Kararın özeti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Dava şartı arabuluculuğun yerine getirilip getirilmediği. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
İş Mahkemesinin 2022/143 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararıyla davacı işçinin işe iadesine karar verildiği, işe iade kararının istinaf incelemesinden geçerek 25.05.2023 tarihinde kesinleştiği, söz konusu işe iade davası henüz kesinleşmeden 29.12.2022 tarihinde feshe bağlı alacakların da içinde yer aldığı davanın Mahkemenin 2022/465 Esas sayılı dosyası ile açıldığı, yapılan yargılama neticesinde feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin tefrik edilerek eldeki dosyada yargılamaya devam edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan 2022/226 Arabuluculuk numaralı arabuluculuk son tutanağının konusunun "işe iade, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, yol, yemek, ikramiye, ayrımcılık tazminatı, kötü niyet tazminatı, fazla mesai alacaklarına" ilişkin olduğu, son tutanağın 17.03.2022 tarihinde düzenlendiği, Yargıtay kararlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, işe iade davasının devam ettiği süreçte iş sözleşmesinin askıda olduğunun kabul edildiği, bu süreçte ortada haksız veya geçersiz bir fesih olup olmadığı henüz işe iade davası ile tespit edilmediğinden ortada bir fesihten de söz edilemeyeceğini, somut olayda arabuluculuk tutanağının işe iade davasının açılmasından önce tanzim edildiği, arabuluculuk görüşmelerinin başladığı tarihte henüz kesinleşmiş bir feshin olmadığı, bu süreçte feshe bağlı alacaklarının arabuluculuk sürecinde tartışılmasının da çelişki arz adeceği, belirtilen nedenlerle söz konusu arabuluculuk tutanağının dava konusu feshe bağlı alacaklar yönünden tarih ve içeriği itibarıyla geçersiz olduğu ve dava konusu alacaklar konusunda arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinin kabulü gerektiği, Yargıtay kararlarında da bu yönde değerlendirmelere yer verildiği (Yargıtay 9.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle6 bin karakter
9. Hukuk Dairesi 2026/396 E. , 2026/2809 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/680 E., 2025/2112 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/40 E., 2024/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.04.2017-22.02.2022 tarihleri arasında davalı nezdinde teleferik işletme sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesine davalı tarafından haksız bir şekilde son verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yemek ücreti, yol ücreti ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işe iade davasının derdest olduğunu, işe iade davası derdestken bu davanın usulden reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının hak ettiği tüm alacakların ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi ve dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının 22.02.2022 tarihine kadar davalı işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine 31.03.2022 tarihinde işe iade davası açıldığı, İzmir 4. İş Mahkemesinin 2022/143 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararıyla davacı işçinin işe iadesine karar verildiği, işe iade kararının istinaf incelemesinden geçerek 25.05.2023 tarihinde kesinleştiği, söz konusu işe iade davası henüz kesinleşmeden 29.12.2022 tarihinde feshe bağlı alacakların da içinde yer aldığı davanın Mahkemenin 2022/465 Esas sayılı dosyası ile açıldığı, yapılan yargılama neticesinde feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin tefrik edilerek eldeki dosyada yargılamaya devam edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan 2022/226 Arabuluculuk numaralı arabuluculuk son tutanağının konusunun "işe iade, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, yol, yemek, ikramiye, ayrımcılık tazminatı, kötü niyet tazminatı, fazla mesai alacaklarına" ilişkin olduğu, son tutanağın 17.03.2022 tarihinde düzenlendiği, Yargıtay kararlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, işe iade davasının devam ettiği süreçte iş sözleşmesinin askıda olduğunun kabul edildiği, bu süreçte ortada haksız veya geçersiz bir fesih olup olmadığı henüz işe iade davası ile tespit edilmediğinden ortada bir fesihten de söz edilemeyeceğini, somut olayda arabuluculuk tutanağının işe iade davasının açılmasından önce tanzim edildiği, arabuluculuk görüşmelerinin başladığı tarihte henüz kesinleşmiş bir feshin olmadığı, bu süreçte feshe bağlı alacaklarının arabuluculuk sürecinde tartışılmasının da çelişki arz adeceği, belirtilen nedenlerle söz konusu arabuluculuk tutanağının dava konusu feshe bağlı alacaklar yönünden tarih ve içeriği itibarıyla geçersiz olduğu ve dava konusu alacaklar konusunda arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinin kabulü gerektiği, Yargıtay kararlarında da bu yönde değerlendirmelere yer verildiği (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2022/9468 Esas, 2022/12574 Karar ve 2023/9198 Esas, 2023/11633 Karar sayılı kararları) gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işe iadeye ilişkin süreç sonuçlanmadan iş sözleşmesinin feshinden söz edilemeyeceğinden feshe bağlı hakların da talep edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Alacakların zamanaşımına uğramaması amacıyla eldeki davanın açıldığını, 2. Kararın usul ekonomisine ve müvekkilinin kazanılmış ve devam eden korunan haklarına aykırı olduğunu, 3. İşe iade davasının kesinleşmesi neticesinde davalının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarını eksik olarak dava derdest iken ödediğini, 4. 2024 yılında dosya nihai karar aşamasındayken tefrik kararı verilmesinin usuli hata olduğunu, 5. Açılan dava sebebiyle hesaplanıp ödenen alacaklara dayalı yasal hakları olan karşı vekâlet ücretini alamadıklarını, 6. Yasal olarak süresi içerisinde yapılan, Yargıtay kararları öncesinde gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinin ve arabuluculuk tutanağının usulüne uygun olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava şartı arabuluculuğun yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2018/3426, K. 2022/300Hizmet sözleşmesi kapsamında iş mahkemesi ilamına dayalı takipte ödenen bedelin alt işverenden rücuen tahsili istemi – İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi, 2018/3426 E., 2022/300 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2024/1503, K. 2024/1949Hizmet tespiti davası için tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK 547. madde uyarınca ihyası istemi – İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi, 2024/1503 E., 2024/1949 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2022/2073, K. 2023/1501İtirazın İptali (iş kazası) – İstanbul BAM 15. Hukuk Dairesi, 2022/2073 E., 2023/1501 K.
- YargıtayE. 2025/11098, K. 2025/18125Hizmet tespiti istemi: işe başlama ve ayrılma tarihleri ile çalışma süresinin tereddütsüz belirlenmesi – Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2025/11098 E., 2025/18125 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Ticaret MahkemesiRekabet Yasağına Aykırılık Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi (TBK m. 444-447)
- İş MahkemesiAsıl İşveren-Alt İşveren Muvazaasının Tespiti Dava Dilekçesi (İş Kanunu m. 2/6-7)
- SGK İl MüdürlüğüAskerlik ve Doğum Borçlanması Talebi (5510 sayılı Kanun m. 41)
- Noter (İhtarname)Çalışma Koşullarında Esaslı Değişikliğe İtiraz Bildirimi (İş Kanunu m. 22)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.