Kararın özeti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Hizmet süresi ile dava konusu işçilik alacaklarının ispatı ve hesaplanması. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.08.2007-10.04.2013 tarihleri arasında aralıksız teknisyen olarak çalıştığını, davacının en son aldığı ücretin 1.300,00 TL olduğunu, fazla çalıştığı hâlde ücretlerinin ödenmediğini, davacının dinî bayramların birinci günü dışında kalan tüm dinî bayram günleri ile tüm resmî tatillerde çalıştığını, yine davacının çalıştığı süre boyunca yıllık iznini kısmen kullanabildiğini, davacının davalı işyerinde çalıştığı süre boyunca işvereni ve amirleri tarafından kendisine mobbing (psikolojik taciz) uygulandığını, davacının zor çalışma şartları ve baskı neticesinde işi bırakmaya zorlandığını, fakat yine de kendisinin elinden geldiğince çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle6 bin karakter
9. Hukuk Dairesi 2025/8178 E. , 2026/1077 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/49 E., 2025/291 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davalı asıl geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.08.2007-10.04.2013 tarihleri arasında aralıksız teknisyen olarak çalıştığını, davacının en son aldığı ücretin 1.300,00 TL olduğunu, fazla çalıştığı hâlde ücretlerinin ödenmediğini, davacının dinî bayramların birinci günü dışında kalan tüm dinî bayram günleri ile tüm resmî tatillerde çalıştığını, yine davacının çalıştığı süre boyunca yıllık iznini kısmen kullanabildiğini, davacının davalı işyerinde çalıştığı süre boyunca işvereni ve amirleri tarafından kendisine mobbing (psikolojik taciz) uygulandığını, davacının zor çalışma şartları ve baskı neticesinde işi bırakmaya zorlandığını, fakat yine de kendisinin elinden geldiğince çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.02.2015 tarihli kararı ile; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile davacıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sicil dosyası değerlendirildiğinde; davacının, davalıya ait işyerinde 01.08.2007-10.04.2013 tarihleri arasında çalıştığı, davalı işverence SGK'ya verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesinde, işten ayrılış nedeninin işveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih şeklinde bildirildiği; ancak davalı işverence feshin haklı nedene dayandığı iddiasının ispat edilemediği, davacının kıdemi, yaptığı işin niteliği, çift bordro uygulamasının yaygın oluşu, tanık beyanı ve meslek odasından gelen yazıya göre davacının ücretinin net 1.300,00 TL olduğu, tanık anlatımları göz önüne alınarak davacının davalı işyerindeki tüm çalışma süresi boyunca haftanın 3 günü 08.30- 20.30 saatleri arasında, haftanın 3 günü ise 08.30-23.00 saatleri arasında çalıştığı, haftalık fazla çalışma süresinin 25,5 saat olduğu, tanıkların anlatımları göz önüne alınarak davacının işyerindeki çalışma süresi boyunca dinî bayramların ilk günü tatil yaptığı, diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığı, davacı tanığı M.T'nin anlatımları göz önüne alınarak davacı işçinin işlerin yoğun olduğu belirtilen kış aylarında ayda bir hafta tatilinde çalıştığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 11.02.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; uyuşmazlık konusu dönemde davacının söz konusu ticaret ünvanın sahibi davalı ... nezdinde çalışmasının bildirildiği, dava dilekçesinde davalının adına ilişkin eksiklik bulunduğu, bu eksikliğin tamamlattırılması için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesi uyarınca davacı tarafa kesin süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken anılan eksiklik giderilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilip yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma doğrultusunda taraf teşkili sağlanarak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı tanık beyanları esas alınarak talep edilen alacakların hesaplanması gerektiğini, b. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davacı tarafın süresinde bozma kararı doğrultusunda dilekçesini sunmadığını, b. Davacı tarafın davalının isminin yer aldığı dava dilekçesindeki talebin 50,00 TL olduğunu, taleple bağlı kalınması gerektiğini, davacının bu tutarları ıslah etmediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; hizmet süresi ile dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması noktasındadır.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/2031, K. 2026/2207Husumet, iş sözleşmesinin feshi, ücret seviyesi, talep edilen alacakların ispatı ve hesaplanması – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/2031 E., 2026/2207 K.
- YargıtayE. 2026/452, K. 2026/2814Davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile yıllık izin ücreti ve prim alacaklarının ispatı – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/452 E., 2026/2814 K.
- YargıtayE. 2025/7882, K. 2025/10041Davanın türü, iş sözleşmesinin feshi, ücret ve hizmet süresinin tespiti, alacakların ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımı – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/7882 E., 2025/10041 K.
- YargıtayE. 2017/1551, K. 2017/1293Fazla çalışmanın ispat yükü işçidedir; ücrete dahil fazla mesai kaydında yıllık 270 saat (haftalık 5,2 saat) sınırı
Örnek Dilekçeler
- İş MahkemesiYıllık İzin Ücreti Alacağı Dava Dilekçesi (İş Kanunu m. 59)
- İş MahkemesiKıdem ve İhbar Tazminatı Dava Dilekçesi (İşçilik Alacakları)
- Arabuluculuk Bürosuİş Hukuku Arabuluculuk Başvuru Dilekçesi
- Noter (İhtarname)İşçinin Haklı Nedenle Fesih İhtarnamesi (İş Kanunu m. 24)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.