Kararın özeti
Danıştay 10. Daire bu kararda uyuşmazlığı incelemiştir. Kararın konusu: Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliğin iptali istemi. Kararın önemli bölümü aşağıda birebir aktarılmıştır.
Otomatik özet. Bu özet karar metninden otomatik olarak çıkarılmıştır ve editoryal inceleme beklemektedir; bağlayıcı olan kararın tam metnidir.
Kararın önemli bölümü
Bu durumda, kripto varlıkların ödemelerde kullanılıp kullanılamayacağına ilişkin olarak ulusların iç hukukunda düzenlemeler yapılarak varlık hareketlerinin kamu kudreti kullanıcısı Devletin gözetim ve düzenleme alanında olması gerektiği açıktır.Dava konusu düzenleme, davacının çalışma ve sözleşme özgürlükleri ile mülkiyet hakkını ihlal eden bir yön taşımadığı gibi aktarılan yargısal uygulamalarda da görüldüğü üzere ödeme aracı olarak kullanılamamasında aynı zamanda kamu yararı bulunmaktadır. Bu çerçevede yapılan değerlendirmeler sonucunda, kripto varlıkların, ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamaması yolundaki dava konusu Yönetmelik düzenlemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Tam karar metni
Metnin tamamı uzunluğu nedeniyle kısaltılmıştır; tamamı için kaynak bağlantısını kullanın.
Tam metni gösterTam metni gizle25 bin karakter
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2234 E. , 2025/5733 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2234
Karar No : 2025/5733
DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ...
DAVALI : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
Davalı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından, 16/04/2021 tarih ve 31456 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliğin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacılar tarafından, dava konusu düzenlemenin Anayasa'da yer alan sözleşme özgürlüğüne, mülkiyet hakkına aykırı olduğu, bu hakların ancak kanunla sınırlanabileceği, ancak Yönetmelik hükmü ile sınırlandırıldığı, davalının düzenleme yapma yetkisi olmadığı, herhangi bir sözleşme sonunda ödemenin ne şekilde yapılacağının kanun koyucu tarafından belirlenmediği, ödeme konusunda şahısların özgürlüğünün olduğu ve dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından, usule yönelik olarak, iptal davası açılmasında menfaat ihlali şartının sağlanmadığı, davacının ödeme hizmeti sağlayıcısı olmadığından Yönetmelikte ödeme hizmeti sağlayıcıları yönünden öngörülen düzenlemeye tabi olmadığı; esasa yönelik olarak, 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu uyarınca bankanın ödeme yöntem ve araçlarını belirleme yetkisi bulunduğu, Yönetmeliğin sadece kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasını yasakladığı, bu varlıkların mülkiyet hakkına konu edinmesi bakımından düzenleme yapılmadığı, ödemeler alanının güvenlik ihtiyacının yüksek olduğu bir alan olduğu, bu alanda çıkabilecek bir olumsuzluğun ülke ekonomisi bakımından çok ciddi ve telafi edilemez durumlar yaratabileceği, kripto varlıkların değerlerinin sürekli değiştiği, mağduriyetler yaşandığı, önlem alınmasının kamu yararı bakımından kaçınılmaz olduğu, Yönetmelik'in 4. maddesinin, 6493 sayılı Kanun kapsamında Bankanın faaliyet alanlarını belirleme yetkisi bulunan ödeme hizmeti sağlayıcılarına yönelik bir sınırlama içerdiği, davacının ise bir ödeme hizmeti sağlayıcısı olmadığı için söz konusu hüküm kapsamında yer almadığı, Yönetmelik ile getirilen düzenlemelerde davacının iş modeline etki edecek herhangi bir hüküm bulunmadığı, davacının bir ödeme ya da elektronik para kuruluşu olmadığı, Bankaya yapılmış bir faaliyet izni başvurusu bulunmadığı, Yönetmelik'te belirlenen kripto varlıkların ödemeler alanında kullanımına sınırlama getirildiği, ödemeler alanında kullanılamayacağı öngörülen kripto varlıkların, Yönetmelik'in 3. maddesinin birinci fikrasında tanımlanan yani itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kiymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıklar