Kararın özeti
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “bozma” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Güvence Hesabı. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde Güvence Hesabının, yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara yani aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara rücu etme hakkı bulunmaktadır.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle10 bin karakter
4. Hukuk Dairesi 2023/1090 E. , 2026/854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2524 E., 2022/1893 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/78 E., 2021/40 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.06.2012 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda traktör sürücüsünün vefat ettiğini ve bu nedenle sürücünün desteğinden yoksun kalan eşi ... ve oğlu ...'ın açtığı dava sonucunda verilen hükmün iş bu davalılarca ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/33775 sayılı icra dosyası ile takibe konulduğunu ve müvekkili tarafından icra dosyasına 26.10.2017 tarihinde ödeme yapıldığını ve yapılan ödemenin rücusu için ZMSS poliçesi bulunmayan aracın maliki olan davalı ... ve araç sürücüsü müteveffanın mirasçıları olan diğer davalılar aleyhine 274.291,89 TL asıl alacak ve 1.217,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 275.509,30 TL üzerinden ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/545 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ve davalılarca yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ödeme yapıldığı iddia edilen davalılar ... ve ...'ın yapılan ödemeden haberdar olmadığını ve bu nedenle vekillerini şikayet ettiklerini, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacı tarafından yapılan ödemeye dayanak Sigorta Tahkim Komisyonu kararına itiraz edilmediğini ve kararın itiraz edilmeden kesinleşmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, ödeme yapılan davalılar haricindeki mirasçı olduğundan bahisle diğer davalılar ... ve ...'ya husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli 2019/78 Esas, 2021/40 Karar sayılı kararıyla davacının davasının kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/545 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, 227.446,02 TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 1.217,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 228.663,43 TL alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, icra dosyasına yapılan ödemelerin icra dosyasında nazara alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 03.02.2021 tarihli 2019/ 78... /40 sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince yeniden tesisine, davacının davasının kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2017/545 sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin takip tarihi itibari ile 227.446,02 TL asıl alacak ve taleple bağlı kalınarak 1.217,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 228.663,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ödemeye esas alınan bilirkişi raporunun doğru olduğunu, iş bu dosyada alınan hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; ödeme yapıldığı iddia edilen davalılar ... ve ...'ın yapılan ödemeden haberdar olmadığını ve bu nedenle vekillerini şikayet ettiklerini ve ilgili avukatın yargılamasının ... 31. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ettiğini, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, mahkemece her ne kadar itirazın davacıya 17.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği kabul edilmiş ise de davacının icra takibine yönelik itirazdan daha önce haberdar olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak yürütülmediğini ve bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibinin, arabuluculuk sürecinin ve dava dilekçesinin davalılar ... ve ... yönünden usulsüz olduğunu, ödeme yapılan davalılar haricindeki mirasçı olduğundan bahisle diğer davalılar ... ve ...'ya husumet yöneltilemeyeceğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ...'nın işleteni ve diğer davalıların desteğinin sürücüsü olduğu ve olay tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın 14.06.2012 günü desteğin tam kusuruyla meydana gelen trafik kazası sonucu davacı tarafından hak sahiplerine ödenen bedelin ve ferilerinin rücuen müteveffanın mirasçısı olan bir kısım davalılardan ve araç maliki olan davalı ...'dan tazminine yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin ve davacının davalılar ..., ... ve ...'ya yönelik tüm, davacı vekilinin davalılar ... ve ...'ya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin davalılar ... ve ...'ya yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulacağı, Yasa'nın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan ... Yönetmeliği'nin 16/c maddesinde zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde Güvence Hesabının, yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara yani aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara rücu etme hakkı bulunmaktadır.
Somut olayda davacı ... tarafından, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmayan aracın sürücüsü olan müteveffanın desteğinden yoksun kalan eşi davalı ... ve çocuğu ...'ya Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 03.05.2017 tarihli, 2017.E.270 62... /K-46260 sayılı kesinleşmiş kararının iş bu taraflarca ... 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/33775 sayılı icra dosyası ile takibe konulması üzerine ödeme yapıldığı görülmüştür.
Davacı ... ve davalılar ... ve ...'nın taraf olduğu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 03.05.2017 tarihli, 2017.E.270 62... /K-46260 sayılı dosyada verilen karar üzerine davacı tarafından ödeme yapıldığı ve bu dosyaya taraf olan iş bu dosya davacısı ile davalılar ... ve ... yönünden miktarın kesinleştiği göz önünde bulundurularak tahkim yargılamasında hüküm altına alınan miktarın iş bu dosya davacısı ile davalılar ... ve ... yönünden kesinleştiği ve bu miktarın rücuya esas alınması gerekirken davacı tarafından davalı ... ve ... yönünden de rücu edilebilecek tazminat miktarının hesabı için yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar ..., ... ve ...'ya yönelik tüm, davalılar ... ve ...'ya yönelik diğer temyiz itirazlarının ve davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar ... ve ...'ya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi nedeni ile Güvence Hesabının rücuen tazminat talebine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Rücu davaları; gerçek zararın giderilmesi amacına yönelik olup zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusundan isteyebilir. Bu nedenle mahkemece, zarar görene yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.
Buna göre, davalının gerçek zarar miktarıyla sorumlu olduğu, davacının ödediği tazminatın tamamını hesaplama yapılmadan doğrudan isteyemeyeceği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 03.05.2017 tarihli, 2017.E.270 62... /K-46260 sayılı dosyada verilen kararı üzerine davacı tarafından ödeme yapılmışsa da iş bu dosyanın tarafları yönünden miktarın kesinleştiğinin söylenemeyeceği, buna göre mahkemece gerçek zararın hesaplanması amacıyla bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre karar verildiği gözetilerek kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2023/4654, K. 2026/1804Güvence Hesabı – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2023/4654 E., 2026/1804 K.
- YargıtayE. 2025/14877, K. 2026/224Güvence Hesabı – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2025/14877 E., 2026/224 K.
- YargıtayE. 2024/11764, K. 2026/2010Güvence Hesabı – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2024/11764 E., 2026/2010 K.
- YargıtayE. 2023/6100, K. 2026/4438Güvence Hesabı – Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2023/6100 E., 2026/4438 K.
Örnek Dilekçeler
- Güvence HesabıGüvence Hesabı'na Tazminat Başvurusu (5684 s.K. m. 14)
- Asliye Hukuk MahkemesiSebepsiz Zenginleşmeye Dayalı Alacak Dava Dilekçesi
- Tüketici Mahkemesiİzinsiz Banka İşlemleri Nedeniyle Bankadan İade ve Tazminat Dava Dilekçesi (İnternet Bankacılığı Dolandırıcılığı)
- Banka (Kredi Veren)Tüketici Kredisinde Erken Ödeme İndirimi ve Masraf İadesi Talebi (6502 sayılı Kanun m. 27)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.