Kararın özeti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “bozma” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: 696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçinin ücretinin tespiti, fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile faiz. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Somut olayda davacı tarafından aylık ücretinin eksik ödendiği gerekçesiyle arabulucuya başvurulmuş olup 02.03.2020 tarihli anlaşamama nedeniyle tutulan son tutanak, dava dilekçesine eklenerek dava açılmıştır. Bununla birlikte Mahkemece hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporundaki dava konusu alacaklara ilişkin hesaplamalar 18.03.2020 tarihine kadar yapılmıştır. Arabuluculuk faaliyeti ise, tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirilmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle9 bin karakter
9. Hukuk Dairesi 2026/3004 E. , 2026/3673 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2969 E., 2025/2173 K.
DAVA TARİHİ : 18.03.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/244 E., 2021/536 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı ... Üniversitesi İstanbul ... ... ve Araştırma Hastanesinde sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, yanısıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında kadroya geçiş esnasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin onaylı örneğinin istendiği, gelen sözleşmede davacının ücretinin her ay asgari ücretin %61 oranında fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğunun görüldüğü, buna karşın 01.01.2019 tarihinde davacının 31.12.2018 tarihindeki ücretine sadece Çalışma ve ... Bakanlığı Genelgesindeki ... kararında belirtilen %4 oranındaki ücret zammının uygulandığı gerekçesiyle, belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, bilirkişi ek raporunda dava şartı arabuluculuk son tutanak tarihine dek olan dönem bakımından yapılan hesaplamalara göre ve ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde açıkça asgari ücretin %61 fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığının, kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranda fazlasının ödeneceği kararlaştırılmışsa sözü edilen kuralın, her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağının, hüküm altına alınan alacak miktarlarının 02.03.2020 tarihine kadar olan hesaplama dönemini kapsadığının, bu tarihe kadar yapılan hesaplamaların ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapıldığının anlaşılmasına göre istinaf başvurusunun bu yönüyle yerinde olmadığı, bunun yanı sıra davalı Bakanlığın harçtan muaf olduğu belirtilmiş olunmasına karşın sonraki bentte çelişkili şekilde yargılama harçlarının kabul/ret oranına göre davalı Bakanlıktan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olmasının isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava tarihi itibarıyla hesap dönemi alacaklarının zamanaşımına uğradığını, 2. Dava konusu alacakların kısmi veya belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, 3. Ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını ve herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini, 4. Asgari ücretle ilişiğin kesildiğini ve brüt ücrete geçiş yapıldığını,eski sözleşmede geçen yüzdelik dilimin kıyas yoluyla toplu sözleşme hükümlerinin yanında ekstra kullanılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda hem bireysel sözleşme farkının hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılmasının haksız olduğunu, 5. Sendikaya üyelik tarihinin belirlenmediğini, 6. Faiz oranı ve başlangıç tarihlerini de kabul etmediklerini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı, talep aşımına sebebiyet verilip verilmediği, faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/1 hükmü; "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/41 md.) Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır." şeklindedir. Maddenin 2. fıkrasında ise arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davacı tarafından aylık ücretinin eksik ödendiği gerekçesiyle arabulucuya başvurulmuş olup 02.03.2020 tarihli anlaşamama nedeniyle tutulan son tutanak, dava dilekçesine eklenerek dava açılmıştır. Bununla birlikte Mahkemece hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporundaki dava konusu alacaklara ilişkin hesaplamalar 18.03.2020 tarihine kadar yapılmıştır. Arabuluculuk faaliyeti ise, tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen son tutanak tarihinden önce muaccel olan alacaklar için gerçekleştirilmiştir.
Arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra ihtilaf konusu olan, 02.03.2020 son tutanak tarihi ile 18.03.2020 dava tarihi arasında kalan talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, bu dönem yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. İlave tediye, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun'da düzenlenen bir alacak olup bu alacağa uygulanması gereken faiz türü, yasal faizdir. Belirtilen yasal düzenleme ile birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi de gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu alacak yönünden bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi geçmemek üzere yasal faize hükmedilmesi gerekir. Diğer yandan fark ücret alacağı ve fark ikramiye alacağı bakımından talep edilen faiz türü en yüksek mevduat faizi olup hesaplama yapılan dönemde bu alacak kalemleri için yürütülmesi gereken faiz türü de en yüksek mevduat faizidir. Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen hususlar gözetilmeden alacakların "bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla (yasal faizden az olmamak kaydıyla)" hüküm altına alınması yerinde olmadığı gibi fark ikramiye ve ilave tediye alacakları bakımından ayrı ayrı hüküm kurulması yerine, bu alacak kalemlerinin toplanarak birlikte hüküm altına alınması da doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/2341, K. 2026/3003696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçinin ücretinin tespiti, fark işçilik alacakları ve faiz türü – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/2341 E., 2026/3003 K.
- YargıtayE. 2026/5488, K. 2026/4850696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen işçinin ücretinin tespiti ile fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/5488 E., 2026/4850 K.
- YargıtayE. 2026/2159, K. 2026/2763696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçinin ücretinin tespiti, fark alacakları ve faiz türü – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/2159 E., 2026/2763 K.
- YargıtayE. 2025/6822, K. 2025/7608696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen işçinin ücretinin tespiti ile ücret, ikramiye, ilave tediye ve fazla çalışma fark alacakları – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/6822 E., 2025/7608 K.
Örnek Dilekçeler
- İş MahkemesiToplu İş Sözleşmesinden Doğan İkramiye Alacağı Dava Dilekçesi (6356 sayılı Kanun m. 36, 39, 53)
- İş MahkemesiAsıl İşveren-Alt İşveren Muvazaasının Tespiti Dava Dilekçesi (İş Kanunu m. 2/6-7)
- İş MahkemesiSendikal Tazminat Dava Dilekçesi (6356 sayılı Kanun m. 25)
- İş MahkemesiKıdem ve İhbar Tazminatı Dava Dilekçesi (İşçilik Alacakları)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.