Ticari hayatta bir alacağın tahsili için mahkemeye gitmeden önce aşılması gereken bir aşama vardır: arabuluculuk. Para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurmadan açılan dava, esasına girilmeden usulden reddedilir. Bu nedenle sürecin kapsamını, sürelerini ve sonuçlarını bilmek, hem gereksiz zaman kaybını önler hem de uyuşmazlığı mahkemeye gitmeden çözme fırsatı sunar.
Dava şartı arabuluculuk nedir ve hangi davaları kapsar?
Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m. 5/A). Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A).
Kapsamı belirleyen iki unsur vardır: davanın ticari dava olması ve talebin para alacağına ilişkin bulunması. Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ile kanunun mutlak ticari dava saydığı uyuşmazlıklar ticari davadır (TTK m. 4). Uygulamada kapsama giren başlıca davalar şunlardır:
- Fatura, sözleşme ve cari hesaba dayalı alacak davaları
- Ticari nitelikli tazminat talepleri
- Ticari alacaklara ilişkin itirazın iptali davaları; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin bir kararında bu davaların dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu açıkça kabul edilmiştir
- Çek ve bonoya dayalı menfi tespit ve istirdat davaları; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bir kararında, kanun değişikliğinin yürürlüğünden sonra açılan çek istirdadı ve menfi tespit davalarının bu şarta tabi olduğu belirtilmiştir
Buna karşılık şirketin feshi, genel kurul kararının iptali, ortaklıktan çıkarma gibi para alacağı dışındaki talepler kapsam dışındadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bir kararında, birden fazla talebin bir arada ileri sürüldüğü davalarda kâr payı alacağı talebinin arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözülebileceği kabul edilmiştir; bu nedenle talep yığılması bulunan davalarda her talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma talepleri için de önceden arabulucuya başvurulması gerekmez; ancak bu tedbirlerin devamı için kanunda öngörülen kısa süreler içinde takip ya da dava yoluna geçilmesi gerektiğinden, arabuluculuk sürecinin bu sürelerle ilişkisi dikkatle planlanmalıdır.
Başvuru nasıl yapılır?
Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer, yani karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır; büro bulunmayan yerlerde görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurulur (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Başvuru dilekçesinde taraflar, iletişim bilgileri, uyuşmazlığın konusu ve talep edilen tutar belirtilir.
Arabulucu, büro tarafından sicile kayıtlı arabulucular arasından görevlendirilir. Taraflar listeden bir arabulucu üzerinde anlaşmışlarsa bu arabulucu görevlendirilir. Arabulucu, görevlendirmeyi aldıktan sonra tarafları ilk toplantıya davet eder; davet elektronik posta, telefon ve diğer iletişim araçlarıyla yapılabilir ve bu çabalar tutanağa bağlanır. Tüzel kişi taraflar, temsile yetkili kişiler ya da bu konuda özel yetki verilmiş vekilleri aracılığıyla toplantıya katılır. Toplantılar fiziki ortamda ya da görüntülü iletişim yoluyla yapılabilir.
Süreler ve sürecin işleyişi
Ticari uyuşmazlıklarda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m. 5/A). Bu süre, iş uyuşmazlıklarındaki üç haftalık süreden daha uzundur ve ticari uyuşmazlıkların belge yoğunluğu gözetilerek belirlenmiştir.
Süreç şu adımlarla ilerler:
- Arabulucunun görevi kabulü ve tarafların davet edilmesi
- İlk toplantıda sürecin ve gizlilik kurallarının açıklanması
- Tarafların taleplerini ve belgelerini sunması, gerekirse ayrı görüşmeler yapılması
- Anlaşma hâlinde anlaşma belgesinin, anlaşamama hâlinde son tutanağın düzenlenmesi
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu kural, örneğin itirazın iptali davasındaki bir yıllık süre bakımından önem taşır. Arabuluculuk sürecinde yapılan beyanlar ve sunulan belgeler gizlidir; taraflar bunları sonraki davada delil olarak kullanamaz ve arabulucu tanık olarak dinlenemez (6325 sayılı Kanun m. 4-5).
Arabuluculuk, dava şartının yerine getirilmesi bakımından da esnek yorumlanmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bir kararında, görevsizlik kararı kesinleşmeden önce tamamlanan arabuluculuğun görevli mahkemede açılan dava bakımından dava şartını karşıladığı kabul edilmiştir.
Toplantıya katılmamanın sonuçları ve arabuluculuk ücreti
Arabuluculuk sürecine katılım zorunlu değildir; ancak katılmamanın yaptırımı vardır. Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması nedeniyle süreç sona ererse, toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur; ayrıca lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa, açılacak davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır (6325 sayılı Kanun m. 18/A).
Arabuluculuk ücreti, her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenir. Taraflar anlaşamazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; iki saati aşan kısım ile anlaşma hâlinde ücretin tamamı, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ücret, davada yargılama gideri sayılır ve haksız çıkan tarafa yükletilir.
