Evlilik birliğinin barındığı konut, yalnızca bir mülkiyet konusu değildir; eşlerin ve çocukların günlük yaşamlarının merkezidir. Konutun tapuda yalnızca bir eş adına kayıtlı olması, diğer eşin evsiz kalma riskini doğurabilir. Türk Medeni Kanunu bu riski aile konutu kurumuyla sınırlar: Aile konutunun devri ve üzerindeki hakların sınırlandırılması, diğer eşin rızasına bağlanmıştır. Tapuya işlenen aile konutu şerhi ise bu korumayı üçüncü kişilere karşı görünür hâle getirir.
Aile konutu nedir?
Kanun aile konutunu tanımlamaz; uygulamada eşlerin evlilik birliğinin yaşamını fiilen sürdürdükleri, ortak hayatın merkezi olan konut aile konutu sayılır. Yazlık, ikinci ev veya kullanılmayan taşınmaz gibi yerler kural olarak bu nitelikte değildir. Konutun hangi eşe ait olduğu da belirleyici değildir; taşınmaz eşlerden birinin, her ikisinin ya da kiracı sıfatıyla bir eşin adına olabilir.
Eş rızasının gerektiği işlemler
Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Satış, bağış, ipotek, intifa veya irtifak hakkı kurulması bu kapsamdadır. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş hâkimin müdahalesini isteyebilir (TMK m. 194/1-2). Bu istem aile mahkemesinde, çekişmesiz yargı işi olarak görülür (HMK m. 382/2-b-7).
Rıza açık olmalıdır. Konutta fiilen birlikte yaşamak veya satışı bilmek tek başına rıza anlamına gelmez; uygulamada rızanın yazılı ve somut işleme yönelik verilmesi ispat bakımından önem taşır.
Rızanın alınamaması veya haklı bir sebep olmadan verilmemesi hâlinde hâkim, aile konutunun korunmasındaki menfaat ile işlemin gerekçesini birlikte değerlendirir ve işlemin yapılıp yapılamayacağına karar verir. Böylece rızanın haklı sebep olmaksızın esirgenmesi hâlinde de işlem hâkimin denetimi altında yapılabilir; işlemin gerekçesiz olması hâlinde ise konutun korunması sürer.
Şerh nasıl konulur?
Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir (TMK m. 194/3). Malik olan eşin rızası ya da dava açılması gerekmez. Tapu Sicili Tüzüğü de bu hakkı düzenler (m. 17/2) ve aile konutu şerhi için merkezî nüfus idaresi sisteminden veya nüfus müdürlüğünden alınan yerleşim yeri belgesi ile medeni hâli gösterir nüfus kayıt örneğini arar (m. 49). Başvuruda ayrıca kimlik ve taşınmazın tapu bilgileri gerekir; müdürlük konutun gerçekten aile konutu olduğundan emin olmak için ek belge isteyebilir.
Şerh, tapu kütüğünün şerhler sütununa işlenir. Şerh mülkiyeti değiştirmez, ortaklık da doğurmaz; yalnızca konutun korunmasına yönelik bir kısıtlamadır. Eşler arasındaki mal paylaşımı, evlilik süresince edinilen malların tasfiyesine ilişkin kurallarla ayrıca çözülür (bkz. boşanmada mal paylaşımı).
Hâkim, evlilik birliğinin korunması kapsamında eşlerden birinin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırırsa durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine kendiliğinden karar verir (TMK m. 199/3). Şiddet söz konusuysa 6284 sayılı Kanun uyarınca hâkim, korunan kişinin talebi üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verebilir (6284 sayılı Kanun m. 4/1-c); ayrıntı için 6284 sayılı Kanun rehberimize bakabilirsiniz.
Başvuruda izlenecek adımlar
- Konutun ortak hayatın merkezi olduğunu gösteren yerleşim yeri belgesini ve medeni hâli gösterir nüfus kayıt örneğini alın.
- Taşınmazın tapu bilgilerini, yani il, ilçe, ada, parsel ve varsa bağımsız bölüm numarasını tespit edin.
- Tapu müdürlüğüne başvurarak şerh talebinde bulunun; müdürlük ek belge isterse eksikleri tamamlayın.
- İşlem tamamlandıktan sonra güncel tapu kaydında şerhin göründüğünü kontrol edin.
Tapu Sicili Tüzüğü, aile konutu şerhini tasarruf hakkını yasaklayan şerhler arasında sayar (m. 49).
Şerhin etkisi ve şerhsiz durum
Şerhli taşınmazı devralmak isteyen kişi, tapu kaydında şerhi görür ve diğer eşin rızasını aramak zorunda kalır. Rızasız yapılan devir veya hak sınırlaması, aile konutunun korunmasına aykırı olduğundan diğer eş tarafından mahkemede ileri sürülebilir; tapu iptali ve tescil davası bu yollardan biridir.
Şerh bulunmaması korumayı tümüyle ortadan kaldırmaz; ancak ispat yükü ve iyi niyet tartışması gündeme gelir. Kanunun iyi niyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz (TMK m. 3). Alıcının satıcının evli olduğunu ve taşınmazın aile konutu olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması halinde bu savunma zayıflar. Yine de şerh, bu tartışmayı baştan önleyen bir güvence sağlar.
Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194/4). Böylece kiracı eşin kira sözleşmesini tek başına feshetmesi engellenir.
