Kararın özeti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Davacının talep ettiği alacakların ispatı, hesabı, zamanaşımı ve indirim hususları. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davacı işçinin fazla çalışma yaptığı yönündeki iddiasını somut olarak ispatlayamadığı dolayısıyla bahsi geçen alacağın reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatı alacaklarında faize ilişkin kurulan hükümde de bir hata bulunmadığı ve arabuluculuk son tutanak tarihine ilişkin yazım hatasının da ek karar ile düzeltildiği, görevlendirme yazısına istinaden ve hesaplamaya konu süre dikkate alındığında indirim uygulanmaması gerektiği anlaşılmakla hafta tatili ücreti alacağına dair kararın da sonucu itibarıyla doğru olduğu, eşit davranma ilkesinin düzenlendiği 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi ve somut olay dikkate alındığında din, dil, ırk vb. sebeplere dayalı bir ayrımdan söz edilemeyeceğinden ayrımcılık tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu, yine davalı tarafından sunulan imzalı yıllık izin belgelerindeki kullanım süreleri gözetildiğinde yazılı şekilde yıllık izin alacağına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle6 bin karakter
9. Hukuk Dairesi 2025/6726 E. , 2025/8285 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/26 E., 2025/1772 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 39. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/158 E., 2024/369 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.10.2018-04.10.2021 tarihleri arasında davalı nezdinde uzman olarak çalıştığını, davalının ... ile mücadele kapsamında aşı yaptırmayan pesonele haftada 2 kez fazla çalışma saatleri dışında ... testi yaptırma zorunluluğu getirdiğini, iş sözleşmesinin müvekkilinin yazılı savunmasına karşın ... testi yaptırmaması nedeni ile haksız olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti ile ayrımcılık tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hazırlanan rehbere göre öğrencilerle bir araya gelmesi zorunlu olan aşı olmamış öğretmen ve okul çalışanlarından haftada iki kez ... testi isteneceğinin açık şekilde belirtildiğini, davacının yapılan uyarılara rağmen ... testi yaptırmadığını, bu konuda savunma alınıp uyarı verilmesine karşın ... testi yaptırmamaya devam etmesi nedeni ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve herhangi bir alacağı da olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zamanaşımına uğrayan alacağın olmadığı, davacının ... testi yaptırmamasının haklı bir fesih nedeni olarak kabul edilemeyeceği, fesih sebebinin haklı fesih ağırlığında olmayıp diğer şartlar da mevcut olduğu takdirde en fazla geçerli feshi gerektirecek bir mahiyette olduğu, geçerli fesih hâllerinin işverenin kıdem ve ihbar tazminatlarını ödeme yükümlülüğü ortadan kaldırmadığı, tanık beyanları ve taraflar arasında ücret zammına dair herhangi bir anlaşma bulunduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığı, ücret artış oran ve zamanının işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının ücret alacağına dair iddiasını da ispatlayamadığı, adı geçen alacağın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davacı işçinin fazla çalışma yaptığı yönündeki iddiasını somut olarak ispatlayamadığı dolayısıyla bahsi geçen alacağın reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatı alacaklarında faize ilişkin kurulan hükümde de bir hata bulunmadığı ve arabuluculuk son tutanak tarihine ilişkin yazım hatasının da ek karar ile düzeltildiği, görevlendirme yazısına istinaden ve hesaplamaya konu süre dikkate alındığında indirim uygulanmaması gerektiği anlaşılmakla hafta tatili ücreti alacağına dair kararın da sonucu itibarıyla doğru olduğu, eşit davranma ilkesinin düzenlendiği 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi ve somut olay dikkate alındığında din, dil, ırk vb. sebeplere dayalı bir ayrımdan söz edilemeyeceğinden ayrımcılık tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu, yine davalı tarafından sunulan imzalı yıllık izin belgelerindeki kullanım süreleri gözetildiğinde yazılı şekilde yıllık izin alacağına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Ücret alacağına ilişkin kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, b. Davacının fazla çalışma yaptığının tanık beyanlarıyla ispatlandığını, c. Ayrımcılık tazminatı alacağının reddinin hatalı oldupunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının talep ettiği alacakların ispatı, hesabı, zamanaşımı ve indirim hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2026/821, K. 2026/2768Prim sistemini kötüye kullanan çalışanın iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi ile kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ve prim alacakları – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/821 E., 2026/2768 K.
- YargıtayE. 2026/1387, K. 2026/4122Davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı ile alacakların hesabı (ulusal bayram ve genel tatil ücreti) – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/1387 E., 2026/4122 K.
- YargıtayE. 2025/8938, K. 2025/10367Ücret farkı, yemek ücreti ve süt ücreti alacakları (eşit davranma borcu) – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025/8938 E., 2025/10367 K.
- YargıtayE. 2026/2031, K. 2026/2207Husumet, iş sözleşmesinin feshi, ücret seviyesi, talep edilen alacakların ispatı ve hesaplanması – Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026/2031 E., 2026/2207 K.
Örnek Dilekçeler
- İş MahkemesiEşit Davranma Borcuna Aykırılık Nedeniyle Tazminat Dava Dilekçesi (İş Kanunu m. 5)
- İş MahkemesiAsıl İşveren-Alt İşveren Muvazaasının Tespiti Dava Dilekçesi (İş Kanunu m. 2/6-7)
- SGK İl MüdürlüğüAskerlik ve Doğum Borçlanması Talebi (5510 sayılı Kanun m. 41)
- Noter (İhtarname)Çalışma Koşullarında Esaslı Değişikliğe İtiraz Bildirimi (İş Kanunu m. 22)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.