Alacağınızın var olması, onu her zaman tahsil edebileceğiniz anlamına gelmez; süresi içinde dava veya takip yoluna gitmezseniz borçlu zamanaşımı def'ini ileri sürebilir ve alacak dava edilemez hâle gelir. Sözleşmeden doğan alacaklarda hangi sürenin uygulanacağı, sürenin ne zaman başladığı ve hangi işlemlerin süreyi kestiği tarafların elini güçlendirir veya zayıflatır. Bu yazıda Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımı hükümlerini sözleşme alacakları açısından özetliyoruz.
Zamanaşımı ve hak düşürücü süre
Zamanaşımı, alacağın belirli bir sürenin geçmesiyle dava edilebilirlik niteliğini yitirmesidir. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m. 161); bu yüzden borçlu, cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini açıkça ileri sürmelidir. Hak düşürücü süreler ise hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve süre geçince hak sona erer. Bu ayrım, örneğin kiralarda ihtar ve dava sürelerini ya da ayıp ihbarını değerlendirirken önemlidir.
Zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez (TBK m. 148); zamanaşımından önceden feragat da edilemez (m. 160). Ticari hükümler koyan kanunlardaki zamanaşımı süreleri de aksine düzenleme yoksa sözleşmeyle değiştirilemez (TTK m. 6). Zamanaşımına uğramış borç ödenmişse, bu ödeme geri istenemez (TBK m. 78).
Genel kural ve özel süreler
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Sözleşmeden doğan alacaklarda sık karşılaşılan süreler şöyledir:
| Alacak | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel sözleşme alacakları | 10 yıl | TBK m. 146 |
| Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler | 5 yıl | TBK m. 147/1 |
| Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü konaklama bedelleri; lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri | 5 yıl | TBK m. 147/2 |
| Küçük sanat işleri ve küçük çaplı perakende satışlardan doğan alacaklar | 5 yıl | TBK m. 147/3 |
| Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden doğan alacaklar; ticari simsarlık ücreti hariç simsarlık alacakları | 5 yıl | TBK m. 147/5 |
| Eser sözleşmesinden doğan alacaklar (yüklenicinin ağır kusuru hariç) | 5 yıl | TBK m. 147/6 |
| Satılanın ayıbından doğan sorumluluk davaları | 2 yıl (devirden itibaren) | TBK m. 231 |
| Ayıplı eser davaları | 2 yıl; taşınmaz yapıda 5 yıl; yüklenicinin ağır kusurunda 20 yıl | TBK m. 478 |
| Tüketici işleminde ayıplı maldan sorumluluk | 2 yıl; konut ve tatil amaçlı taşınmazda 5 yıl | 6502 m. 12 |
| Sigorta sözleşmesinden doğan istemler | Muacceliyetten 2 yıl; sigorta tazminatı ve bedeli için rizikodan itibaren en çok 6 yıl | TTK m. 1420 |
| Poliçe ve bonodan doğan, kabul edene veya düzenleyene karşı istemler | Vadenin gelmesinden 3 yıl | TTK m. 749, 778 |
Satıcı ayıplı malı devretmekte ağır kusurluysa iki yıllık zamanaşımından yararlanamaz (TBK m. 231/2); tüketici işleminde ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz (6502 m. 12/3). Ayıp haklarının ayrıntıları için ayıplı mal rehberimize ve eser sözleşmesi rehberimize bakabilirsiniz. Haksız fiilden doğan tazminat alacakları ise ayrı süreye tabidir; bu konu için haksız fiilde zamanaşımı rehberimize bakabilirsiniz.
Süre ne zaman başlar ve nasıl hesaplanır?
Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işler (TBK m. 149). Ömür boyu gelir gibi dönemsel edimlerde alacağın tamamı için süre, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde başlar (m. 150). Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşir (m. 151). Asıl alacak zamanaşımına uğrayınca ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğrar (m. 152). Faizin başlangıcı için faiz türleri rehberimize bakabilirsiniz.
Durma ve kesilme
Bazı hâllerde zamanaşımı işlemeye başlamaz veya durur. Örneğin velayet süresince çocukların ana-babalarından olan alacakları, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları ve alacağı Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı süre için zamanaşımı işlemez (TBK m. 153). Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre de zamanaşımının hesabında dikkate alınmaz (6325 sayılı Kanun m. 16/2).
Zamanaşımı şu durumlarda kesilir (TBK m. 154): borçlunun borcu ikrar etmesi (özellikle faiz ödemesi, kısmen ifa, rehin verme veya kefil gösterme); alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması veya iflas masasına başvurması. Kesilmeyle birlikte yeni bir süre işlemeye başlar; borç bir senetle ikrar edilmiş veya mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman on yıldır (m. 156). Dava veya takip nedeniyle kesilen zamanaşımı, yargılamaya ilişkin her işlemden ve takibe ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar (m. 157). Zamanaşımı müteselsil borçlulardan birine karşı kesilirse diğerlerine karşı da kesilmiş olur; asıl borçluya karşı kesilince kefile karşı da kesilir, kefile karşı kesilince asıl borçluya karşı kesilmez (m. 155).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2026 tarihli bir kararında, bonoya dayalı kambiyo takibinde üç yıllık zamanaşımının kesilmesi için alacaklının işleminin takibin ilerlemesini sağlamaya yönelik olması gerektiği; icra dosyasının yenilenmesi talebinin ise zamanaşımını kesmediği belirtilmiştir.
