Sokakta, apartman bahçesinde ya da bir köy yolunda köpek saldırısına uğramak yalnızca bedensel bir yaralanma değildir; uzun bir tedavi sürecini, kalıcı iz veya işlev kaybını, bazen de çalışma gücü kaybını beraberinde getirebilir. Hukuk düzeni bu zararı, hayvanın bakımını ve yönetimini üstlenen kişiye yükler. Bu yazıda hayvan bulunduranın sorumluluğunu, kurtuluş kanıtını, tazminat kalemlerini, sahipsiz köpek saldırılarında durumu ve dava sürecini açıklıyoruz.
Hukuki dayanak: TBK m. 67
Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu kişi, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Hayvan bir başkası veya bir başkasına ait hayvan tarafından ürkütülmüşse, hayvan bulunduranın bu kişilere rücu hakkı saklıdır (TBK m. 67). Sorumluluk kusura dayanmaz; zarar gören, köpeğin sahibinin kusurlu olduğunu ispat etmek zorunda değildir. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu da hayvan sahiplerini, hayvanlarından kaynaklanan ve insanlara verilebilecek zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlü kılar; zamanında ve yeterli seviyede tedbir alınmamasından doğan zararları tazmin etmek zorunda olduklarını belirtir (m. 5).
Hayvan bulunduran çoğu zaman köpeğin sahibidir; ancak kanun mülkiyete değil, bakım ve yönetimin fiilen üstlenilmesine bakar. Köpeği bakmak üzere yanına alan ya da geçici olarak teslim alan kişi de bu sıfatı taşıyabilir. Köpeği birden fazla kişi bulunduruyorsa davada hepsi hasım gösterilebilir; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2026 tarihli bir kararında davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması onanmıştır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 2025 tarihli bir kararında bu sorumluluk, kurtuluş kanıtı getirilebilen bir kusursuz sorumluluk olarak nitelendirilmiş; hayvanın bir başkasına zarar vermesi hâlinde bulunduranın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığının karine olarak kabul edildiği, zararın maddi olabileceği gibi manevi de olabileceği belirtilmiştir.
Özen yükümlülüğü ve kurtuluş kanıtı
Hayvan bulunduran, somut durumun gerektirdiği her türlü özeni gösterdiğini ispat etmek zorundadır. Yargıtay uygulamasında kurtuluş kanıtı; hayvanın hâl ve şartlara göre gerekli özenle gözetildiğinin ya da bu özen gösterilmiş olsaydı bile zararın önlenemeyeceğinin ispatı olarak ifade edilir. Mutat (olağan) özenin gösterilmiş olması tek başına yeterli değildir. Özenin derecesi; hayvanın cinsine, huyuna, yaşına, tehlikeliliğine ve kullanılma biçimine göre belirlenir ve ölçü kişisel değil nesneldir. Muhafaza ve gözetim için gerekli tedbirler alınmalı, tasma, zincir ve kafes gibi araçlar kullanılmalı, üçüncü kişiler hayvanın oluşturduğu tehlikeden haberdar edilmelidir.
Yukarıda anılan 2026 tarihli kararda, köyde sabah saatlerinde sürü hâlinde dolaşan köpeklerin saldırısına uğrayan kişinin davasında, köpeklerin zincir ve tasma gibi önlemler alınmadan serbestçe dolaşmasına izin verilmesi özen ve gözetim yükümlülüğünün ihlali sayılmış; zarar görenin elindeki sopayı kendini korumak için kullanmasının illiyet bağını kesecek bir davranış olmadığı belirtilmiştir. Aynı dairenin 2025 tarihli bir kararında ise yasaklı ırklardan pitbull cinsi köpeklerin bahçede serbestçe dolaşmasına izin verilmesi özen yükümlülüğünün ihlali sayılmış; duvarla çevrili bahçeye kilitli olmayan kapıdan giren on bir yaşındaki çocuğun davranışı başlı başına illiyet bağını kesecek bir hareket kabul edilmemiştir.
Bazı ırklar için kanun ayrıca kısıtlama getirmiştir. Tehlike arz eden hayvanlara ilişkin düzenleme yapılıncaya kadar Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino ve Fila Brasileiro türlerinin ve melezlerinin üretilmesi, sahiplenilmesi, barındırılması ve satılması yasaktır; aykırılık hâlinde idari para cezası verilir ve hayvanlara el konulur. Hükmün yürürlüğünden önce sahiplenip kısırlaştırarak kayıt ettirenler bakımından ise bu hayvanlar kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız dolaştırılamaz; halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanlarına ve parklara sokulamaz (5199 Geçici m. 3).
