Kararın özeti
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu kararda kanun yolu incelemesi sonucunda “onama” yönünde hüküm kurmuştur. Kararın konusu: Muris muvazaası. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
vacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin dava konusu bağımsız bölümün devir tarihinde hukuki işlem ehliyetini haiz olduğu, davalıların ahlaki yükümlülüğün üzerinde bir emek ile murise baktıkları, murisin dava konusu taşınmaz dışında başkaca taşınmazları da bulunduğu ve bunların mirasçılara intikal ettiği, intikal eden bu mal varlığı değerlerinin devredilen dava konusu taşınmaza yakın olduğu, murisin davacılar ile arasının kötü olmadığı, mal kaçırmasını gerektiren bir durum bulunduğunun ve yapılan devrin muris muvazaası ile mal kaçırmak amacıyla yapıldığı iddiasının ispat edilemediği, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Tam karar metni
Tam metni gösterTam metni gizle5 bin karakter
1. Hukuk Dairesi 2026/758 E. , 2026/6260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1958 E., 2025/2325 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/190 E., 2025/290 K.
Dava; ehliyetsizlik, olmadığı takdirde muris muvazaası hukuksal nedenine dayanan tapu iptal ve tescil, aksi takdirde bedel isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların kardeşi muris ...'ın bakıma muhtaç, felçli ve akli dengesinin yerinde olmadığını, %93 engelli olduğuna ilişkin raporunun bulunduğunu, davalı ...'nin, murisin tüm kira gelirlerini ve emekli maaşını alarak, evini ve arabasını kullanarak murise baktığını, murisin, vefatından bir süre önce ...Mahallesi 289 60... parselde kayıtlı 2. kat 5 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazını davacıları mirastan mahrum bırakmak ve diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla davalılara satış suretiyle devrettiğini, murisin taşınmazını satmasını gerektirir bir ihtiyacı bulunmadığını, satışın gerçek bir satış olmadığını, taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen satış bedeli arasında büyük fark bulunduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacılar adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde bedelini talep etmiştir.
Davalılar vekili; tarafların kardeşi olan murisin %93 engelli olduğunu, kişisel yaşamını devam ettirecek durumda olmadığından, davalı karı-koca'nın murisin evine taşındığını ve yaklaşık 10 yıl murise baktıklarını, ayrıca taşınmazın temlik tarihinden murisin vefatına kadar ki yaklaşık 5 yıllık sürede de murise sorunsuz ve kesintisiz olarak davalıların bakmaya devam ettiğini, davacıların murisle ilgilenmediğini, taşınmazın murisin bakımı karşılığı olarak semen/minnet duygusuyla verildiğini, ortada muvazaalı bir satışın olmadığını, murisin bakımının normal bakımın ötesinde, evladiyet/kardeşlik vazifesinin çok çok üstünde emek gerektirdiğini, murisin rahatsızlığının tamamen fiziksel olup ehliyetsizlik yönünden herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığını, muristen geriye çok ciddi bir malvarlığının kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu raporu ile murisin işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, bu nedenle ehliyetsizlik iddialarının yerinde olmadığı, murisin fiziki durumu ve bakıma ihtiyacı nazara alındığında davalıların muris bakımıyla ilgilenmelerinin ahlaki görevin üzerinde bir bakım olduğu, murisin davacılar aleyhine muvazaalı işlem yapmasını gerektirecek somut bir olgunun bulunmadığı, yapılan devrin bakım karşılığı yapıldığı ve bakımın semen olduğu, minnet duygusuyla yapılan bir devir olduğu, muristen intikal eden bir kısım mal varlığının da bulunduğu, satış bedelinin düşük gösterilmesinin tek başına muvazaaya delalet etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin dava konusu bağımsız bölümün devir tarihinde hukuki işlem ehliyetini haiz olduğu, davalıların ahlaki yükümlülüğün üzerinde bir emek ile murise baktıkları, murisin dava konusu taşınmaz dışında başkaca taşınmazları da bulunduğu ve bunların mirasçılara intikal ettiği, intikal eden bu mal varlığı değerlerinin devredilen dava konusu taşınmaza yakın olduğu, murisin davacılar ile arasının kötü olmadığı, mal kaçırmasını gerektiren bir durum bulunduğunun ve yapılan devrin muris muvazaası ile mal kaçırmak amacıyla yapıldığı iddiasının ispat edilemediği, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- YargıtayE. 2022/1-947, K. 2024/164Muris muvazaasında mal kaçırma kastı şarttır: bedelsiz devir tek başına yetmez, mirasbırakanın paylaştırma iradesi davayı düşürür
- YargıtayE. 2024/2600, K. 2025/2631Muris muvazaasında mirasbırakanın gerçek iradesinin tespiti: salt bedel farkı muvazaayı ispata yetmez, ispat yükü davacıdadır
- YargıtayE. 2025/3532, K. 2026/1032Muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tazminat istemi – Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2025/3532 E., 2026/1032 K.
- Bölge Adliye MahkemesiE. 2024/2214, K. 2025/694Muris muvazaasına dayalı şirket paylarının iptali ve muris adına tescili, olmadığı taktirde tenkis istemi – İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesi, 2024/2214 E., 2025/694 K.
Örnek Dilekçeler
- Asliye Hukuk MahkemesiMuris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Dava Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiÖlünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin İptali Dava Dilekçesi (TBK m. 611 vd.)
- Sulh Hukuk MahkemesiTerekenin Tespiti ve Defterinin Tutulması Talebi Dilekçesi
- Asliye Hukuk MahkemesiTenkis Dava Dilekçesi (Saklı Payın İhlali)
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.