Ceza hukukunda kural, suçların devlet tarafından kendiliğinden soruşturulmasıdır. Ancak kanun koyucu, bazı suçlarda mağdurun iradesine öncelik tanımış ve soruşturmanın başlamasını mağdurun şikâyetine bağlamıştır. Bu suçlarda şikâyetin altı ay içinde yapılmaması, failin fiilinin hiç soruşturulmaması sonucunu doğurur; bu nedenle süreyi ve istisnalarını bilmek hak kaybını önler.
Şikâyete bağlı suç ne demektir?
Türk Ceza Kanunu'nda bir suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıysa, bu durum ilgili maddede açıkça yazılır. Böyle bir açıklık yoksa suç re'sen soruşturulur; yani kolluk ya da savcılık, suçu herhangi bir yolla öğrendiğinde kendiliğinden harekete geçer. Şikâyete bağlı suçlarda ise savcılık, mağdur şikâyetçi olmadıkça soruşturma yapamaz; soruşturma başlasa bile şikâyet yoksa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
Şikâyet, suçtan zarar gören kişinin failin cezalandırılmasını istediğini açıklayan beyanıdır. Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m. 158). "Şikâyetçiyim", "davacıyım", "cezalandırılmasını istiyorum" gibi ifadeler yeterlidir; belirli bir kalıp aranmaz. Buna karşılık "ifade verdim ama şikâyetçi değilim" şeklindeki beyanlar şikâyet sayılmaz.
Şikâyetin bir de kamusal yönü vardır: Şikâyete bağlı suçlarda yargılama, mağdurun iradesiyle sona erdirilebilir. Re'sen soruşturulan suçlarda ise mağdurun barışması ya da "davacı olmaktan vazgeçmesi" davayı düşürmez; mahkeme yargılamaya devam eder.
Hangi suçlar şikâyete bağlıdır?
Uygulamada en sık karşılaşılan şikâyete bağlı suçlar şunlardır:
- Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikteki kasten yaralama (TCK m. 86/2). Yaralama silahla ya da eş, kardeş, üstsoy veya altsoya karşı işlenmişse şikâyet aranmaz (TCK m. 86/3).
- Taksirle yaralama (TCK m. 89). Bilinçli taksirle işlenen ve basit yaralama sınırını aşan hâllerde şikâyet aranmaz.
- Malvarlığına yönelik veya "sair bir kötülük" edeceğinden bahisle yapılan tehdit (TCK m. 106/1, ikinci cümle). Hayata, vücut bütünlüğüne veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ise re'sen soruşturulur.
- Konut dokunulmazlığının ihlalinin temel hâli (TCK m. 116/1).
- Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma (TCK m. 123).
- Hakaret (TCK m. 125). Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret şikâyete bağlı değildir.
- Mala zarar vermenin temel hâli (TCK m. 151).
- Güveni kötüye kullanmanın temel hâli (TCK m. 155/1).
- Belirli yakın akrabalar arasında işlenen bazı malvarlığı suçları (TCK m. 167/2).
Kanun, bazı suçlarda nitelikli hâlleri şikâyet şartından çıkarmıştır. Örneğin basit yaralama şikâyete bağlıyken, aynı eylemin silahla işlenmesi şikâyet aranmaksızın soruşturulur. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bir kararında, avukatın müvekkil parasını uhdesinde tutması eyleminin nitelikli dolandırıcılık mı yoksa hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma mı olduğunu tartışmıştır; bu ayrım yalnızca cezanın miktarını değil, suçun şikâyete bağlı olup olmadığını ve uzlaştırma kapsamını da etkilediği için önemlidir.
Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda da şikâyete bağlı suçlar bulunur. İcra ve İflas Kanunu'ndaki taahhüdü ihlal, mal beyanında bulunmama ve nafaka yükümlülüğünü ihlal gibi suçlarda şikâyet süresi altı ay değil, fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde fiilden itibaren bir yıldır (İİK m. 347). Bu suçlar icra mahkemesinde görülür ve Yargıtay, taahhüdü ihlal suçunda taahhütte bulunan kişinin bizzat borçlu olması gerektiğini vurgulamaktadır.
