Hangi durumlarda kullanılır?
- Eşlerden birinin kusurlu davranışları nedeniyle ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi
- Müşterek çocuğun velayetinin ve kişisel ilişkinin düzenlenmesi talebi
- Dava süresince eş ve çocuk için tedbir nafakası istenmesi
- Boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri
- Aile konutunun dava süresince davacıya tahsisi
Dikkat edilmesi gereken noktalar
- Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer aile mahkemesinde açılır (TMK m. 168).
- Davacının daha ağır kusurlu olmaması gerekir; kusur tespiti tanık beyanı, mesaj kayıtları ve belgelerle yapılır, hukuka aykırı yolla elde edilen deliller kullanılamaz.
- Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar boşanma sebebi olarak ileri sürülemez; daha önce açılıp feragatle sonuçlanan dava, önceki olayların affı anlamına gelir.
- Boşanmanın eki niteliğindeki nafaka ve tazminat talepleri için ayrıca nispi harç yatırılmaz; bu talepler dava dilekçesinde açıkça belirtilmeli, aksi hâlde boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava açılmalıdır (TMK m. 178).
- Tanık listesi ve delil bildirimi ön inceleme aşamasında tamamlanmalıdır (HMK m. 119, 140); delillerin geç bildirilmesi hak kaybına yol açar.
- Şiddet ve tehdit bulunan hâllerde 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararı ayrıca talep edilebilir.
Örnek dilekçe
Köşeli parantez içindeki [ALANLAR] somut olaya göre doldurulmalıdır.
[YER] AİLE MAHKEMESİ'NE
DAVACI : [AD SOYAD] (T.C. Kimlik No: [T.C. KİMLİK NO])
[ADRES]
VEKİLİ : Av. [AD SOYAD]
[BÜRO ADRESİ]
DAVALI : [AD SOYAD] (T.C. Kimlik No: [T.C. KİMLİK NO])
[ADRES]
KONU : Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma (TMK m. 166/1); tedbir nafakası, velayet, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat talepleridir.
AÇIKLAMALAR
1. Taraflar [EVLİLİK TARİHİ] tarihinde evlenmiş olup bu evlilikten [ÇOCUK DOĞUM TARİHİ] doğumlu [ÇOCUK AD SOYAD] adlı müşterek çocukları bulunmaktadır. Evlilik birliği hâlen devam etmekte, taraflar [AYRILIK TARİHİ] tarihinden bu yana fiilen ayrı yaşamaktadır.
2. Evliliğin ilk yıllarından itibaren davalı, müvekkile karşı [KUSURLU DAVRANIŞLAR] biçiminde süreklilik arz eden kusurlu davranışlar sergilemiştir. Müvekkil, evlilik birliğini korumak amacıyla bu davranışlara uzun süre katlanmış ve davalıyı defalarca uyarmış; ancak davalının tutumu değişmemiştir.
3. Davalı, [OLAY TARİHİ] tarihinde [SON OLAY] şeklinde gerçekleşen olayla müvekkilin kişilik haklarına ağır biçimde saldırmıştır. Bu olaydan sonra müvekkil, müşterek çocukla birlikte ayrı yaşamaya başlamak zorunda kalmıştır. Olaya ilişkin mesaj kayıtları ve tanık beyanları dosyaya sunulacaktır.
4. Davalının yukarıda özetlenen davranışları nedeniyle evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmıştır. Müvekkilin, birliğin sarsılmasına yol açan olaylarda herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı uyarınca, eşine karşı sürekli olarak sadakat, saygı ve özen yükümlülüğünü ihlal eden eş boşanmada tam kusurlu kabul edilir.
5. Velayet: Müşterek çocuk doğumundan bu yana müvekkil tarafından bakılıp büyütülmekte olup davalı, çocuğun bakım ve eğitimiyle ilgilenmemiştir. Çocuğun yaşı, alışkın olduğu yaşam düzeni ve üstün yararı gözetildiğinde velayetin müvekkile verilmesi ve davalı ile çocuk arasında çocuğun gelişimine uygun biçimde kişisel ilişki kurulması gerekmektedir (TMK m. 182).
6. Nafaka: Müvekkil [DAVACI MESLEĞİ] olup düzenli ve yeterli bir geliri bulunmamaktadır. Davalı ise [DAVALI MESLEĞİ] olarak çalışmakta ve aylık yaklaşık [DAVALI GELİRİ] TL gelir elde etmektedir. Dava süresince müvekkil ve müşterek çocuğun geçimi için tedbir nafakasına (TMK m. 169), boşanma kararıyla birlikte çocuk için iştirak nafakasına (TMK m. 182/2) ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan müvekkil için yoksulluk nafakasına (TMK m. 175) hükmedilmesi gerekmektedir.
7. Tazminat: Boşanma nedeniyle mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz müvekkil lehine maddi tazminata (TMK m. 174/1); davalının kişilik haklarına yönelik saldırısı nedeniyle manevi tazminata (TMK m. 174/2) hükmedilmesini talep ediyoruz.
8. Müşterek çocuğun yaşam düzeninin bozulmaması için aile konutunun dava süresince müvekkile tahsisi gerekmektedir (TMK m. 169).
HUKUKİ NEDENLER : TMK m. 166, 168, 169, 174, 175, 178, 182, 184 ve ilgili hükümleri; 4787 sayılı Kanun m. 4; HMK ve ilgili sair mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER : Nüfus kayıt örneği, tanık beyanları, mesaj ve fotoğraf kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, uzman (pedagog) raporu, banka ve SGK kayıtları, yemin ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
a) Tarafların TMK m. 166/1 uyarınca BOŞANMALARINA,
b) Dava süresince müvekkil için aylık [TEDBİR NAFAKASI] TL, müşterek çocuk için aylık [ÇOCUK NAFAKASI] TL tedbir nafakasına hükmedilmesine ve aile konutunun müvekkile tahsisine,
c) Müşterek çocuğun velayetinin müvekkile verilmesine, davalı ile çocuk arasında uygun görülecek biçimde kişisel ilişki kurulmasına,
d) Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren müşterek çocuk için aylık [ÇOCUK NAFAKASI] TL iştirak nafakasına, müvekkil için aylık [YOKSULLUK NAFAKASI] TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesine,
e) [MADDİ TAZMİNAT] TL maddi ve [MANEVİ TAZMİNAT] TL manevi tazminatın boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
f) Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [TARİH]
Davacı Vekili
Av. [AD SOYAD]
EKLER:
1. Nüfus kayıt örneği
2. Mesaj ve fotoğraf kayıtları
3. Tanık isim ve adres listesi
4. Vekâletname örneği
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme ve örnek amacıyla sunulmaktadır. Her hukuki uyuşmazlığın özellikleri farklıdır. Dilekçenin somut olaya göre bir hukukçu tarafından değerlendirilmesi önerilir.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/5750, K. 2026/7442Eşlerin ayrı ayrı açtığı boşanma davaları (TMK m. 166 ve zina) birleştirilerek görülmelidir
- YargıtayE. 2021/7985, K. 2021/7346Boşanma davasından feragat, önceki kusurlu davranışların affı anlamına gelir; affedilen olaylar boşanma sebebi olamaz
- YargıtayE. 2026/6974, K. 2026/7248Tedbir (önlem) nafakası miktarı tarafların sosyal ve ekonomik durumuna ve hakkaniyete uygun olmalıdır
- YargıtayE. 2025/7924, K. 2026/2583Boşanma (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/7924 E., 2026/2583 K.