Hayvan bulunduranın ayrıca kusuru varsa bu kusur munzam (ek) kusur olarak değerlendirilir; bulunduran bu durumda illiyet bağını kesen sebeplere dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. Zarar gören ise zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa, örneğin köpeğe müdahale etmişse, hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m. 52). Hukuk Genel Kurulu, zarar görenin davranışı illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise sorumluluğun tamamen ortadan kalkacağını, bu yoğunluğa ulaşmayan hâllerde ise ortak (müterafik) kusurun tazminattan indirim sebebi olacağını ifade etmiştir.
Hangi tazminatlar istenebilir?
Bedensel zararlarda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar istenebilir (TBK m. 54). Kalıcı iz, işlev kaybı, ameliyat gibi sonuçlar adli tıp raporuyla belirlenir; hesap yöntemi için sürekli iş göremezlik tazminatı rehberimize bakabilirsiniz. Bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat da istenebilir; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin ya da ölenin yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir (TBK m. 56). Genel çerçeve için maddi ve manevi tazminat davası rehberimize göz atabilirsiniz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2025 tarihli bir kararına konu olan Rottweiler saldırısı davasında, daire önceki bozma kararıyla manevi tazminat için yaralanma derecesinin, kalıcı iz, sinir ve doku kaybı ile ameliyat durumunun Adli Tıp Kurumu raporuyla saptanmasını istemiş; davacılardan biri ihtara rağmen muayeneye gitmediği için yaralanmanın daha yüksek tazminat gerektirdiğini ispatlayamamıştır.
31.07.2026'dan sonra meydana gelen olaylarda, çalışma gücü kaybı tazminatında zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tutara olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tutara ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir; tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel de oransal olarak mahsup edilir (TBK m. 55, 7589 sayılı Kanunla eklenen fıkralar). Aynı Kanunla belirsiz alacak davası (HMK m. 107) kaldırılmıştır; bu tarihten önce açılan davalarda eski düzen sürer. Yeni düzende alacağın bir kısmı dava edilir ve talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; artırılan kısım bakımından da zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4).
Sahipsiz köpeklerde durum
Köpeğin sahibi yoksa ve bakımını üstlenen bir kişi de bulunmuyorsa sorumlu tutulabilecek bir hayvan bulunduran olmadığından TBK m. 67 uygulanamaz; yalnızca zaman zaman yiyecek bırakmak ise tek başına bakım ve yönetimin üstlenilmesi sayılmayabilir. Hayvanları Koruma Kanunu sahipsiz hayvanlar bakımından yerel yönetimlere görev yükler: sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen bakımevlerine götürülmesi zorunludur (m. 6). Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yirmi beş bini aşan belediyeler sahipsiz, güçten düşmüş veya tehlike arz eden hayvanlar için bakımevi kurmak ve bu hayvanları bakımevine götürmekle yükümlüdür (Ek m. 1).
İdarenin bu görevlerini yerine getirmemesi, zararla arasında bağlantı varsa hizmet kusuru olarak gündeme gelebilir ve zarar idari yargıda tam yargı davasıyla istenir. Önce, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmak gerekir; başvurunun reddi veya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde idare mahkemesinde altmış gün içinde dava açılabilir (İYUK m. 7 ve m. 13). İdarenin sorumluluğu somut olayda hizmetin işleyişindeki kusura göre belirlenir; her saldırı bakımından kendiliğinden doğmaz.
Dava, deliller, ceza yolu ve süre
Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir (HMK m. 2). Yetkili mahkeme genel olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6); haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m. 16). İlk adım, köpeğin ve hayvan bulunduranın kimliğinin tespitidir; kedi ve köpek sahiplerinin hayvanlarını 31.12.2025 tarihine kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırma yükümlülüğü bulunduğundan (5199 Geçici m. 4), kayıt bilgileri sahibin tespitinde yardımcı olabilir. Sağlık kuruluşuna ivedilikle başvurmak hem tedavi hem de ispat bakımından önemlidir; tedavi belgeleri, adli rapor, olay yeri görüntüleri ve tanık beyanları başlıca delillerdir.
Ceza yönünden taksirle yaralama suçu gündeme gelebilir; bu suçun soruşturulması ve kovuşturması kural olarak şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi altı aydır (TCK m. 89, m. 73). Ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m. 74); nitekim yukarıda anılan pitbull davasında, beraat kararına dayanılarak verilen ret hükmü bozulmuştur. Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; ceza kanunları daha uzun bir süre öngörüyorsa o süre uygulanır (TBK m. 72). Ayrıntılar için haksız fiilde zamanaşımı rehberimize bakabilirsiniz.
Sık yapılan hatalar
- Köpeğin sahibini ve saldırının yaşandığı yeri belgelemeden, tanık ve görüntü gibi delilleri toplamadan zaman kaybetmek.