olduğu, dağıtık defter ve/veya blok zincir teknolojisini kullanan ve mevzuat gereğince itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilen varlıklar Yönetmelik'in uygulanması açısından kripto varlık olarak değerlendirilmeyeceği, bankanın bir değerin ya da varlığın ödemelerde kullanılabilecek bir yöntem olup olmadığına ilişkin olarak değerlendirme ve belirleme yapmaya yetkili olduğu, 6493 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince Bankanın nelerin ödeme hizmeti olduğunu belirleme yetkisi olduğu, Yönetmeliğin 3. maddesi gereği ödeme hizmetlerinin kripto varlıklar kullanılarak gerçekleştiremeyeceği, ödemeler alanının hukuken korunan sıkı kurallara tabi, kesinlik ve güvenlik ihtiyacının yüksek olduğu bir alan olduğu, değerinde gün içinde bile %30 değişiklik gözlemlenen kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasının uygun olmadığı, Tehodex örneğinde yüzlerce vatandaşın mağdur olduğu, çeşitli olaylarda siber saldırılar yaşandığı, kripto varlıklarla ödeme talep edildiği, kripto varlıkların tutulduğu platformların siber saldırı gibi durumlara açık olması, kripto varlıkların yasa dışı faaliyetlerde kullanılması, fiyatlarının manipülasyona açık olması gibi durumlar kripto varlıkları, ödemeler açısından diğer ödeme araç ve yöntemlerinden ayrıştırdığı, Dünya genelinde kripto varlıkların ödemelerde kullanılmamasına yönelik karar alan birçok ülke bulunduğu, Bankaca 16 Nisan 2021'de yayımlanan 2021-17 sayılı Basın Duyurusunda; kripto varlıkların herhangi bir düzenleme ve denetim mekanizmasına tabi olmaması, merkezi bir muhatabın bulunmaması, piyasa değerlerinin aşırı oynaklık göstermesi, anonim yapıları nedeniyle yasadışı faaliyetlerde kullanılabilmesi, cüzdanların çalınabilmesi veya sahiplerinin bilgileri dışında usulsüz olarak kullanılabilmesi ile işlemlerin geri dönülemez nitelikte olması gibi nedenlerle ilgili taraflar açısından önemli riskler barındırdığı vurgulandığı, sözleşme hürriyetinin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun olarak kullanılması gerektiği, düzenlemenin usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacılar ... ve ... yönünden davanın açılmamış sayılması, davacı ... yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava ; 16/04/2021 tarih ve 31456 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliğin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.
Davaya konu düzenlemenin dayanağı , düzenlemenin 2.maddesinde 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (1) numaralı bendinin (f) alt bendi ile dördüncü fıkrası ve 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fikrası ile 18 inci maddesinin altıncı fıkrası olarak belirtilmiştir. 1211 sayılı Kanun'un 4/III(I-f) hükmünde ;“Türk Lirasının hacim ve tedavülünü düzenlemek, ödeme ve menkul kıymet transferi ve mutabakat sistemleri kurmak, kurulmuş ve kurulacak sistemlerin kesintisiz işlemesini ve gözetimini sağlamak ve gereken düzenlemeleri yapmak, ödemeler için elektronik ortam da dâhil olmak üzere kullanılacak yöntemleri ve araçları belirlemek , Türkiye'de banknot ihracı imtiyazına münhasıran sahip olan Bankanın temel görevleri arasında sayılmıştır. Yine anılan düzenlemenin devamında Bankanın bu Kanunla ve mevzuatla kendisine verilen yetki ve görevlerle ilgili olarak düzenlemeler yapmaya ve bunları uygulamaya , bu düzenlemelere tabi kurum ve kuruluşlar nezdinde bunlara uygun hareket edilip edilmediğini ve kendisine gönderilen bilgilerin doğru olup olmadığını denetlemeye görevli ve yetkili olduğu da kurala bağlanmıştır. 1211 sayılı Kanun'da değişiklik yapan 4651 sayılı Kanun Gerekçesinde teknolojik gelişmelerle birlikte ortaya çıkabilecek ödeme yöntemleri ve araçlarını belirlemek ve elektronik ortamda yürütülecek işlemlere ilişkin düzenleme yapmak üzere bu yetkinin Merkez Bankasına verildiği belirtilmiştir. 