Kararın özeti
Danıştay 10. Daire bu kararda uyuşmazlığı incelemiştir. Kararın konusu: 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 20/04/2023 tarih ve 7154 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle6 bin karakter
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4005 E. , 2024/5686 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/4005
Karar No : 2024/5686
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin 20/04/2023 tarih ve 7154 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verilerek dava dosyasının Danıştaya gönderilmesi üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "Davacı" kısmında, ...'nin ismine yer verildikten sonra "Refakatindekiler" kısmında eşi ve çocuklarının isimlerinin ayrıca belirtildiği, "Konu" ile "Sonuç ve İstem" kısımlarında, 20/04/2023 tarih ve 7154 sayılı Türk Vatandaşlığının geri alınması kararının iptali istemine yer verildiği, dilekçe içeriğinde ise dava konu işlem neticesinde eşi ve çocuklarıyla birlikte mağdur olduklarının ileri sürüldüğü ve dilekçenin bazı kısımlarında "müvekkiller" ibaresinin kullanıldığı görülmektedir.
Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde, davacının eşi ve çocukları bakımından Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüt meydana gelmiş ve dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının eşinin ve çocuklarının Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararının da iptalinin istenilip istenilmediği hususunun açıkça ifade edilmesi, iptali isteniliyor ise; dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamede yer alan avukatın yalnızca davacı adına vekil olarak tayin edildiği göz önüne alındığında, dosya içeriğinden reşit olmadıkları anlaşılan çocuklar adına anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması, yine davacının eşi tarafından dava açma iradesi var ise eşi veya eşi adına usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilen vekil tarafından bu iradenin ortaya konulması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Fazladan yatırılan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, 4) Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 02/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- DanıştayE. 2021/7162, K. 2023/6724Türk vatandaşlığından çıkan davacının başvurusu olmaksızın yeniden Türk vatandaşlığına alınmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali – Danıştay 10. Daire, 2021/7162 E., 2023/6724 K.
- DanıştayE. 2019/7508, K. 2023/69025901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu – Danıştay 10. Daire, 2019/7508 E., 2023/6902 K.
- DanıştayE. 2021/3093, K. 2022/2895901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu – Danıştay 10. Daire, 2021/3093 E., 2022/289 K.
- DanıştayE. 2021/3445, K. 2022/21335901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu – Danıştay 10. Daire, 2021/3445 E., 2022/2133 K.
Örnek Dilekçeler
- İdare MahkemesiTürk Vatandaşlığı Başvurusunun Reddine Karşı İptal Dava Dilekçesi
- İl Nüfus ve Vatandaşlık MüdürlüğüEvlilik Yoluyla Türk Vatandaşlığı Başvuru Dilekçesi
- İl Nüfus ve Vatandaşlık MüdürlüğüSoybağı Yoluyla Türk Vatandaşlığı Kazanılması Başvuru Dilekçesi
- İdare MahkemesiYatırım Yoluyla (İstisnai) Türk Vatandaşlığı Başvurusunun Reddine Karşı İptal Dava Dilekçesi
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.