Kararın özeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Faturaya itiraz. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
hkemesince yargılama aşamasında alınan 14.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun 16. sayfasında, takip ve dava konusu 13.09.2019 tarihli, bayrak bedeli açıklamalı faturayı davalının 4 ... yevmiye madde numarası ile yevmiye defterinde kayda aldığı, 17. sayfasında ise 31.03.2020 tarihli, .... numaralı temel fatura ile davacı tarafa " 2...4 0 nolu ... Varlık Çıkışı" açıklaması ile 6.500.000,00 TL+%18 KDV olmak üzere 7.670.000,00 TL fatura düzenleyerek yevmiye defterinde 145291 madde numarası ile kayda aldığı, e fatura sistemi üzerinden de davacı tarafa gönderiminin yapıldığı, ancak davacının ilgili faturaya itiraz ederek iade ettiğinin belirtildiği, davalı takip ve dava konusu faturayı benimseyerek ticari defterlerine kaydetmiş olduğundan bu faturanın KDV'sinden de sorumlu olduğu, kayda alınan fatura için daha sonraki bir süreçte iade faturası niteliğinde bir fatura düzenlenmesinin herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, zira iade niteliğindeki faturanın da, davacı tarafça itiraz edilerek iade edildiği, bu durumda, uyulan bozma ilamındaki gerekçelerle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar isabetli olup davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte Dairenin önceki kararının Yargıtay tarafından bozulmuş olması nedeniyle bozma ilamındaki gerekçelerle yeniden hüküm verilmek üzere İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairece yeniden karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, İstanbul 35.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle7 bin karakter
11. Hukuk Dairesi 2025/5410 E. , 2026/2108 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/912 Esas, 2025/1073 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.04.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket, sözleşmeye konu taşınmazın maliki ... ve davalı arasında düzenlenen 16.07.2019 tarihli protokol ile ... İlçesi, ...Mahallesi, 6 parselde kayıtlı olan akaryakıt istasyonunun davalı şirkete kiralanması konusunda anlaşma yapıldığını, sözleşme ile kararlaştırılan 6.500.000,00 TL bayrak parasının mahsubu için müvekkilince KDV dahil 7.670.000,00 TL fatura düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, aradan geçen süreye rağmen faturanın KDV bedeli olan 1.170.000,00 TL'nin ödenmediğini, protokol gereğince taşınmaz maliki ... tarafından esasları davalı şirket tarafından belirlenen kira sözleşmesinin imzalanıp 04.11.2019 tarihinde iki nüsha olarak davalı şirket çalışanı ... 'e teslim edildiğini, ancak sözleşmenin davalı tarafından imzalanmadığını ve akaryakıt istasyonunun teslim alınmadığını, bunun üzerine davalıya kira sözleşmesinin imzalanarak müvekkili şirkete gönderilmesi, istasyonun teslim alınması ve KDV bedelinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen sözleşmenin imzalanarak teslim edilmediğini, akaryakıt istasyonunun teslim alınmadığını ve KDV bedelinin ödenmediğini, İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2020/13808 E. sayılı dosyasında 1.170.000,00 TL KDV bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının borcunu ödememesi nedeniyle davacı ve yetkilisi... ile 16.07.2019 tarihli protokolün düzenlendiğini, bu protokolle davalı şirkete borcunu ödeyebilmesi için bir kez daha şans verilerek borca istinaden şirket yetkilisi...'e ait istasyonun altı yıllığına müvekkiline kiralanması ve ilgili istasyonun kira bedelinin kredi borcundan mahsup edilmesinin amaçlandığını, davacı ile malikin protokol şartlarını yerine getirmediklerini, kira sözleşmesini protokolde belirtilen şekilde imzalamadıklarını, sunulan kira sözleşmesinde hiçbir tarafın imzasının bulunmadığını, müvekkiline bir kira sözleşmesinin teslim edilmediğini, kira sözleşmesinin... tarafından imzalanıp müvekkiline teslim edilmeyerek protokole aykırı hareket edildiğini, protokolün ön şartlarında açıkça 20.09.2019 tarihinde