1211 sayılı Kanunun T.C. Merkez Bankası'nın temel görev ve yetkileri arasında gösterdiği, ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemleri, ödeme hizmetleri konusu, daha sonra 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanununda düzenlenmiştir. Bu Kanun, ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemlerini, ödeme hizmetlerini, ödeme kuruluşları ile elektronik para kuruluşlarını kapsamakta olup, Merkez Bankasına bu konularda görevler vermiş, yetkiler tanımıştır. 6493 sayılı Kanunun uygulamasında; Fon: Banknot, madeni para, kaydi para veya elektronik parayı; Elektronik para: Elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan, bu Kanunda tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değeri; Ödeme aracı: Ödeme hizmeti sağlayıcısı ile kullanıcısı arasında belirlenen ve ödeme hizmeti kullanıcısı tarafından ödeme emrini vermek için kullanılan kart, cep telefonu, şifre ve benzeri kişiye özel aracı; Ödeme kuruluşu: Ödeme hizmeti sağlamak ve gerçekleştirmek için bu Kanun kapsamında yetkilendirilmiş tüzel kişiyi ifade ettiğini 3. maddesinde belirtmiştir.
Kanunun 12. maddesinin 1. fıkrasında, ödeme hizmetleri bentler halinde sayılmış, 2. fıkrasında ise, hangi işlem ve hizmetlerin 6493 sayılı Kanun kapsamında ödeme hizmeti olarak değerlendirilmeyeceği gösterilmiştir.
Kanunun 13. maddesinde "Ödeme hizmeti sağlayıcısı" olarak; 5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar, elektronik para kuruluşları, ödeme kuruluşları ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi sayılmış; banka ve ödeme hizmeti sağlayıcısı dışındaki kişilerin ödeme hizmeti sunmaları da yasaklanmıştır. 6493 sayılı Kanun ödeme hizmeti sağlayıcılarından "Ödeme kuruluşu"nu 14. ve devamı maddelerde, "Elektronik para ihraç eden kuruluşlar" ise 18. ve devamı maddelerde kuruluşu, faaliyet alanları, görevleri, yetkileri ile izinlerinin sona erdirilmesine ilişkin konular özel ve ayrıntılı düzenlenmiş; denetim (m.21), fonların korunması, teminat (m.22), gözetim, bilgi sistemleri, bilgi güvenliği, yaptırımlar, soruşturma ile kovuşturma usulleri gibi başlıklar altındaki kurallar getirilerek; ödeme hizmetlerinin gerçekleştirilmesinin esasını oluşturan ödemeler alanının (ödeme sisteminin) güvenliğini- güvenilirliğini sağlamak ve sürdürülebilir kılmak, ödeme hizmeti kullanıcısını ve fonları korumak suretiyle ödemeler sistemine esas olan güven unsurunu pekiştirmek, oluşabilecek güven zedeleyici olgu ve durumların önüne geçilmesi ve bu çerçevede yönetilmesine ilişkin ilke ve esaslar belirlenmiştir. 6493 sayılı Kanun hazırlanırken, sistemler, ödeme hizmetleri ve elektronik para hususlarında Türk mevzuatı ve AB müktesebatını uyumlaştırmak için; 2007/64/EC sayılı Ödeme Hizmetleri Direktifi, 2009/110/EC sayılı Direktif ile değişik 998/6/EC sayılı Ödeme Hizmetleri ve Mutabakat Sistemlerinde Mutabakatın Nihailiği Direktifi ve 2009/110/EC sayılı Elektronik Para Kuruluşlarının Kurulması, Faaliyetlerinin Sürdürülmesi ve Denetimi Direktifi dikkate alındığı Tasarının genel gerekçesinde gerekse madde gerekçelerinde dikkate alındığı ifade edilmiştir. Kanun Tasarısının genel gerekçesinde; güvenli ve etkin şekilde çalışan bir sistemin sağlam bir hukuksal temele ve sistemin etkin bir şekilde çalışmasına engel olabilecek finansal ve operasyonel risklerin kontrolünü sağlayan bir mekanizmaya sahip olması gerekliliği, kanun çıkarılmasının amacı olarak belirlenmiştir. Tasarıda vurgulanan ve tasarının bir çok yerinde tekrarlanan husus, finansal istikrar, ekonomi ve piyasalar açısından önemi, finansal istikrardan sorumlu olan ve para politikalarını uygulayan otorite olarak Merkez Bankası'nın etkinliği yönünden önem taşıması, banka-dışı kuruluşların ödeme alanında lisanslandırılması, sistemlerin işleyişine ve sisteme katılmaya ilişkin kuralların açık, şeffaf ve herkese açık olması gibi ilkelerin uygulanabilirliğini sağlamak olarak gösterilmiştir.
