu alan içerisinde kalan Hazine arazileri üzerinde yatırımcı şirket lehine irtifak hakkı tesis edilmesinin talep edildiği, bu sürecin devam ettiği, Kanun’un 4/A maddesi gereğince imar planında, bölgenin özelliği ve ihtiyaçları göz önüne alınarak sanayi parselleri, ortak kullanım alanları gibi münferit yatırım yerine hizmet amacı taşıyan arazi kullanım kararlarına yer verilebileceği, ayrıca münferit yatırım yeri kararı kesinleşmiş olduğundan 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planında “endüstri bölgesi” olarak plan değişikliği yapılması için 12/01/2021 tarihli Bakanlık yazısı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvurulduğu, davacılar tarafından iddia edilenin aksine ÇED sürecinin tamamlandığı, davacılar tarafından, plazma tesisinin oluşturacağı kimyasal ve biyolojik risklerin yerleşim alanlarını etkileyeceği ileri sürülse de ÇED Gerekli Değildir belgesi alınan bir yer bakımından bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı, ayrıca beş yılda tamamlanması planlanan yatırım yerinde 400 kişinin istihdam edileceği, tesiste üretilecek ürünlerin Türkiye pazarına ithalat ile girdiği, bu yatırımın cari açığın azaltılmasına katkı sağlayacağı, ülke ve bölge ekonomisine katma değer katacağı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :.Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 04/12/2020 tarih ve 31324 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların ... İlaç Sanayi Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine ilişkin ekli kararın yürürlüğe konulmasına yönelik olan 03/12/2020 tarih ve 3275 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte olan 1/A maddesinin (d) bendinde Kurul'un Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunu ifade ettiği belirtilmiş, Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulu başlığı taşıyan 2. maddesi 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 198. Maddesi ile bu fıkrada yer alan " Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunun Oluşumu" ibaresi madde metninden çıkarılarak Ek 1. Madde ile mevzuatta Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kuruluna yapılmış atıflar, Cumhurbaşkanınca belirlenen kurul veya mercie yapılır düzenlemesine yer verilmiş, Münferit yatırımları düzenleyen 4/c maddesinde (Ek: 22/6/2004-5195/5 md.) Münferit bir sanayi yatırımı gerçekleştirmek amacıyla, yatırımı gerçekleştirecek yerli ve/veya yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine Bakanlığın uygun gördüğü alanların, Kurulun değerlendirmesinin ardından Cumhurbaşkanınca bu Kanun kapsamında münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilebilir. Birinci fıkra uyarınca tahsis edilebilecek yerlerde, en az yetmişbeştrilyon Türk Lirası yatırım yapılacak olması, söz konusu faaliyet için ileri teknoloji kullanılması, kurulacağı alanın en az yüzellibin metre kare büyüklüğünde olması koşulları aranır. Yatırım tutarı her yıl, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenecek yeniden değerleme oranında artırılır.
Yerli ya da yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin Bakanlığa başvurusunun ardından, Bakanlık yer incelemesi yapar ve incelenen alana ilişkin değerlendirme raporunu Kurula sunar. Sunulan değerlendirme raporu üzerine söz konusu alanın Kurul tarafından yatırıma uygun bulunması durumunda, ÇED mevzuatı uyarınca ÇED olumlu kararı veya ÇED gerekli değildir kararının alınmasının ardından alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabileceği kaydıyla yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilir. Ayrıca, Bakanlıkça da uygun görülmesi halinde, münferit yatırım yeri olarak ilân edilen arazi, bedeli ilgili yatırımcı tarafından karşılanmak suretiyle de kamulaştırılabilir. Bu şekilde yapılan kamulaştırmalarda 4 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre işlem yapılır.
Belirlenen alanın kamulaştırılmasının ardından alan, Hazine adına tescil edilir ve sabit yatırım tutarının binde beşini geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca belirlenecek tutarın, Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılmasını takiben yatırımcı lehine, 3 üncü ve 4 üncü madde hükümleri de dikkate alınarak bedelli veya bedelsiz olarak Maliye Bakanlığınca irtifak hakkı tesis edilir. Bakanlık Merkez Saymanlığınca tahsil edilen bu tutarlar bütçeye gelir kaydedilir.