istasyonun kullanıma hazır ve boş olarak tesliminin gerektiğini, 20.09.2019 tarihinden önce taşınmazın teslime hazır olduğuna ilişkin bir ihtar gönderilmeyerek kiraya verenin temerrüdünün oluştuğunu, protokole aykırılık nedeniyle tüm borçların muaccel hale geldiğini, protokolde belirtilen 6.500.000,00 TL'nin istasyonun teslimi, kira sözleşmesinin imzalanması ve tapuya şerhi şartlarına bağlandığını, sözleşmenin davacının eylemleri ile imkansız hâle gelmesi nedeniyle sözleşmenin kurulmasına bağlı olan bayrak parasına hak kazanılmadığını, kira sözleşmesinin akdedilmesinin imkansız hâle geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, uyulan Yargıtay ilamında belirtildiği üzere İlk Derece Mahkemesince yargılama aşamasında alınan 14.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun 16. sayfasında, takip ve dava konusu 13.09.2019 tarihli, bayrak bedeli açıklamalı faturayı davalının 4 ... yevmiye madde numarası ile yevmiye defterinde kayda aldığı, 17. sayfasında ise 31.03.2020 tarihli, .... numaralı temel fatura ile davacı tarafa " 2...4 0 nolu ... Varlık Çıkışı" açıklaması ile 6.500.000,00 TL+%18 KDV olmak üzere 7.670.000,00 TL fatura düzenleyerek yevmiye defterinde 145291 madde numarası ile kayda aldığı, e fatura sistemi üzerinden de davacı tarafa gönderiminin yapıldığı, ancak davacının ilgili faturaya itiraz ederek iade ettiğinin belirtildiği, davalı takip ve dava konusu faturayı benimseyerek ticari defterlerine kaydetmiş olduğundan bu faturanın KDV'sinden de sorumlu olduğu, kayda alınan fatura için daha sonraki bir süreçte iade faturası niteliğinde bir fatura düzenlenmesinin herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, zira iade niteliğindeki faturanın da, davacı tarafça itiraz edilerek iade edildiği, bu durumda, uyulan bozma ilamındaki gerekçelerle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar isabetli olup davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte Dairenin önceki kararının Yargıtay tarafından bozulmuş olması nedeniyle bozma ilamındaki gerekçelerle yeniden hüküm verilmek üzere İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairece yeniden karar verilmesine, davanın kısmen kabulüne, İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün 2020/13808 E. sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 1.170.000,00 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans esasına göre değişen oranlarda hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte tahsili için takibin devamına, takip tarihine kadar işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine, likit alacağa yönelik haksız itiraz nedeniyle takdiren %20 oranında hesaplanan 234.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen 16.07.2019 tarihli protokol kapsamında ödenmesi gereken KDV bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2023/801, K. 2023/3688Elektrik tedarik sözleşmesi kapsamında düzenlenen cezai şart faturasından kaynaklanan takibe itirazın iptali – İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi, 2023/801 E., 2023/3688 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2022/1484, K. 2025/1027Ayıp ihbarı – İstanbul BAM 53. Hukuk Dairesi, 2022/1484 E., 2025/1027 K.
- YargıtayE. 2025/2291, K. 2025/4500Tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemi (faturaya itiraz) – Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025/2291 E., 2025/4500 K.
- YargıtayE. 2025/5327, K. 2026/2393Akaryakıt alım sözleşmesinde geç ödeme nedeniyle uğranıldığı iddia edilen munzam zararın tahsili istemi – Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/5327 E., 2026/2393 K.
Örnek Dilekçeler
- Noter (İhtarname)Faturaya İtiraz İhtarnamesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiMarka Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Önlenmesi Dava Dilekçesi
- Asliye Ticaret MahkemesiTicari Alacak Dava Dilekçesi (Fatura ve Cari Hesaba Dayalı)
- Noter (İhtarname)Ticari İhtarname (Temerrüt ve Ödeme İhtarı)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.