Ödemeler sistemine ilişkin aktarılan hukuksal çerçevede; Merkez Bankası'nın sistemin kurulması, faaliyetlerinin sürdürülmesi ve denetimi suretiyle kesintisiz işlemesini ve gözetimini sağlamak, gerekli düzenlemeleri yapmak, ödemeler için elektronik ortam da dâhil olmak üzere kullanılacak yöntemleri ve araçları belirlemek konusundaki temel görev ve yetkilerinin yanı sıra özel kanunda ödeme hizmetleri olarak sayılan konularda ödeme hizmeti sağlayıcısı tarafından sunulamayacak, kullanılamayacak varlıklar konusunda uyuşmazlığa konu Yönetmelik ile düzenleme yapılmıştır. 1211 sayılı Kanun'un 36ncı maddesinde "Bankanın ihraç etmiş olduğu ve ihraç edeceği banknotların tedavülü mecburi olup, bunlar hudutsuz ödeme kudretini haizdir." düzenlemesi yer almıştır.
Borçların ifasına ilişkin olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesinde: "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." kuralı öngörülmüştür.
Kripto Varlıkların ödeme aracı olarak değerlendirilmesi açısından paranın ödeme aracı olma özelliği irdelenmelidir. Sözlük anlamıyla para: mal ve hizmetlerin değişim aracıdır; ekonomide madeni, banknot para birimlerinin yanı sıra vadesiz mevduatlar ve kredi kartları da para unsurları içinde sayılır; değişim aracı olarak, değer ölçütü ve saklama işlevi vardır; vadeli mevduat, devlet tahvili gibi değişim araçları da para benzeri olarak değerlendirilir (https://www.bankalar.org/ bankacilik-terimleri/para/). Para dört temel işlev görür: Değişim aracı işlevi/Hesap ve değer birimi işlevi/Değer biriktirme ve spekülasyon işlevi/İktisat politikası aracı olma işlevi (PARLAK; Bekir, "Kamu Yönetimi Sözlüğü", MKM Yayıncılık, Bursa, 2011, s. 610).
Borçlar hukuku yönünden, ödeme aracı olarak piyasada dolaşan para, taşınır mallardan mislî şeydir. Para, verme edimlerinin konusunu oluşturur. Dar anlamda para, sadece milli para veya ülke parasıdır. Ülke parasını (milli parayı) basma ve çıkarma yetkisi, modern toplumlarda yalnızca devlete tanınmış tekelci bir yetkidir. Devlet, parayı sadece üzerinde yazılı değer (itibari değer) ile garanti etmekte ve tedavülünü, değer ölçüsünü, ödeme gücünü bu değer üzerinden zorunlu tutmaktadır (EREN, Fikret, "Borçlar Hukuku Genel Hükümler", Ankara, 2017, s.993-994-995).
Ödeme aracı olarak para, devletin para politikası ve para basılmasını merkezi sistemle kontrol etme gücüyle bağdaşan, tedavülü olan, yazılı bedeli garanti edilen, değer ölçüsü olarak ödeme gücü zorunlu tutulan, 1211 sayılı Kanunda ifadesini bulduğu şekilde hudutsuz ödeme kudretini haiz, aynı zamanda hukuki bir varlıktır.