Hazine arazilerinin tescili ve bu araziler üzerinde irtifak hakkı tesis işlemlerine ilişkin belgelere ait liste ve listeyle ilgili açıklamalar Bakanlıkça Sayıştaya altı aylık dönemler hâlinde gönderilir. Başvuru sahibi tarafından hazırlattırılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar plânları, alt yapı ve üst yapı projeleri ve bunlarla ilgili ruhsat ve izinler Bakanlık onayı ve denetimine tâbidir. Yukarıda sayılan işlemlerin tamamlanmasının ardından, yatırımın gerçekleşmesi için alınması gereken izin, onay ve ruhsatlar, ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın, onbeş gün içinde verilir.
Münferit yatırım yerinin belirlenmesi amacıyla toplanacak Kurulda, Enerji ve Tabiî Kaynaklar, Kültür ve Turizm, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıkları ile Dış Ticaret Müsteşarlığının görüşünün alınması zorunludur." kuralı yer almıştır.
Bu kanuna göre çıkarılan 06/08/2019 tarih ve 30854 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliğinin 3. maddesinde "Münferit yatırım yeri: Yerli ve/veya yabancı yatırımcılar tarafından talep edilmesi durumunda, kalkınma planlarında belirtilen öncelikli sektörler içerisinde yer alan ya da yüksek veya orta yüksek teknoloji kapsamına giren ve belli kriterleri karşılayan yatırımlar için tahsis edilebilecek alanı, Özet değerlendirme raporu: Fizibilite raporu ile yer seçimi etüt raporu bilgilerinin özetlendiği ve Bakanlıkça hazırlanan raporu, Yer seçimi etüt raporu: Endüstri bölgesi kurulabilecek nitelikleri taşıyan alanların tespiti için yapılan yer seçimi etüdü sonucu Bakanlıkça hazırlanan raporu," şeklinde tanımlanmıştır.
Münferit Yatırım Yeri için Başvuru ve Başvuru Şartlarını Düzenleyen 26. maddesinde (1) Münferit bir sanayi yatırımını gerçekleştirmek amacıyla yatırımı gerçekleştirecek yerli ve/veya yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine önerilen alanların, Cumhurbaşkanınca münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilebilir. (2) Münferit yatırım yeri talebinde bulunan başvuru sahibi, fizibilite raporunu hazırlayarak Bakanlığa başvurur. (3) Fizibilite raporunun Bakanlıkça incelenmesinin ardından uygun görülmesi durumunda yer seçimi etüdü yapılır. Söz konusu fizibilite raporunun uygun bulunmaması halinde gerekçeleri ile birlikte başvuru sahibine bildirilir. (4) Münferit yatırım yeri başvurularında; a) Gerçekleştirme süresi beş yılı geçmemek üzere her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına göre güncellenmek kaydıyla en az 280.000.000 TL (ikiyüzseksenmilyon Türk Lirası) tutarında sabit yatırım taahhüdünün bulunması, b) Söz konusu faaliyet için ileri teknoloji kullanılması, c) Talep edilen alanın en az yüzellibin metre kare büyüklüğünde olması, ç) Başvuru sahibinin talep edilen alanın tamamına yönelik yatırım taahhüdünün bulunması, şartları aranır. Yer seçimi ve ilanı düzenleyen 27. maddesinde (1) Bakanlıkça uygun bulunan başvurular için, bu Yönetmeliğin 5, 6 ve 7 nci maddelerinde açıklandığı şekilde yer seçimi etüdü yapılır ve özet değerlendirme raporu hazırlanır. (2) ÇED mevzuatı uyarınca “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararının alınmasının ardından; alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabileceği kaydıyla münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilir." düzenlemeleri yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, ... İlaç Sanayi A.Ş. tarafından 27/08/2020 tarihli başvuru ile İstanbul İli, Silivri İlçesi, Kavaklı Mahallesinde yer alan 2375,3310,3022 parsel sayılı 166.113 m² büyüklüğündeki taşınmazların plazma ürünleri elde edilmesi projesi kapsamında yatırım yapmak amacıyla şirketlerine tahsis edilmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, şirketin sunduğu fizibilite raporunda; 139.096 m² ile ... ve ... sayılı parsellerin tarla vasfında, 27.016.53 m² lik 3022 sayılı parselin mera vasfında olduğunun belirtildiği, başvurunun 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununun 4/C maddesi ve Endüstri Bölgeleri Yönetmeliğinin 26. Maddesi ile Münferit Yatırım yeri için aranan başvuru şartları yönünden değerlendirme yapılarak Yönetmeliğin 27. Maddesi hükmüne