Anlaşma belgesi ve dava aşamasına geçiş
Anlaşma belgesinin hukuki gücü
Taraflar anlaşırsa anlaşmanın kapsamı taraflar ve arabulucu tarafından belirlenir ve anlaşma belgesi düzenlenir. Belgenin icra edilebilirliğine ilişkin şerh, sulh hukuk mahkemesinden talep edilir; şerh alınan belge ilam niteliğinde sayılır ve ilamlı icraya konu edilebilir (6325 sayılı Kanun m. 18). Taraflar, avukatları ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ise şerh aranmaksızın ilam niteliğindedir. Anlaşılan hususlar hakkında taraflar yeniden dava açamaz.
Anlaşma belgesinde ödeme planı, vade, faiz ve ödenmeme hâlinde uygulanacak yaptırımlar açıkça yazılmalıdır. Belirsiz ifadeler belgenin icrasını güçleştirir. Belge düzenlenirken karşı tarafın imza yetkisinin ticaret sicili kayıtlarıyla doğrulanması da önemlidir.
Dava aşamasına geçiş
Anlaşma sağlanamazsa arabulucu son tutanağı düzenler ve taraflara verir. Dava açılırken son tutanağın aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir; eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir ve bu sürede de eklenmezse dava usulden reddedilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Ticari davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; yetki, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel ve özel yetki kurallarına göre belirlenir.
Arabuluculukta ileri sürülen talep ile dava konusu arasında özdeşlik aranır. Arabuluculukta hiç gündeme getirilmemiş bir alacak kaleminin davada istenmesi, o kalem bakımından dava şartı tartışması doğurabilir. Bu nedenle başvuru dilekçesinde talebin kapsamının geniş ve açık tutulması önerilir.
Sık yapılan hatalar
- Ticari nitelikli alacak için arabulucuya başvurmadan dava açmak ve davanın usulden reddedilmesine yol açmak.
- İlk toplantıya mazeretsiz katılmamak ve davada haklı çıksa bile yargılama giderlerine katlanmak.
- Toplantıya temsil yetkisi bulunmayan bir çalışanı göndermek.
- Başvuru dilekçesinde talebi dar tutup davada ek kalemler istemek.
- İhtiyati haciz sonrasında dava ya da takip süresini arabuluculuk nedeniyle kaçırmak.
- Anlaşma belgesinde ödeme koşullarını belirsiz bırakmak.
- Son tutanağı dava dilekçesine eklememek.
Sonuç
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk, para alacağına ilişkin uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan önce müzakere masasında çözülmesini amaçlayan bir dava şartıdır. Kapsamın doğru belirlenmesi, başvurunun yetkili büroya yapılması, altı haftalık sürecin etkin kullanılması ve toplantıya yetkili kişilerle katılınması gerekir. Anlaşma hâlinde belge ilam gücü kazanır; anlaşılamazsa son tutanak dava dilekçesine eklenerek asliye ticaret mahkemesinde dava açılır. Süreç boyunca zamanaşımının durması, alacaklıya hak kaybı olmadan müzakere imkânı sağlar.
Sık Sorulan Sorular
Hangi ticari davalarda arabuluculuk zorunludur?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile ticari nitelikteki itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Şirketin feshi, genel kurul kararının iptali gibi para alacağı dışındaki talepler kapsam dışındadır.
Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?
Ticari uyuşmazlıklarda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir. Süreç, tarafların anlaşması ya da anlaşamadığının tutanağa bağlanmasıyla sona erer.
Arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?
Geçerli bir mazeret olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Arabulucu bu durumu son tutanakta belirtir.
Arabuluculukta anlaşırsak belge nasıl icra edilir?
Tarafların, avukatlarının ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi başka bir işleme gerek kalmaksızın ilam niteliğinde sayılır. Aksi hâlde sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınarak belge ilamlı icraya konu edilir; anlaşılan konular hakkında yeniden dava açılamaz.
Arabuluculuk sırasında zamanaşımı işler mi?
Hayır. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2020/1943, K. 2020/4052Ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında arabuluculuk dava şartıdır (TTK 5/A)
- YargıtayE. 2024/1595, K. 2024/94231 Eylül 2023 sonrası açılan çek istirdadı ve menfi tespit davası arabuluculuk dava şartına tabidir
- YargıtayE. 2024/3454, K. 2025/1836Görevsizlik kararı kesinleşmeden tamamlanan arabuluculuk, görevli mahkemede dava şartını karşılar
- YargıtayE. 2021/1101, K. 2022/4798Talep yığılması bulunan davalarda kâr payı alacağı talebi arabuluculuğa tabi olmaksızın mahkemece çözülür
Örnek Dilekçeler
- Asliye Hukuk Mahkemesiİtirazın İptali Dava Dilekçesi
- Arabuluculuk BürosuTicari Uyuşmazlıkta Arabuluculuk Başvuru Dilekçesi
- Asliye Ticaret MahkemesiTicari Alacak Dava Dilekçesi (Fatura ve Cari Hesaba Dayalı)
- Asliye Ticaret MahkemesiAcentelik Sözleşmesinde Denkleştirme Tazminatı Dava Dilekçesi