Kararın özeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Keşide tarihi bulunmadığından bono vasfı taşımayan adi senede dayalı alacak için başlatılan takibe itirazın iptali istemi. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının oğlu arasında uzun zamandır devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, işbu ticari ilişki müvekkiline ait şirket ile davalının oğluna ait şirket arasında devam etmekte iken davalı ve davalının oğluna ait şirketin ödeme güçlüğüne düştüğünü, müvekkiline olan borçlarına karşılık senetler tanzim etmeye başladığını, fakat davalının ödeme güçlüğü ile beraber senetlerin ödemelerini yapmadığını, davalının oğluna ait şirketin keşide etmiş olduğu senetlerin ödemesinin yapılmaması, yine davalının keşide edip müvekkiline ciro ettiği senetlerin de ödenmemesi sebebiyle tarafların bir araya gelerek davalının oğlunun borçlarına karşılık icra dosyasına konu senedi teslim ettiğini ve 28.000,00 USD borç üzerinde mutabık kalındığını, ancak bu senedin düzenlendiği tarihten dava tarihine kadar herhangi bir ödeme gerçekleşmemesi nedeniyle icra takibine konu edildiğini, davalının takibe dayanaksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle7 bin karakter
11. Hukuk Dairesi 2025/6340 E. , 2026/3081 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1328 Esas, 2025/1554 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/249 E., 2025/148 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının oğlu arasında uzun zamandır devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, işbu ticari ilişki müvekkiline ait şirket ile davalının oğluna ait şirket arasında devam etmekte iken davalı ve davalının oğluna ait şirketin ödeme güçlüğüne düştüğünü, müvekkiline olan borçlarına karşılık senetler tanzim etmeye başladığını, fakat davalının ödeme güçlüğü ile beraber senetlerin ödemelerini yapmadığını, davalının oğluna ait şirketin keşide etmiş olduğu senetlerin ödemesinin yapılmaması, yine davalının keşide edip müvekkiline ciro ettiği senetlerin de ödenmemesi sebebiyle tarafların bir araya gelerek davalının oğlunun borçlarına karşılık icra dosyasına konu senedi teslim ettiğini ve 28.000,00 USD borç üzerinde mutabık kalındığını, ancak bu senedin düzenlendiği tarihten dava tarihine kadar herhangi bir ödeme gerçekleşmemesi nedeniyle icra takibine konu edildiğini, davalının takibe dayanaksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin oğluna ait şirketin keşide etmiş olduğu senetlerin ödenmediği hususunun eldeki yargılama ile ilgisi bulunmadığını, davacı tarafından takibe konu edilen 28.000,00 USD tutarlı senet için müvekkili ve kardeşleri tarafından davacıya yapılan ödemelerin göz ardı edildiğini, ayrıca davacı tarafa defalarca kez de elden ödemeler yapıldığını, takibe konu senette tanzim tarihinin bulunmadığını, bu sebeple kıymetli evrak olma niteliğine de haiz olmadığını, taraflar arasında takibe konu senede istinaden ödeme akdi düzenlendiğini, işbu ödeme akdinde bahse konu senedin tahsile konulmayacağının davacı tarafından taahhüt edildiğini, dolayısıyla yapılan icra takibi ve açılan eldeki davanın kötüniyetli olduğunu, takibe konu senette vade tarihinin de bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber borcun muaccel hale gelmesi için müvekkiline herhangi bir ihtar gönderilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın, davalıdan 28.000,00 USD alacaklı olduğunu senet ile ispatladığı, bu durumda davalı tarafın ödeme savunmasını miktar itibariyle yazılı yahut kesin delille ispatlaması gerektiği, her ne kadar davalı tarafça davacı ile aralarında olduğu iddia edilen Whatsapp yazışmalarına delil olarak dayanılmış ise de, yazışmaların yapıldığı telefonun hazır edilmesi için davalı tarafa kesin süre verildiği, davalı tarafça kesin süre içerisinde telefonun mahkeme kaleminde hazır edilmediği, var olup olmadığı teyit edilemeyen, salt ekran görüntüsü niteliğindeki belgelere itibar edilmesinin mümkün olmadığı, yine her ne kadar davalı tarafça birtakım dekontlar sunulmuş ise de, dekontlarda gönderen kişilerin davalı olmadığı, dekontlarda gönderici olarak ismi geçen ...'ın tanık olarak alınan beyanlarının ödeme hususunda ayrıntılı bilgi içermediği, tanığın senedin düzenlenmesinden sonra ödeme yaptığını beyan ettiği ancak senette ve taraflar arasında imzalanmış olan ödeme akdinde düzenleme tarihinin bulunmaması sebebiyle ödemelerin senede istinaden yapılıp yapılmadığı hususunda belirsizlik bulunduğu, davalı tarafça bu belirsizliğin giderilemediği, Mahkemece davalı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı tarafça yemin deliline dayanılmadığı, dolayısıyla davalı tarafın ödeme savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2022/37882 E. sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a hükmü uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek döviz faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olup hükmedilen alacak miktarı olan 28.000,00 USD'nin takip tarihindeki TL karşılığı olan 500.987,20 TL üzerinden hesap edilecek %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenen kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren senet karşısında davalının ödeme savunmasını yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi de gözetilerek davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, zorunlu unsurlarından olan keşide tarihini taşımaması nedeniyle bono vasfına haiz olmayan adi senede dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2021/4572, K. 2021/10098Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda imzaya itirazın reddi: tazminat asıl alacak üzerinden hesaplanır
- YargıtayE. 2025/9820, K. 2026/2317Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takipte bononun kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığı ve senetteki değişikliğin geçerliliği – Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/9820 E., 2026/2317 K.
- YargıtayE. 2026/1585, K. 2026/1568Kayıt kabul ve istirdat istemi (kambiyo senedi uyuşmazlığı) – Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2026/1585 E., 2026/1568 K.
- YargıtayE. 2025/5391, K. 2026/2468Tüketicinin emre yazılı senetlere dayalı yapılan takip dolaysıyla borçlu olmadığının tespiti istemi – Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2025/5391 E., 2026/2468 K.
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.