göre 14-16/10/2020 tarihleri arasında yer seçimi etüdü çalışması yapılarak, taşınmazın konumu, yerleşim merkezlerine mesafesi, büyüklüğü, mülkiyet ve kadastro durumu, arazi maliyeti, atıksu ve katık miktarı, planma ve plana göre kullanım fonksiyonu, çevresine genişleme olanağı bulunup bulunmadığı, özel çevre koruma bölgesi, sit alanları, milli parklar, tabiat parkları koruma ve anıtları, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, sulak alanlar doğal anıtlar gibi korunması gereken alanlara göre konumu, drenaj, taşkına maruz kalma, yeraltı ve yüzeysel içme ve kullanma suyu kaynaklarına havzalara göre konumu, maden ve jeotermal ruhsat sahası bulunup bulunmadığı yönleriyle değerlendirilerek, 23/12/2019 tarih onaylı Çevre Düzeni Planı paftasında proje alanının tarım arazisi olduğu açıklanmıştır. Bakanlığının ... gün ve ... sayılı yazısı ile Yönetmeliğin 5'inci ve 6'ncı maddeleri uyarınca söz konusu taşınmazın münferit yatırım yeri olarak kullanılıp kullanılmayacağı yönünde kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, şirket tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından düzenlenen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının idareye sunulduğu, Bakanlığın ...gün ve ... sayılı yazısı ile yatırımcının yer tahsisinden önce sabit yatırım tutarının binde birine tekabül eden miktarın ödenmesi yönündeki önerisi sonrası dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararı ile söz konusu olan ... İlaç Sanayi A.Ş.'ne münferit yatırım yeri olarak tahsis edildiği anlaşılmıştır.
Münferit yatırım yeri olarak planlanan tarım alanlarında; toprağın doğal veya yapay yollarla kaybını ve niteliklerini yitirmesinin önlenmesi, korunması ve geliştirilmesi ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlayacak usûl ve esasların belirlendiği 5403 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı ile ilgili 5403 sayılı Kanunun 13. maddesi (d) bendi uyarınca toprak koruma projelerine uyulması koşulu ile kamu yararı gerekçesi ile tarım dışı kullanımlara tahsisinin yapılması, mera alanlarında ise 4342 sayılı Mera Kanununun 14. maddesinin i) bendinde 09/01/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu Kapsamında ilan edilen endüstri bölgeleri için ihtiyaç duyulan yerlerin ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, Valilikçe tahsis amacının değiştirilebileceği hükmüne göre mera tahsis amacının değiştirilebileceği açıktır.
Bu durumda, münferit yatırımı gerçekleştirecek şirket tarafından 17.2 hektar büyüklüğündeki alan için fizibilite raporunun hazırlandığı, davalı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından fizibilite raporu ile yer seçimi etüt raporunun değerlendirildiği, söz konusu alana yönelik, ÇED gerekli değildir kararının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde ileri teknoloji kapsamına giren faaliyet alanı için söz konusu taşınmazların münferit yatırım alanı olarak tahsis edilmesine ilişkin kararda hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : ... İlaç Sanayi Anonim Şirketi, 27/08/2020 tarihli dilekçesi ile fizibilite raporu ve bir takım belgeleri de sunmak suretiyle İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların Plazma Ürünleri Elde Edilmesi Projesi kapsamında yatırım yapmak amacıyla münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesi için gerekli işlemlerin başlatılmasını davalı idarelerden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan talep etmiştir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından başvuru evrakının incelenmesi akabinde ... tarih ve ... sayılı yazı ile yaklaşık 172.378 metrekare büyüklüğündeki alanın münferit yatırım yeri olarak yer seçimi etüt çalışmalarına ilişkin olarak Endüstri Bölgeleri Yönetmeliğinin 6. maddesinde sayılanlar da dahil olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri talep edilmiştir. Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı yazısı ile de davacı şirketten münferit yatırım yeri ilan edilmesi talep edilen alanla ilgili gerçekleştirilmesi planlanan yatırıma ilişkin "ÇED Olumlu" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararının sunulması istenmiştir.
