Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 79. ve 80. maddeleri, aynı bölümde yer almalarına rağmen iki ayrı suçu düzenler: göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti. Günlük dilde çoğu zaman birbirine karıştırılsa da bu suçların unsurları, mağdur kavramı, cezaları ve sonuçları belirgin biçimde farklıdır. Ayrım, hem ceza yargılamasında suçun doğru nitelendirilmesi hem de yabancı mağdurların hangi korumalardan yararlanacağı bakımından önem taşır. Bu yazıda iki suçu karşılaştırıyor, iç içe geçtikleri hâlleri ve mağdurlara tanınan korumaları açıklıyoruz.
İki suçun tanımı
Göçmen kaçakçılığı (m. 79): Doğrudan veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancıyı ülkeye sokmak veya ülkede kalmasına imkân sağlamak ya da bir Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkân sağlamaktır. Ceza beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır; ayrıntılar için göçmen kaçakçılığı suçu rehberimize bakabilirsiniz.
İnsan ticareti (m. 80): Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tabi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla; tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak ya da kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası verilir.
Temel farklar
- Amaç: Göçmen kaçakçılığında belirleyici olan maddi menfaat maksadıdır. İnsan ticaretinde ise maksat, kişinin sömürülmesidir: zorla çalıştırma, hizmet ettirme, fuhuş, esaret veya organ temini.
- Yöntem: Göçmen kaçakçılığı tanımında tehdit, cebir veya hile gibi araçlar aranmaz. İnsan ticaretinde tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma veya çaresizlikten yararlanma araçlarından biriyle rızanın elde edilmesi gerekir (m. 80/1).
- Rıza: İnsan ticaretinde amaçlanan sömürü fiilleri var olduğunda mağdurun rızası geçersizdir (m. 80/2). On sekiz yaşını doldurmamış kişilerin tedarik edilmesi, kaçırılması, götürülmesi, sevk edilmesi veya barındırılması hâlinde, suçun tanımındaki araçlardan hiçbirine başvurulmamış olsa bile aynı ceza verilir (m. 80/3).
- Sınır geçişi: Göçmen kaçakçılığı ülkeye giriş, kalış veya çıkışa imkân sağlamaya yönelir. İnsan ticaretinde ise ülkeye sokmak ve ülke dışına çıkarmak fiillerin yalnızca ikisidir; tedarik etme, kaçırma, bir yerden başka bir yere götürme, sevk etme ve barındırma da suçu oluşturduğundan sınır geçişi zorunlu değildir.
- Mağdur ve ceza: Göçmen kaçakçılığında taşınan kişi, kanunda fail olarak düzenlenmemiştir. İnsan ticaretinde sömürüye maruz kalan kişi mağdurdur ve YUKK'ta özel korumalardan yararlanır. Cezalar da farklıdır (beş-sekiz yıl; sekiz-on iki yıl).
- Görevli mahkeme: Görev, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin cezanın üst sınırına göre belirlendiğinden, göçmen kaçakçılığının temel şeklinde (üst sınır sekiz yıl) asliye ceza mahkemesi, insan ticaretinde (üst sınır on iki yıl) ağır ceza mahkemesi görevlidir (5235 sayılı Kanun m. 11, 12, 14).
İki suçta da tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur (m. 79/4, 80/4). Her ikisi de CMK m. 100/3'te tutuklama nedeninin var sayılabileceği suçlar arasında sayılmıştır; tutuklamaya itiraz iki hafta içinde yapılır (CMK m. 268). Araç el koymaya ilişkin özel hüküm ise yalnızca göçmen kaçakçılığı için vardır (YUKK ek m. 1).
Birbirine dönüşen veya iç içe geçen durumlar
Gerçek olaylarda iki suç birbirinden keskin biçimde ayrılmayabilir. Göç yolculuğunun başında rızaya dayanan bir taşıma, yolculuk sırasında yol borcu karşılığında kişinin zorla çalıştırılmasına, fuhşa yönlendirilmesine veya özgürlüğünün kısıtlanmasına dönüşebilir. Böyle bir durumda olayın yalnızca göçmen kaçakçılığı olarak nitelendirilmesi eksik kalabilir; hangi suçun veya suçların oluştuğu, faillerin maksadı ve kullandıkları araçlar üzerinden somut olaya göre belirlenir. Bu belirleme, hem failin yargılanması hem de kişinin mağdur sıfatıyla korunması bakımından sonuç doğurur.
Mağdurlara tanınan korumalar
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) insan ticareti mağdurları için şu korumaları öngörür:
- İkamet izni: İnsan ticareti mağduru olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe duyulan yabancılara, yaşadıklarının etkisinden kurtulabilmeleri ve yetkililerle iş birliği yapıp yapmayacaklarına karar verebilmeleri amacıyla valiliklerce otuz gün süreli ikamet izni verilir; diğer ikamet izinlerindeki şartlar aranmaz (m. 48). Bu izin harca tabi değildir (Uygulama Yönetmeliği m. 45).
- Uzatma: İzin, mağdurun güvenliği, sağlığı veya özel durumu nedeniyle en fazla altışar aylık sürelerle uzatılabilir; toplam süre üç yılı geçemez (m. 49/1).
- Destek programı: Barınma, sağlık, psikososyal destek, tercüman desteği ve eğitim gibi hizmetleri içerir (Uygulama Yönetmeliği m. 45/2).
- Sınır dışı edilmeme: Mağdur destek sürecinden yararlanan insan ticareti mağdurları, sınır dışı etme sebepleri bulunsa bile sınır dışı edilmez (m. 55/1-ç).
