Köyde atalardan kalan, adına hiçbir tapu kaydı bulunmayan bir tarlayı yıllardır ekip biçen ya da kadastro dışında kalmış bir arsayı onlarca yıldır kullanan kişiler, tapu sicilinde malik görünmedikleri için çoğu zaman işlem yapamaz. Türk Medeni Kanunu bu durumda uzun süreli ve çekişmesiz zilyetliği korur: olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetin tapu kütüğüne tescili istenebilir (TMK m. 713). Bu yazıda koşulları, davanın nasıl açıldığını, ilan sürecini ve kadastro ile ilişkisini anlatıyoruz.
Olağanüstü zamanaşımı nedir?
Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir (TMK m. 713/1). Aynı koşullarla, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı taşınmazın zilyedi de tescil isteyebilir (TMK m. 713/2). İkinci halde tamamı veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçası için dava açılabilir.
Olağan kazandırıcı zamanaşımı ile fark önemlidir: olağan zamanaşımında geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmazı on yıl davasız, aralıksız ve iyiniyetle zilyetliğinde tutar (TMK m. 712). Olağanüstü zamanaşımında ise tapu kaydı ve iyiniyet aranmaz; buna karşılık süre yirmi yıldır. Mülkiyet, mahkeme kararıyla değil, kanundaki koşulların gerçekleştiği anda kazanılır; karar bu kazanımı tespit eder ve tescil için dayanak olur. Süre hesabında, kesilme ve durma bakımından Borçlar Kanunu'nun zamanaşımı hükümleri kıyasen uygulanır (TMK m. 714).
Koşullar
- Taşınmazın tapuda kayıtlı olmaması: Taşınmaz, tapu kütüğünde kayıtlı bulunmamalıdır. Kayıt varsa ancak malik anlaşılamıyorsa ya da yirmi yıl önce gaipliğine karar verilmiş bir kişi adına yazılıysa ikinci fıkra uygulanır.
- Özel mülkiyete konu olabilmesi: Sahipsiz yerler ve yararı kamuya ait mallar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar gibi tarıma elverişli olmayan yerler hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamaz (TMK m. 715). Orman, mera ve kamu malı niteliğindeki yerler bu nedenle tescil edilemez.
- Yirmi yıllık süre: Zilyetlik kesintisiz sürmüş olmalıdır. Zilyetlik süresine, miras veya devir yoluyla zilyetliği devralanın önceki zilyedin süresi uygulamada eklenebilmektedir.
- Davasız ve aralıksız zilyetlik: Süre boyunca zilyetliğe karşı kayıt sahibi, Hazine veya üçüncü kişiler tarafından başarılı bir itiraz ya da dava bulunmamalıdır.
- Malik sıfatıyla zilyetlik: Taşınmaz, kendini malik gibi gören biçimde kullanılmalıdır; kiracı, ödünç alan veya izinli kullanıcı sıfatıyla yapılan zilyetlik yeterli değildir.
Kadastro ile ilişkisi
Kadastro çalışması yapılan yerlerde tapusuz taşınmazlar bakımından ayrı bir mevzuat vardır. Kadastro Kanunu, tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanında bulunan taşınmazın en az yirmi yıldır çekişmesiz ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetliğini ispatlayan kişi adına tespit edilmesini öngörür; bu imkân sulu toprakta kırk, kuru toprakta yüz dönüme kadar olan taşınmazlarla sınırlıdır, aşan kısım için ayrıca belirli belgeler aranır (Kadastro Kanunu m. 14).
Tespitin kesinleşmesinden sonra ise süre kısıtı devreye girer: kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve dava açılamaz (Kadastro Kanunu m. 12). Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2026 tarihli bir kararında, Hazine adına tespit ve tescil edilen parseller bakımından 1960'lardan beri zilyetlik iddiasıyla 2022 yılında açılan davanın, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıllık süre geçtiği için reddedilmesi onanmıştır. Bu nedenle kadastrosu yapılmış bir yerde zamanaşımına dayalı tescil istemeden önce kadastro tespitinin tarihi ve kesinleşme durumu araştırılmalıdır.
Tapu kaydı bulunan taşınmazlarda durum
Taşınmaz başka biri adına tapuda kayıtlıysa ve malik belliyse olağanüstü zamanaşımı yolu kapalıdır. Bu durumda dava konusu, kullanımın nasıl başladığına göre değişir: ödenmiş bir bedele rağmen devrin yapılmamış olması hâlinde tescili isteme hakkı (TMK m. 716), kayıttaki yolsuzluğun giderilmesi için tapu sicilinin düzeltilmesi (TMK m. 1025) veya tapu iptal ve tescil davası gündeme gelebilir. Geçerli bir hukuki sebep olmaksızın adına kayıt yapılan kişinin on yıllık iyiniyetli zilyetliğine dayanan olağan zamanaşımı ise ayrı bir koşul setine bağlıdır (TMK m. 712). Doğru davanın seçilmesi, taşınmazın tapu ve kadastro kayıtlarının dava öncesinde incelenmesine bağlıdır.