Ardından başvuru sahibi (münferit yatırımcı) tarafından yapılan başvuru üzerine, münferit yatırım yeri olarak ilan edilmesi istenilen alanda, gerçekleştirilmesi planlanan "Kan Fraksinasyonları ve Bağışıklık Sağlayan Ürünler-İlaç Üretimi" projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ...tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Anılan sürecin tamamlanmasının ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, yer seçimi etüdü neticesinde hazırlanan özet değerlendirme raporu ile talebe konu alanın sınırlarını gösterir haritanın Cumhurbaşkanlığı'na sunulması üzerine tesis edilen ve 04/12/2020 tarih ve 31324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/12/2020 tarih ve 3275 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki karar ile İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların ... İlaç Sanayi Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı İdarelerin Ehliyet İtirazının İncelenmesi
Davalı idareler tarafından, davacıların dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali istemiyle dava açmakta subjektif ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. Nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul ili, Silivri ilçesinde bulunan bazı alanların ... İlaç Sanayi Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacıların meclis üyesi olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 5216 ve 5393 sayılı Kanunlarda belirtilen görev ve yetkileri çerçevesinde gerek belediye sınırları içerisindeki bölgenin gerekse bu bölgede oturan, bulunan ve ilişiği olan herkesin mahalli ve müşterek nitelikteki ihtiyaç ve hukukunu gözetme sorumluluğu bulunduğu anlaşıldığından, aynı kapsamda davacıların da meclis üyesi sıfatıyla dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptalini istemekte subjektif dava ehliyetlerinin bulunduğu ve davalı idarelerin davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğine ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat: 19/01/2002 tarih ve 24645 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle; "Tanımlar" başlıklı 1/A. maddesinin (a) bendinde, "Bakanlık: Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını,"; (d) bendinde, "Kurul: Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunu ifade eder."; "Münferit yatırımlar" başlıklı 4/C maddesinde, "Münferit bir sanayi yatırımı gerçekleştirmek amacıyla, yatırımı gerçekleştirecek yerli ve/veya yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin başvurusu üzerine Bakanlığın uygun gördüğü alanların, Kurulun değerlendirmesinin ardından Cumhurbaşkanınca bu Kanun kapsamında münferit yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilebilir.
Birinci fıkra uyarınca tahsis edilebilecek yerlerde, en az yetmişbeştrilyon Türk Lirası yatırım yapılacak olması, söz konusu faaliyet için ileri teknoloji kullanılması, kurulacağı alanın en az yüzellibin metre kare büyüklüğünde olması koşulları aranır. Yatırım tutarı her yıl, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenecek yeniden değerleme oranında artırılır.
Yerli ya da yabancı gerçek ya da tüzel kişilerin Bakanlığa başvurusunun ardından, Bakanlık yer incelemesi yapar ve incelenen alana ilişkin değerlendirme raporunu Kurula sunar. Sunulan değerlendirme raporu üzerine söz konusu alanın Kurul tarafından yatırıma uygun bulunması durumunda, ÇED mevzuatı uyarınca ÇED olumlu kararı veya ÇED gerekli değildir kararının alınmasının ardından alanın, Cumhurbaşkanı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27 nci maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabileceği kaydıyla yatırım yeri olarak tahsis edilmesine karar verilir. Ayrıca, Bakanlıkça da uygun görülmesi halinde, münferit yatırım yeri olarak ilân edilen arazi, bedeli ilgili yatırımcı tarafından karşılanmak suretiyle de kamulaştırılabilir. Bu şekilde yapılan kamulaştırmalarda 4 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre işlem yapılır.
Belirlenen alanın kamulaştırılmasının ardından alan, Hazine adına tescil edilir ve sabit yatırım tutarının binde beşini geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca belirlenecek tutarın, Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılmasını takiben yatırımcı lehine, 3 üncü ve 4 üncü madde hükümleri de dikkate alınarak bedelli veya bedelsiz olarak Maliye Bakanlığınca irtifak hakkı tesis edilir. Bakanlık Merkez Saymanlığınca tahsil edilen bu tutarlar bütçeye gelir kaydedilir.