Dava konusu düzenleme içeriğinin kapsam ve çerçevesinin belirlenmesi noktasında kripto varlık, dağıtılmış defter tenolojisi, blokzincir , kripto varlık ve kripto para ve fıntech kavramlarının incelenmesi gereği bulunmaktadır.
Kripto varlıklar aynı anda birden fazla sınıfa dahil olabilen üçlü bir ayrımla; ilk grupta ödeme aracı olarak kullanılmak amacıyla üretilmiş olan ve genelde “kripto para birimi (cryptocurrency)” olarak anılan kripto varlıklar bulunmaktadır. İkinci grup kripto varlıklar, belirli bir yapıya ilişkin olarak ortaklık, oy, kara katılma gibi haklar vermekte, haklar sermaye piyasası araçlarıyla bağdaştırılmış olması sebebiyle “security token” olarak adlandırılmaktadır. Son grup ise belirli bir platforma erişim veya o platform üzerinde sağlanan ürün ve hizmetlerin kullanımına imkan veren “utility token” ifadesi kullanılanlardır. Para ve elektronik para niteliği tartışma yaratan kripto varlık türü, ödeme aracı olarak kullanılmak amacıyla çıkarılan kripto varlıklar oluşturmaktadır (GÜÇLÜTÜRK; Osman Gazi, “Türk Hukukunda Kripto Varlıkların Para ve Elektronik Para Niteliğinin İncelenmesi”, REGESTA, Cilt: 4, Sayı: 3, 2019, s. 388-390).
Kripto para birimi ‘cryptocurrency’, ‘crypto’ ve ‘currency’ kelimelerinden türetilmiştir. Kripto para; güvenliğin sağlanması için kriptografi (şifreleme bilimi) kullanan dijital veya sanal bir para birimidir. Kripto-paralar, merkezi olmayan kripto sistemlerde, belirlenen oranlarda/sayılarda üretilirler. Bir diğer tanıma göre kripto para, halihazırda bireylerin kullanmış oldukları madeni para ve banknot gibi olup farklılık olarak; belirli kriptografi prensipleri ile geliştirilmiş dijital varlıklardır.
Blokzincir, internet üzerinde toplanan bilgilerin veya verilerin açık bir kayıt defteri olarak tanımlanabilmektedir. Sistem en temelde şifreli bir verinin zincir halkaları ile birbirlerine bağlanması ve değiştirilemez bloklar halinde birleştirilmesine dayanmaktadır. Blokzincir teknolojisinin en büyük özelliği merkezi olmayan bir doğrulama sistemine sahip olmasıdır. Bu açıdan dijital dönüşümün yaşandığı en etkili alanlardan biri olarak gösterilmektedir. Dijital kayıt deposu vazifesi görebilen blokzincir gayrimenkul, araç ve değerli varlıkların kanıt ve kaydından doğum, evlilik ve ölüm belgelerinin tutulmasına, seçimlerin gerçekleştirilmesi ve akıllı kontratların yönetilmesinden finansal dokümanların saklanması, işlenmesi ve yönetilmesine kadar çok farklı alanlarda uygulanabilen bir teknolojidir.(Şerif Dilek,BlokchainTeknolojisi ve Bitcoin,SETAV,Sayı:231, 2018.https://www.setav.org/assets/uploads/2018/02/231.-Bitcoin1.pdf)
Dağıtılmış defter teknolojisi, bir ağın birden çok noktasında bulunan bir veritabanı sistemidir. Onu mevcut organizasyonlardaki geleneksel veri tabanlarından ayıran en temel husus merkezi olmayan bir yapıya sahip olmasıdır.Dağıtılmış defter teknolojisi, aynı ağın çeşitli noktalarında çoğaltılan değişmez verileri toplamak, doğrulamak ve bunlara erişmek için gereken tüm teknolojik altyapı ve ilgili protokollerden oluşmaktadır.( Dağıtılmış Defter Teknolojisi Nedir?http://www.koinplatform.com/dagitilmis-defter-teknolojisi-dlt-nedir/)
Kripto paralar herhangi bir merkez bankası tarafından üretilmez , onaylanmaz veya düzenlenmez .Bilgisayarlar aracılığıyla matematiksel algoritmalarla oluşturulurlar. Kripto paralarla ilgili olarak bu alanı düzenleyen geçerli uluslararası yasalar bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığa konu Yönetmelik, teknik ve hukuki literatürdeki nitelemelerle uyumlu şekilde; kripto varlığı, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıkları ifade edeceği şekilde tanımlamıştır.