Boşanma sürecinde konut
Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m. 169); konutta hangi eşin kalacağı bu kapsamda düzenlenebilir. Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılmada boşanma sonrasında konutun kimde kalacağı mülkiyete göre belirlenir. Paylaşmalı mal ayrılığında ise eşler aile konutunda kimin kalacağı konusunda anlaşamazsa hâkim, hakkaniyet gerektiriyorsa konutta kalma ve ev eşyasını kullanma hakkını boşanma kararıyla birlikte kendiliğinden belirler ve bu hakkın tapu kütüğüne şerhi için bildirimde bulunur (TMK m. 254). Evlilik boşanmayla sona erdiğinde konut artık aile konutu niteliğini yitirir; bu nedenle şerhin akıbeti ve konutun kullanımı boşanma protokolünde açıkça düzenlenmelidir.
Şerhin kaldırılması
Tapu sicilinde terkin, kural olarak kendisine hak sağlayan kimsenin istemine ya da yetkili makam veya mahkeme kararına dayanır (Tapu Sicili Tüzüğü m. 69). Bu nedenle şerhi koyduran eş rıza gösterirse veya mahkeme karar verirse şerh kaldırılabilir. Evliliğin boşanma ya da ölümle sona ermesi ya da konutun aile konutu niteliğini yitirmesi hâllerinde malik eş, terkin için tapu müdürlüğüne veya mahkemeye başvurabilir. Uygulamada müdürlüklerin hangi belgeyi istediği değişebildiğinden, başvurudan önce bilgi alınması yerindedir.
Sık yapılan hatalar
- Taşınmaz tapuda diğer eşin üzerine olduğu için şerh koydurmayı gereksiz görmek.
- Satış veya ipotek işlemine rıza verdiğini sonradan ispatlayamayacak biçimde sözlü onay vermek.
- Şerhin mülkiyet hakkı verdiğini ya da mal paylaşımında otomatik pay sağladığını sanmak.
- Birden fazla taşınmazı aile konutu saymak; yazlık veya kullanılmayan evler için şerhin gerekçesini açıklayamamak.
- Boşanma davası açıldıktan sonra konutun satılması riskine karşı önlem almamak; hâkimden geçici önlem veya tasarruf yetkisinin sınırlandırılması istenebilir.
- Evlilik sona erdikten sonra şerhin kendiliğinden kalkacağını varsaymak.
Sonuç
Aile konutu şerhi, malik olmayan eşin ve çocukların barınma güvencesini koruyan, tapu müdürlüğüne yapılacak basit bir başvuruyla elde edilen bir önlemdir. Konutun devri ve üzerindeki hakların sınırlanması diğer eşin açık rızasına bağlıdır; rıza alınamazsa hâkimin müdahalesi istenebilir. Evlilik krizinin başladığı dönemde şerhin konulması, ileride yaşanabilecek tapu devri uyuşmazlıklarını önlemenin pratik bir yoludur.
Sık Sorulan Sorular
Aile konutu şerhi için malik eşin rızası gerekir mi?
Hayır. Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini doğrudan tapu müdürlüğünden isteyebilir (TMK m. 194/3). Rıza, şerh verildikten sonra konutun devri veya konut üzerindeki hakların sınırlanması için aranır.
Şerh için hangi belgeler istenir?
Tapu Sicili Tüzüğü'ne göre aile konutu şerhi için merkezî nüfus idaresi sisteminden veya nüfus müdürlüğünden alınan yerleşim yeri belgesi ile medeni hâli gösterir nüfus kayıt örneği aranır. Kimlik ve taşınmaza ilişkin bilgiler de başvuruda gerekir; uygulamada müdürlüğe göre ek belge istenebilir.
Eşim şerhli evi rızam olmadan satarsa ne olur?
Aile konutuyla ilgili devir ve hak sınırlama işlemleri diğer eşin açık rızasına bağlıdır (TMK m. 194/1). Rıza alınmadan yapılan işlem, aile konutunun korunmasına aykırı olduğundan mahkemede ileri sürülebilir. Rızayı sağlayamayan veya haklı sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş hâkimin müdahalesini isteyebilir.
Konut kiralıksa aile konutu şerhi konulabilir mi?
Şerh, eşlerden birine ait taşınmazın tapu kütüğüne konulduğundan kiralık konut bakımından söz konusu olmaz. Bunun yerine aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeriyle müteselsilen sorumlu olur (TMK m. 194/4).
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/4947, K. 2026/7081Aile konutu şerhinin terkini – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/4947 E., 2026/7081 K.
- YargıtayE. 2026/3964, K. 2026/6555Tapu iptal ve tescil (aile konutu şerhi) – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/3964 E., 2026/6555 K.
- YargıtayE. 2025/373, K. 2026/257Aile konutu şerhi – Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2025/373 E., 2026/257 K.
- YargıtayE. 2026/3466, K. 2026/4586Aile konutuna diğer eşin rızası olmadan ipotek konulması nedeniyle açılan tazminat davasında malik eşin aktif husumet ehliyeti – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/3466 E., 2026/4586 K.
Örnek Dilekçeler
- Tapu MüdürlüğüAile Konutu Şerhi Talebi Dilekçesi (TMK m. 194)
- Aile MahkemesiBoşanma Davasında İhtiyati Tedbir (Tapu Kaydına Şerh) Talebi Dilekçesi (TMK m. 169, HMK m. 389)
- Aile MahkemesiEvlat Edinmenin (Evlâtlık İlişkisinin) Kaldırılması Dava Dilekçesi (TMK m. 317)
- Aile MahkemesiEvlat Edinme Talebi Dilekçesi (TMK m. 305 vd.)