Hazine arazilerinin tescili ve bu araziler üzerinde irtifak hakkı tesis işlemlerine ilişkin belgelere ait liste ve listeyle ilgili açıklamalar Bakanlıkça Sayıştaya altı aylık dönemler hâlinde gönderilir.
Başvuru sahibi tarafından hazırlattırılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar plânları, alt yapı ve üst yapı projeleri ve bunlarla ilgili ruhsat ve izinler Bakanlık onayı ve denetimine tâbidir.
Yukarıda sayılan işlemlerin tamamlanmasının ardından, yatırımın gerçekleşmesi için alınması gereken izin, onay ve ruhsatlar, ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın, onbeş gün içinde verilir.
Münferit yatırım yerinin belirlenmesi amacıyla toplanacak Kurulda, Enerji ve Tabiî Kaynaklar, Kültür ve Turizm, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıkları ile Dış Ticaret Müsteşarlığının görüşünün alınması zorunludur.
Münferit yatırım tesislerinin yönetim ve işletmesinden yatırımı gerçekleştiren gerçek ya da tüzel kişiler sorumlu olur.
Yatırımın tamamlanıp tesisin üretime geçebilmesi için alınması gereken izin ve ruhsatlar da ilgili kurumlarca onbeş gün içinde verilir."; "Yönetmelik" başlıklı 5. maddesinde, "Endüstri bölgelerinin seçimi, yatırım izninin verilmesi, bölgenin yönetimi ve işletilmesi, münferit yatırımlar için izlenecek yol, Bakanlıkça yapılan denetim ve irtifak hakkı tesis bedelinin tespitine ilişkin usul ve esaslar ile Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.";
Ek 1. maddesinde, "Mevzuatta Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kuruluna yapılmış olan atıflar, Cumhurbaşkanınca belirlenen kural veya mercie yapılmış sayılır." hükümlerine yer verilmiştir. 4737 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin verdiği yetkiye istinaden Cumhurbaşkanlığınca hazırlanıp 02/08/2018 tarihli ve 30497 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2018/3 sayılı Genelgeye ekli 1 sayılı listenin 18.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- DanıştayE. 2023/902, K. 2026/323Sakarya ili Karasu ilçesindeki bazı alanların endüstri bölgesi olarak ilan edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemi – Danıştay 10. Daire, 2023/902 E., 2026/323 K.
- DanıştayE. 2023/2549, K. 2025/4344Özel tüketim vergisi (I) sayılı listedeki mallara ilişkin vergi tutarlarının yeniden belirlenmesine dair Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemi – Danıştay 7. Daire, 2023/2549 E., 2025/4344 K.
- DanıştayE. 2024/6854, K. 2025/4379Güneş enerji santrali projesi için 2942 sayılı Kanun 27. madde uyarınca acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptali – Danıştay 6. Daire, 2024/6854 E., 2025/4379 K.
- DanıştayE. 2021/7557, K. 2025/2386Malvarlığının dondurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının davacıya ilişkin kısmının iptali istemi – Danıştay 10. Daire, 2021/7557 E., 2025/2386 K.
Örnek Dilekçeler
- İdare MahkemesiYatırım Yoluyla (İstisnai) Türk Vatandaşlığı Başvurusunun Reddine Karşı İptal Dava Dilekçesi
- İdare Mahkemesiİkamet İzninin İptaline Karşı İptal Dava Dilekçesi (Yürütmenin Durdurulması Talepli)
- Kamu Kurumu ve Bilgi Edinme Değerlendirme KuruluBilgi Edinme Başvurusu ve Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'na İtiraz Dilekçesi (4982 m. 11, 13)
- İdare MahkemesiGiriş Yasağı İşlemine Karşı İptal Dava Dilekçesi (Yürütmenin Durdurulması Talepli)
Hukuk Rehberi
- 5 dk okumaİşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının İptali: Kapatma Kararına Karşı Dava
- 5 dk okumaİhalelere Katılmaktan Yasaklama: 4734 m. 58, 4735 m. 26 ve Dava Yolu
- 5 dk okumaKamulaştırmasız El Atma: Haklarınız ve Dava Yolu
- 5 dk okumaKamu İhalelerinde Şikâyet ve İtirazen Şikâyet: Süreler ve Yargı Yolu
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.