Dava, ilan süreci ve deliller
Tescil davası Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine, varsa tapuda malik görünen kişinin mirasçılarına karşı açılır (TMK m. 713/3). Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yerdir (HMK m. 2, m. 12). Mahkeme davanın konusunu bir gazetede, bir internet haber sitesinde ve taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilan eder. Son ilandan başlayarak üç ay içinde itiraz eden olmazsa ya da itiraz yerinde görülmezse ve davacının iddiası ispatlanırsa hâkim tescile karar verir. Davalılar ve itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tescil isteyebilir. Kararda taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren kroki karara eklenir (TMK m. 713).
Delil olarak şunlar öne çıkar:
- Yöre sakini, komşu ve eski mahalle sakini tanıkların zilyetliğin süresi, niteliği ve kesintisizliği hakkındaki beyanları
- Mahallinde keşif; harita ve ziraat bilirkişi raporları (ağaç yaşı, ekim-dikim izleri, yapı ve duvarlar)
- Eski hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri, vergi ve abonelik kayıtları
- Kadastro, tapu ve orman kayıtları ile ilgili idarelerin yazı cevapları
Kararın kesinleşmesinden sonra mahkeme kararına dayanılarak tescil doğrudan talep edilebilir (TMK m. 716).
Sık yapılan hatalar
- Taşınmazı tapusuz sanıp tapu, orman veya mera kaydı olup olmadığını araştırmamak.
- Zilyetliğin malik sıfatıyla sürdürüldüğünü, kira veya izin ilişkisini dışlayarak göstermemek.
- Yirmi yıllık sürenin kesintisiz olduğunu yalnızca tanık beyanıyla ispatlamaya çalışmak.
- Kadastro tespiti kesinleşmişken, kadastrodan önceki nedene dayalı davayı on yıllık süre geçtikten sonra açmak.
- Hazineyi veya ilgili kamu tüzel kişilerini hasım göstermemek.
- İlan ve itiraz sürecinin süreleri içinde itiraz eden üçüncü kişilere karşı hazırlıksız kalmak.
Sonuç
Olağanüstü zamanaşımı, tapuda kayıtlı olmayan ve özel mülkiyete konu olabilen taşınmazda yirmi yıl davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyetliğin tescille tamamlanmasını sağlar. Dava Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılır, ilan ve üç aylık itiraz süreciyle yürür ve ispat ağırlıklı olarak tanık, keşif ve bilirkişi incelemesine dayanır. Taşınmazın kadastro durumu ve niteliğinin dava öncesinde araştırılması, hem yanlış dava türünün seçilmesini hem de on yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesini önler.
Sık Sorulan Sorular
Olağanüstü zamanaşımı için kaç yıl zilyetlik gerekir?
Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan taşınmazda yirmi yıl boyunca davasız ve aralıksız, malik sıfatıyla zilyetlik gerekir (TMK m. 713). Maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı taşınmazlarda da aynı koşullarla tescil istenebilir.
Dava kime karşı açılır?
Tescil davası Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine, varsa tapuda malik görünen kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu mahkemece gazetede, internet haber sitesinde ve taşınmazın bulunduğu yerde en az üç defa ilan edilir; son ilandan itibaren üç ay içinde itiraz edilmezse veya itiraz yerinde görülmezse tescile karar verilebilir.
Orman, mera veya kamu malı niteliğindeki yerde zamanaşımıyla tescil mümkün mü?
Hayır. Sahipsiz yerler ve yararı kamuya ait mallar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar gibi tarıma elverişli olmayan yerler özel mülkiyete konu olamaz (TMK m. 715). Taşınmazın niteliği keşif ve kayıt araştırmasıyla belirlenir.
Kadastro yapılmış bir yerde bu dava açılabilir mi?
Kadastrosu yapılmış yerlerde kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamaz (Kadastro Kanunu m. 12). Hangi yolun uygun olduğu taşınmazın kadastro durumuna göre belirlenmelidir.
Zilyetlik süresi nasıl ispatlanır?
Genellikle yöre sakini tanıklar, keşif, harita ve ziraat bilirkişi raporları, eski hava fotoğrafları, vergi ve abonelik kayıtları gibi delillerle ispatlanır. Zilyetliğin kiracı veya izinli kullanıcı sıfatıyla değil, malik sıfatıyla sürdürüldüğü gösterilmelidir.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/6370, K. 2026/6466Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/6370 E., 2026/6466 K.
- YargıtayE. 2026/903, K. 2026/1120Tapusuz olup yargılama sırasında ihdasen tapuya tescil edilen taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/903 E., 2026/1120 K.
- YargıtayE. 2026/1721, K. 2026/2212Tapusuz taşınmazın tescili istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2026/1721 E., 2026/2212 K.
- YargıtayE. 2025/4918, K. 2026/3061Düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil – Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2025/4918 E., 2026/3061 K.