Kararın özeti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma uyuşmazlığına ilişkin bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Karşılıklı Boşanma (tedbir nafakası). Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı-karşı davalı erkek tarafından 28.03.2024 tarihinde istinaf dilekçesi sunmuş olsa da 28.03.2024 tarihinde istinaftan feragat dilekçesi sunarak istinaf başvurusundan vazgeçtiği anlaşılmış, bu durumda istinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusundan feragat ederek istinaf yoluna başvurmayan davacı-karşı davalı erkek tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı-karşı davalı erkeğin kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve tedbir nafakası, reddedilen tazminatlara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle4 bin karakter
2. Hukuk Dairesi 2026/587 E. , 2026/7397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1125 E., 2025/2779 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/1536 E., 2024/269 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, tedbir nafakası ve reddedilen tazminatlar yönünden, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, tedbir nafakası miktarı ve reddedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı-karşı davalı erkek tarafından 28.03.2024 tarihinde istinaf dilekçesi sunmuş olsa da 28.03.2024 tarihinde istinaftan feragat dilekçesi sunarak istinaf başvurusundan vazgeçtiği anlaşılmış, bu durumda istinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusundan feragat ederek istinaf yoluna başvurmayan davacı-karşı davalı erkek tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı-karşı davalı erkeğin kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve tedbir nafakası, reddedilen tazminatlara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı kadın vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı-karşı davalı erkeğin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Davalı-karşı davacı kadının tüm yönlere yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ye yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/245, K. 2026/7338Karşılıklı Boşanma (yoksulluk nafakası) – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/245 E., 2026/7338 K.
- YargıtayE. 2025/10622, K. 2026/6069Karşılıklı Boşanma (iştirak nafakası) – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/10622 E., 2026/6069 K.
- YargıtayE. 2026/941, K. 2026/7343Karşılıklı Boşanma – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/941 E., 2026/7343 K.
- YargıtayE. 2026/1403, K. 2026/7341Karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı (tedbir nafakası) – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2026/1403 E., 2026/7341 K.
Örnek Dilekçeler
- Aile MahkemesiBoşanma Davasına Cevap ve Karşı Dava Dilekçesi
- Aile MahkemesiBoşanma Dava Dilekçesi (Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması)
- Aile MahkemesiAnlaşmalı Boşanma Dava Dilekçesi ve Boşanma Protokolü
- Aile MahkemesiNafaka Artırım Dava Dilekçesi (İştirak ve Yoksulluk Nafakası)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.