Kararın özeti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Boşta geçen süre ücreti. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 02.06.2014-14.08.2017 tarihleri arasında çalıştığı ve işe iade davasının sonucu olarak dört aylık boşta geçen sürenin de eklenmesiyle toplam kıdem süresinin 3 yıl 6 ay 12 gün olduğu, davalı işverenin işe davetinin samimi olmadığı, itibar edilen bilirkişi raporundaki hesaplamalar nazara alınarak işçilik alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği; ancak fazla çalışma ücreti ve yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle6 bin karakter
9. Hukuk Dairesi 2026/571 E. , 2026/4382 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1661 E., 2025/1443 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/71 E., 2022/141 K.
BİRLEŞEN DAVA
MAHKEMESİ : Ceyhan İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/241 E., 2021/344 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 02.06.2014 tarihinden 14.08.2017 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, çalışma süresi boyunca fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam etmesine rağmen söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine dair açılan davanın kesinleşmesine ve davacının kesinleşen karar gereği yapmış olduğu başvuruya rağmen davalı işveren tarafından işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçelerinde; davacının makina bakım müdürü olarak çalıştığını, mesaisinin haftada 5 gün 08.00-18.00 saatleri arasında olduğunu, fabrika binası ve makinaların montaj işlerinin anahtar teslimi olarak başka bir şirkete yaptırıldığını, davacının makinaların montaji aşamasında işyerinde sabahladığı şeklindeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışmadığını ve yıllık izinlerini kullandığını, davacının işe iade talebinde samimi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 02.06.2014-14.08.2017 tarihleri arasında çalıştığı ve işe iade davasının sonucu olarak dört aylık boşta geçen sürenin de eklenmesiyle toplam kıdem süresinin 3 yıl 6 ay 12 gün olduğu, davalı işverenin işe davetinin samimi olmadığı, itibar edilen bilirkişi raporundaki hesaplamalar nazara alınarak işçilik alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği; ancak fazla çalışma ücreti ve yıllık ücretli izin alacağı taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin fazla çalışma ücreti talebinin reddi kararının yerinde olduğu ancak hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin de dosya kapsamındaki tanık beyanları ve vardiya defteri nazara alındığında reddedilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Şirketin davacının tekrar işe başlatılması için gerekli tüm işlemleri yapmasına rağmen, davacının hâlihazırda çalıştığı işyerinden ayrılmadan işe iade başvurusu yaptığını ve işe iade talebinde samimi olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Fazla çalışma ücretinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin gerek fabrikanın kurulması gerekse devamlı olarak yeni ünite ve makinelerin devreye alınması sebebiyle olağanüstü gayret ve mesai harcadığını, b. Vardiya defterinin sadece vardiyalarda yapılan işleri kayıt altına almak, bakım verimliliğini artırmak amacıyla kullanıldığını ve müdür olan müvekkilinin vardiya defterini imza zorunluluğu bulunmadığını, c. Yıllık ücretli izin alacağı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacak taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının işe iade başvurusunda samimi olup olmadığı ve buna bağlı olarak işe iade sonrası işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ayrıca çalışma süresi ve izin haklarına ilişkin taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/1932, K. 2026/4153İhbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile kıdem tazminatı ve boşta geçen süre ücretine esas ücretin tespiti – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1932 E., 2026/4153 K.
- YargıtayE. 2026/444, K. 2026/2609Boşta geçen süre ücreti – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/444 E., 2026/2609 K.
- YargıtayE. 2026/121, K. 2026/1927Boşta geçen süre ücreti – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/121 E., 2026/1927 K.
- YargıtayE. 2026/579, K. 2026/2517Boşta geçen süre ücreti – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/579 E., 2026/2517 K.
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.