Kararın özeti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı uyuşmazlığına ilişkin bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “bozma” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, Dairemizin 27.06.2024 tarihli bozma kararında ''... ...'ndeki dükkanın devir tarihindeki durumu (nitelik, seviye, aşama, özellikleri, piyasa durumu, vs.) dikkate alınarak tasfiye tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerinin belirlenerek buna göre artık değere katılma alacağı hesaplanması gerekirken, taşınmazın değil devir bedelinin reel (güncel) karşılığı dikkate alınarak alacağın hesaplanmasının hatalı olduğu...'' belirtilmesine rağmen; Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan 09.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda yine taşınmazın değil devir bedeli olan 500.000,00 TL'nin TÜFE ve ÜFE oranlarına göre yapılan güncelenmiş değerinin ortalaması olan 1.315.577,11 TL'nin dikkate alındığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 1.315.577,11 TL'nin TÜFE ve ÜFE oranlarına göre belirlenen değerlerin ortalaması olduğu da gözden kaçırılarak devir bedelinin tamamının katılma alacağı olarak hatalı belirlendiği anlaşılmaktadır.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle4 bin karakter
2. Hukuk Dairesi 2025/5731 E. , 2026/6413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1161 E., 2025/452 K.
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı, Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2013/313 E., 2017/164 K.
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı erkek vekilinin değere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, Dairemizin 27.06.2024 tarihli bozma kararında ''... ...'ndeki dükkanın devir tarihindeki durumu (nitelik, seviye, aşama, özellikleri, piyasa durumu, vs.) dikkate alınarak tasfiye tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerinin belirlenerek buna göre artık değere katılma alacağı hesaplanması gerekirken, taşınmazın değil devir bedelinin reel (güncel) karşılığı dikkate alınarak alacağın hesaplanmasının hatalı olduğu...'' belirtilmesine rağmen; Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan 09.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda yine taşınmazın değil devir bedeli olan 500.000,00 TL'nin TÜFE ve ÜFE oranlarına göre yapılan güncelenmiş değerinin ortalaması olan 1.315.577,11 TL'nin dikkate alındığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 1.315.577,11 TL'nin TÜFE ve ÜFE oranlarına göre belirlenen değerlerin ortalaması olduğu da gözden kaçırılarak devir bedelinin tamamının katılma alacağı olarak hatalı belirlendiği anlaşılmaktadır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemizin 27.06.2024 tarihli bozma kararında belirtildiği şekilde devir bedelinin değil ...'ndeki dükkanın devir tarihindeki durumu (nitelik, seviye, aşama, özellikleri, piyasa durumu, vs.) dikkate alınarak tasfiye tarihi itibariyle (bozma ile günceliğini yitireceğinden verilecek karar tarihine en yakın tarih itibariyle) sürüm (rayiç) değerinin belirlenerek buna göre belirlenen değerin yarısı oranında davacının artık değere katılma alacağı olduğu da gözetilerek karar verilmesi gerekirken, bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 2. Davalı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2025/5140, K. 2026/3750Değer artış payı ve katılma alacağı – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/5140 E., 2026/3750 K.
- YargıtayE. 2024/7961, K. 2025/7721Tapu iptali ve tescil - mümkün olmaması halinde değer artış payı ve katılma alacağı – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2024/7961 E., 2025/7721 K.
- YargıtayE. 2014/5677, K. 2014/14501Ölümle sona eren evlilikte değer artış payı ve katılma alacağı ile aile konutunun sağ kalan eşe özgülenmesi istemi – Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2014/5677 E., 2014/14501 K.
- YargıtayE. 2025/3927, K. 2026/5259Katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı – Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2025/3927 E., 2026/5259 K.
Örnek Dilekçeler
- Aile MahkemesiDeğer Artış Payı Alacağı Dava Dilekçesi (TMK m. 227)
- Aile MahkemesiKatkı Payı Alacağı Dava Dilekçesi (1.1.2002 Öncesi Mal Ayrılığı Dönemi)
- Aile MahkemesiMal Rejiminin Tasfiyesi ve Katılma Alacağı Dava Dilekçesi
- Aile MahkemesiBoşanma Davasında İhtiyati Tedbir (Tapu Kaydına Şerh) Talebi Dilekçesi (TMK m. 169, HMK m. 389)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.