Altı aylık süre nasıl hesaplanır?
Şikâyet süresi, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlayarak altı aydır (TCK m. 73/1-2). Burada iki unsur birlikte aranır: hem fiilin hem de failin öğrenilmesi. Mağdur, örneğin sosyal medyada hakarete uğradığını öğrenmiş ancak hesabın kime ait olduğunu bilmiyorsa, süre failin kimliğinin öğrenildiği tarihten işler. Bununla birlikte fail yıllar sonra öğrenilse dahi dava zamanaşımı dolmuşsa şikâyet hakkı kullanılamaz.
Sürenin hesabında öğrenme tarihi belirleyici olduğundan, bu tarih ileride uyuşmazlık konusu olabilir. Mağdurun kolluğa başvurduğu, adli rapor aldığı veya bir ihtarname gönderdiği tarihler gibi belgeler öğrenme anının ispatında önem taşır. Yargıtay, "fail hakkında şüphe duyulması" ile "failin öğrenilmesi" arasında ayrım yapmakta; kesin bilgi olmaksızın yalnızca tahmine dayanan durumlarda sürenin başlamadığını kabul etmektedir.
Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birinin altı aylık süreyi geçirmesi, diğerlerinin hakkını düşürmez (TCK m. 73/3). Suçun mağduru birden fazla ise her biri kendi şikâyet hakkını ayrı ayrı kullanır. Şikâyet hakkı olan kişi ölmüşse, kanun bu hakkın mirasçılara geçip geçmeyeceğini suça göre ayrıca düzenlemiştir; genel bir devir kuralı yoktur.
Yanlış sıfatla veya yanlış mercie yapılan başvurular bakımından da esneklik vardır: Mağdurun süresi içinde "şikâyetçi olduğunu" herhangi bir resmî makama yazılı olarak bildirmesi yeterli kabul edilir; başvurunun doğrudan savcılığa yapılmamış olması hak kaybına yol açmaz.
Şikâyetten vazgeçme ve sonuçları
Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (TCK m. 73/4). Dolayısıyla vazgeçmenin anlamlı olabilmesi için karar kesinleşmeden önce açıklanması gerekir.
Vazgeçmenin iki önemli sonucu daha vardır. Birincisi, iştirak hâlinde işlenen suçlarda sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK m. 73/5); mağdur "yalnızca birini affediyorum" diyemez. İkincisi, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/6); beraat ederek aklanmak isteyen sanık, vazgeçmeyi kabul etmeyip yargılamanın sürmesini isteyebilir.
Vazgeçme ile "ifade değiştirme" karıştırılmamalıdır. Mağdurun "aslında öyle olmadı" demesi şikâyetten vazgeçme sayılmayabilir; mahkeme, beyanın gerçek iradeyi yansıtıp yansıtmadığını ve baskı altında verilip verilmediğini değerlendirir. Vazgeçme beyanı hukuki sonuç doğurduğundan, açık ve koşulsuz olmalıdır.
Uzlaştırma ve şikâyet ilişkisi
Şikâyete bağlı suçlar, kural olarak uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253); ancak hakaret, ısrarlı takip ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi kanunda sayılan suçlar şikâyete bağlı olsalar da uzlaştırma dışındadır (CMK m. 253/3). Savcılık, şikâyet üzerine başlayan soruşturmada yeterli şüphe varsa dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir; uzlaştırmacı tarafları bir araya getirir. Uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında davanın düşmesine karar verilir. Uzlaşma teklifinin reddedilmesi yargılamayı durdurmaz.
Uzlaştırma, şikâyetten vazgeçmeden farklıdır: Vazgeçme karşılıksızdır ve tek taraflı bir beyandır; uzlaşmada ise tarafların anlaşması ve çoğu zaman bir edim (zararın giderilmesi, özür, belirli bir tutar) bulunur. Edimin yerine getirilmemesi hâlinde yargılama kaldığı yerden devam eder.