Kısmi dava ve artırım: 31.07.2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası (HMK m. 107) kaldırılmış, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talebin tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılabileceği ve zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır (HMK m. 109/4). Önceki tarihte açılmış davalarda HMK m. 107 uygulanmaya devam eder.
Ek süre
Dava veya def'i, mahkemenin yetkili veya görevli olmaması, düzeltilebilecek bir yanlışlık yapılması ya da vaktinden önce açılması nedeniyle reddedilmişse ve bu arada zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmuşsa, alacaklı altmış günlük ek süre içinde haklarını kullanabilir (TBK m. 158).
Sık yapılan hatalar
- İhtarname göndermekle zamanaşımının kesildiğini sanmak; süreyi kesmek için dava veya icra takibi gerekir.
- Zamanaşımı def'ini cevap dilekçesinde ileri sürmemek.
- Kira, eser, vekâlet gibi alacaklarda beş yıllık kısa süreyi bilmeden on yıllık süreye güvenmek.
- Süreyi alacağın doğduğu tarihten değil, muaccel olduğu tarihten başlatmayı unutmak.
- Zamanaşımının kesildiğini ve yeni sürenin işlemeye başladığını, ayrıca takip işlemlerinden sonra yeniden başladığını izlememek.
- Arabuluculuk süresinin zamanaşımı hesabına etkisini gözden kaçırmak.
- Zamanaşımı süresini sözleşme maddesiyle uzatılabilir veya kısaltılabilir sanmak.
Sonuç
Sözleşme alacaklarında genel süre on yıl, kira, eser, vekâlet gibi sayılan alacaklarda beş yıldır; ayıp, sigorta ve kambiyo senetlerinde daha kısa özel süreler uygulanır. Süre, alacağın muaccel olmasıyla başlar; yalnızca dava, icra takibi veya borçlunun ikrarı gibi sebeplerle kesilir ve ihtar tek başına yeterli değildir. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim tarafından gözetilmez ve sözleşmeyle değiştirilemez. Süreleri takip etmek ve kesme işlemini zamanında yapmak hak kaybını önler.
Sık Sorulan Sorular
Sözleşmeden doğan alacakta genel zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 146). Kira bedelleri, anapara faizleri, ücret gibi dönemsel edimler, vekâlet, komisyon ve acentalık alacakları, eser sözleşmesinden doğan alacaklar ve otel-lokanta bedelleri gibi sayılan alacaklarda süre beş yıldır (TBK m. 147).
Zamanaşımını hâkim kendiliğinden dikkate alır mı?
Hayır. Zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz (TBK m. 161). Borçlunun zamanaşımı def'ini cevap dilekçesinde ileri sürmesi gerekir. Hak düşürücü süreler ise hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir.
İhtarname çekmek zamanaşımını keser mi?
Hayır. Kanunda sayılan kesilme sebepleri borçlunun borcu ikrarı (faiz ödemesi, kısmen ifa, rehin veya kefil gösterme gibi), alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ya da iflas masasına başvurmasıdır (TBK m. 154). Noter ihtarı tek başına zamanaşımını kesmez.
Arabuluculuk sırasında zamanaşımı işler mi?
Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz (6325 sayılı Kanun m. 16). Ticari davalar ve işçi alacakları gibi dava şartı arabuluculuk bulunan uyuşmazlıklarda bu hüküm özellikle önemlidir.
Zamanaşımına uğramış borcu ödersem geri isteyebilir miyim?
Hayır. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından doğan zenginleşme geri istenemez (TBK m. 78). Ayrıca zamanaşımından önceden feragat edilemez (TBK m. 160); ancak zamanaşımı gerçekleştikten sonra borçlu bunu ileri sürmeyebilir.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/349, K. 2026/253Kambiyo takibinde haciz tutanağının kesin aciz belgesi sayılıp zamanaşımının yirmi yıl olup olmadığı ve icranın geri bırakılması – Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/349 E., 2026/253 K.
- YargıtayE. 2022/10132, K. 2025/16084Ferdi kaza sigortasından kaynaklanan tazminat istemi – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2022/10132 E., 2025/16084 K.
- YargıtayE. 2022/(13)3-597, K. 2023/545Avukata karşı tazminat davasında fiil suç teşkil ediyorsa uzamış ceza zamanaşımı uygulanır (hakların yarışması)
- YargıtayE. 2026/192, K. 2026/3740Tacir kiracının işyerini erken tahliyesi: TBK m. 346 ertelemesi nedeniyle cezai şart geçerlidir, ancak ekonomik yıkıma yol açacak ölçüde fahiş cezai şarttan indirim yapılır ve indirim mahsuptan önce uygulanır
Örnek Dilekçeler
- İcra MahkemesiZamanaşımı Nedeniyle İcranın Geri Bırakılması Talebi
- Asliye Hukuk MahkemesiEser Sözleşmesinden Doğan İş Bedeli Alacağı Dava Dilekçesi (TBK m. 479)
- Asliye Hukuk MahkemesiKefalet Sözleşmesine Dayalı Alacak Dava Dilekçesi (TBK m. 581 vd.)
- Noter (İhtarname)Alacağın Temliki Bildirimi İhtarnamesi (TBK m. 183 vd.)