Mağdurun kendi girişimiyle suçun failleriyle yeniden bağ kurması, getirilen yükümlülüklere uymaması veya mağdur olmadığının anlaşılması hâlinde izin iptal edilir; ancak bu fiillerin zorlama, korkutma, şiddet veya tehdit nedeniyle iradesi dışında işlendiği tespit edilirse izin iptal edilmez (m. 49/2; Uygulama Yönetmeliği m. 46). Şüpheli durumlar YİMER 157 hattına, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne veya il göç idaresi müdürlüklerine bildirilebilir.
Yargılama ve kanun yolları
Soruşturma ve kovuşturmada tercüman, avukat yardımı ve itiraz hakları iki suçta da aynıdır. Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazın nasıl yapıldığı tutuklama ve adli kontrole itiraz rehberimizde, hükme karşı istinaf ve temyizin süreleri ise ceza davasında istinaf ve temyiz rehberimizde açıklanmıştır. İstinaf ve temyiz süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır (CMK m. 273, 291). İnsan ticareti suçunda mağdur, suçtan zarar gören olarak davaya katılma talebinde bulunabilir.
Sık yapılan hatalar
- Olayı yalnızca göçmen kaçakçılığı olarak nitelendirip zorla çalıştırma, fuhuş, alıkoyma veya borç karşılığı sömürü gibi unsurları araştırmamak.
- Mağdurun yolculuğa razı olduğu gerekçesiyle insan ticareti suçunun oluşmayacağını varsaymak (m. 80/2).
- Sınır geçişi bulunmadığı için insan ticareti suçunun oluşmayacağını düşünmek.
- On sekiz yaşını doldurmamış kişilerde araç unsurunun aranmadığını gözden kaçırmak (m. 80/3).
- Mağdur olabilecek yabancının mağdur olduğu iddiasını idareye ve savcılığa bildirmemek; böylece otuz günlük ikamet izninden ve destek programından yararlanamamak.
- Tutuklama itirazında ve kanun yolunda iki haftalık süreleri kaçırmak.
Sonuç
Göçmen kaçakçılığı maddi menfaat amacıyla yasal olmayan yollardan sınır geçişine imkân sağlamayı, insan ticareti ise zorla çalıştırma, fuhuş, esaret veya organ temini gibi sömürü amacıyla kişilerin tedarik edilmesini, taşınmasını veya barındırılmasını cezalandırır. İnsan ticaretinde mağdurun rızası geçersizdir, sınır geçişi aranmaz ve ceza daha ağırdır. Suçun doğru nitelendirilmesi, yabancı mağdurların ikamet izni, destek programı ve sınır dışı edilmeme gibi korumalardan yararlanabilmesi bakımından belirleyicidir.
Sık Sorulan Sorular
İnsan ticaretinde mağdurun rızası önemli midir?
Hayır. Zorla çalıştırma, hizmet ettirme, fuhuş yaptırma, esarete tabi kılma veya organ verdirme amacıyla girişilen ve suçu oluşturan fiiller varsa mağdurun rızası geçersizdir (TCK m. 80/2). On sekiz yaşını doldurmamış kişilerde ise tehdit, cebir, kandırma gibi araçlardan hiçbirine başvurulmamış olsa bile suç oluşur (m. 80/3).
Sınırı geçmek insan ticareti için şart mıdır?
Hayır. TCK m. 80 kişileri ülkeye sokmanın veya ülke dışına çıkarmanın yanında tedarik etmeyi, kaçırmayı, bir yerden başka bir yere götürmeyi veya sevk etmeyi ve barındırmayı da fiil olarak sayar. Bu nedenle insan ticareti yalnızca ülke içinde de işlenebilir; göçmen kaçakçılığı ise ülkeye giriş, kalış veya çıkışa imkân sağlamaya yöneliktir.
İki suçun cezaları arasında ne fark var?
Göçmen kaçakçılığında beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası (TCK m. 79/1), insan ticaretinde sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür (m. 80/1).
İnsan ticareti mağdurları sınır dışı edilir mi?
Mağdur destek sürecinden yararlanan insan ticareti mağdurları, sınır dışı sebepleri bulunsa bile sınır dışı edilmez (YUKK m. 55/1-ç). Mağdur olduğu veya olabileceği yönünde kuvvetli şüphe bulunan yabancılara otuz gün süreli ikamet izni verilir ve bu izin uzatılabilir (m. 48-49).
Şüpheli bir durumu nereye bildirebilirim?
Şüpheli durumlar YİMER 157 hattına, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne veya il göç idaresi müdürlüklerine bildirilebilir. Suç işlendiği şüphesi bulunan olaylar ayrıca kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirilebilir.
Bu sitedeki içerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2008/9160, K. 2010/8264Göçmen kaçakçılığı – Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2008/9160 E., 2010/8264 K.
- YargıtayE. 2008/10637, K. 2010/170Göçmen kaçakçılığı – Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2008/10637 E., 2010/170 K.
- YargıtayE. 2008/7022, K. 2010/12952Göçmen Kaçakçılığı – Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2008/7022 E., 2010/12952 K.
- YargıtayE. 2007/2300, K. 2008/10384Göçmen kaçakçılığına teşebbüs – Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2007/2300 E., 2008/10384 K.
Örnek Dilekçeler
- İl Göç İdaresi Müdürlüğüİnsan Ticareti Mağduru Yabancı İçin İkamet İzni Başvurusu
- Asliye Ceza MahkemesiGöçmen Kaçakçılığı Suçlamasında Savunma Dilekçesi
- Asliye / Ağır Ceza MahkemesiKamu Davasına Katılma (Müdahale) Talebi Dilekçesi (CMK m. 237-238)
- İl Göç İdaresi MüdürlüğüUzun Dönem İkamet İzni Başvuru Dilekçesi