Sık yapılan hatalar
- Olayı polise "bildirip" şikâyetçi olduğunu açıkça söylememek; ihbar ile şikâyet farklı sonuçlar doğurur.
- Failin kimliğini araştırırken altı aylık sürenin dolduğunu fark etmemek; şüphe ile öğrenme arasındaki farkı belgeleyememek.
- Ceza davasında şikâyetten vazgeçmenin, hukuk davasında tazminat hakkını da etkilediğini düşünmek; tazminat talebinden ayrıca feragat edilmedikçe bu hak devam eder.
- Yaralama olaylarında adli raporu zamanında almamak; raporun niteliği suçun şikâyete bağlı olup olmadığını belirler.
- Uzlaşma görüşmelerinde edimi belirsiz bırakmak ve sonradan yerine getirilmediğini ispat edememek.
Sonuç
Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık süre, hem mağdur hem de şüpheli bakımından kesin sonuç doğuran bir süredir. Mağdur yönünden sürenin kaçırılması fiilin cezasız kalması, şüpheli yönünden ise süresi geçmiş bir şikâyete dayanan soruşturmanın düşürülmesi anlamına gelir. Olayın ve failin ne zaman öğrenildiği, şikâyetin hangi makama hangi ifadelerle yapıldığı ve vazgeçmenin doğurduğu sonuçlar her somut olayda dikkatle değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Şikâyet süresi hangi tarihten başlar?
Süre, fiilin işlendiği tarihten değil, mağdurun hem fiili hem de faili öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar (TCK m. 73/2). Fail sonradan öğrenilmişse süre o tarihten hesaplanır; ancak her hâlde dava zamanaşımı süresi aşılamaz.
Altı ay geçtikten sonra şikâyet edersem ne olur?
Süresinde yapılmayan şikâyet üzerine soruşturma yapılamaz; savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verir, dava açılmışsa mahkeme düşme kararı verir. Bu nedenle sürenin başlangıç tarihinin doğru belirlenmesi büyük önem taşır.
Şikâyetimi geri alabilir miyim?
Evet. Hüküm kesinleşinceye kadar şikâyetten vazgeçilebilir; vazgeçme davayı düşürür (TCK m. 73/4). Ancak vazgeçtikten sonra aynı fiil için yeniden şikâyet edemezsiniz ve vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
Şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma zorunlu mu?
Şikâyete bağlı suçların büyük kısmı uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253). Soruşturma aşamasında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Ancak hakaret, ısrarlı takip ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar gibi kanunda sayılan suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m. 253/3).
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2024/132, K. 2024/388Avukatın müvekkil parasını uhdesinde tutması: nitelikli dolandırıcılık mı, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma mı? Direnme değil yeni hüküm
- YargıtayE. 2026/785, K. 2026/1223Taahhüdü ihlal (İİK m. 340): taahhütte bulunan kişinin bizzat borçlu olması gerekir
- YargıtayE. 2025/674, K. 2026/251Zorunlu müdafi olmadan yargılama: BAM'ın bozma yetkisi ve konut dokunulmazlığı hükmünün kesinliği
- YargıtayE. 2026/530, K. 2026/6498Özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık şikâyetinde eksik soruşturmaya dayalı itirazın reddi kararının kanun yararına bozulması – Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2026/530 E., 2026/6498 K.
Örnek Dilekçeler
- Cumhuriyet Başsavcılığı veya Ceza MahkemesiŞikâyetten Vazgeçme Dilekçesi (TCK m. 73)
- Cumhuriyet BaşsavcılığıKonut Dokunulmazlığının İhlali Şikâyet Dilekçesi (TCK m. 116)
- Cumhuriyet BaşsavcılığıMala Zarar Verme Suçu Şikâyet Dilekçesi (TCK m. 151)
- Cumhuriyet BaşsavcılığıÖzel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Şikâyet Dilekçesi (TCK m. 134)