- Sorumluluğun kusura dayandığını varsayıp sahibin kusurunu ispat etmek gerektiğini düşünmek ve dava açmaktan vazgeçmek.
- Tedavi belgelerini ve adli raporu saklamamak; mahkemenin veya Adli Tıp Kurumu'nun çağırdığı muayeneye gitmemek.
- Sahipsiz köpek saldırısında hayvan bulunduran aleyhine dava açmak ya da idari başvuru şartını ve süreleri atlamak.
- Ceza dosyasındaki beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararını hukuk davasının sonu saymak.
- İki yıllık zamanaşımını ve altı aylık şikâyet süresini kaçırmak.
Sonuç
Köpek saldırısında hayvan bulunduran, TBK m. 67 gereği kusursuz sorumludur; gerekli özeni gösterdiğini ispat edemezse maddi ve manevi zararı gidermek zorundadır. Yargıtay özen ölçüsünü nesnel belirlemekte, mutat özeni yeterli saymamakta, tehlikeli ırklarda ve başıboş bırakılan köpeklerde daha sıkı davranmaktadır. Sahipsiz köpeklerde ise idarenin hizmet kusuru ve idari yargı yolu gündeme gelir. Delillerin erken toplanması, sürelerin gözetilmesi ve doğru muhatabın seçilmesi talebin sonucunu doğrudan etkiler.
Sık Sorulan Sorular
Köpeğin saldırısında kime karşı tazminat davası açılır?
Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 67). Bu kişi çoğunlukla köpeğin sahibidir; ancak köpeği fiilen bakan ve yöneten başka biri de hayvan bulunduran sayılabilir. Köpeği birden fazla kişi bulunduruyorsa davada hepsi birlikte hasım gösterilebilir.
Köpek tasmalı ya da bağlıydı, sahibi yine de sorumlu olur mu?
Olabilir. Hayvan bulunduran, somut durumun gerektirdiği her türlü özeni gösterdiğini ispat etmek zorundadır. Bağlama, tasma, ağızlık, çit ve uyarı gibi tedbirler bu ispatta önemlidir; ancak yeterli olup olmadığı köpeğin cinsine, huyuna, yaşına ve tehlikeliliğine göre nesnel olarak değerlendirilir. Yargıtay, mutat özenin gösterilmiş olmasını tek başına yeterli saymamaktadır.
Sahipsiz bir köpek ısırırsa tazminatı kimden isteyebilirim?
Bakımını üstlenen bir hayvan bulunduran yoksa TBK m. 67 uygulanamaz. Sahipsiz hayvanların bakımevine götürülmesi yerel yönetimlerin görevi olduğundan, idarenin hizmet kusuru gündeme gelebilir ve idari yargıda tam yargı davası açılabilir. Dava öncesinde, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru yapılması gerekir (İYUK m. 13).
Köpek saldırısında hangi tazminatlar istenebilir?
Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar gibi maddi zararlar istenebilir (TBK m. 54). Bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat da talep edilebilir; ağır bedensel zarar veya ölümde zarar görenin ya da ölenin yakınları da manevi tazminat isteyebilir (TBK m. 56).
Ceza davasında beraat kararı verilirse tazminat davası etkilenir mi?
Hayır, hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m. 74). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ceza mahkemesinin beraat kararına dayanılarak verilen ret hükmünü bozmuştur. Hayvan bulunduranın sorumluluğu ayrıca kusura bağlı olmadığından, ceza davasındaki kusur değerlendirmesi tazminat davasında tek başına belirleyici değildir.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/1251, K. 2026/78Başıboş bırakılan köpeklerin saldırısı: hayvan bulunduranın kusursuz sorumluluğu ve mutad özenin yetmemesi
- YargıtayE. 2024/2202, K. 2025/3046Pitbull saldırısında beraat kararı hukuk hâkimini bağlamaz; yasaklı ırk köpeği bahçede serbest bırakmak özen yükümlülüğünün ihlalidir
- YargıtayE. 2024/979, K. 2025/498Rottweiler saldırısında manevi tazminatın takdiri: yaralanma derecesi, olayın oluşu ve tarafların sosyo-ekonomik durumu
- YargıtayE. 2025/281, K. 2025/766Hayvan bulunduranın sorumluluğu – Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/281 E., 2025/766 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Hukuk MahkemesiHayvan Bulunduranın Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Dava Dilekçesi
- İdare MahkemesiTam Yargı (Tazminat) Dava Dilekçesi (Hizmet Kusuru)
- Asliye Hukuk MahkemesiKişilik Hakkının İhlali Nedeniyle Manevi Tazminat Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiAdam Çalıştıranın Sorumluluğuna Dayalı Tazminat Dava Dilekçesi