Blokzincir teknolojisinde, dağıtık defter, tüm defterlerde, ilgili blokzincirin başlangıcındaki bloktan o ana kadar olan bütün blokların bilgisinin yer alması, tek bir merkezden yönetilmemesi, kriptografik algoritmalar yoluyla objektif bir güven oluşturmaya hizmet etmek amacı taşımamasına karşın, kripto varlıkların, çok farklı şekillerde tasarlanabileceği, farklı teknolojik amaçlara münhasıran ya da birden çok nedenle hizmet edebilme yönleri taşıyabileceği göz önünde tutulduğunda, para veya para birimi olma özelliği taşımaktan uzak olduğu, teknolojik uygulamalar yönünden ciddi belirsizlikler barındırdığı görülmektedir.
Kripto para değeri, kullanıcıların arz ve talep durumuna göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bu nedenle sistem, aynı zamanda bir tür kripto para platformu/sanal borsa olarak kabul edilebilir.(Beyza Başer Berkün Prof.Ersan Şen Kripto Para)Yakın tarihte anılan sistemde iki kripto para platformunun, yani kripto para alışverişine aracılık eden firmanın aniden faaliyetlerine son vermesi sebebiyle ciddi mağduriyetlerin ortaya çıktığı, güven kaybının yaşandığı ve sistemin riskler barındırdığı ve suistimale açık nitelik taşıdığı ve yapılan işlemlerin takibi ve kaynağının tespitine ilişkin zorluklar nedeniyle sistemin ciddi belirsizlikler içerdiği görülmektedir.
Belirsizliğin başka bir boyutu ise güvenlik ve garanti konusudur. Nitekim, hackerların gerçekleştirdiği saldırılar sonucu, blok zincir proje sistemlerinden yüksek meblağda kripto para çalındığı kayıtlara geçmiş bulunmaktadır.
Finansal teknoloji (Fintech), finansal hizmetlerin sunumunu ve kullanımını iyileştirmeyi ve otomatikleştirmeyi amaçlayan yeni teknolojileri tanımlamak için kullanılır. Temelde Fintech, bilgisayarlarda ve giderek artan şekilde akıllı telefonlarda kullanılan özel yazılım ve algoritmaları kullanarak şirketlerin, işletme sahiplerinin ve tüketicilerin finansal işlemlerini, süreçlerini ve yaşamlarını daha iyi yönetmelerine yardımcı olmak için kullanılmaktadır. (https://www.argenova.com.tr/fintech-nedir) Dava konusu düzenleme ile kapsama alınan alan; münhasıran kripto varlıkların ödemeler alanında kullanılmasına ilişkin olup , iş modeli geliştirilmesine ilişkin düzenleme içermemektedir.
Yargı kararlarında; "kripto para" para veya para ile temsil edilebilen banka kredisi, banka ve seyahat çeki, havale, menkul kıymet, hisse senedi, teminat, tahvil, bono, poliçe, kredi mektubu ve benzeri kıymetler arasında sayıldığı (Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 23/09/2021 tarihli, E:2021/6102, K:2021/5056; aynı tarihli, E:2021/6481, K:2021/9055 sayılı kararları); "Kripto Para" şirketlerindeki hesapların ihtiyati tedbirin konusu olarak değerlendirildiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 03/11/2021 tarihli, E:2021/2793, K:2021/2326 sayılı kararı); murisin e-posta ve buna bağlı olarak kullanılan sosyal medya hesapları, dijital cüzdan hesapları vb maddi değer ifade eden ve TMK'nın 599. maddesi kapsamında terekesine dahil olduğu ve mirasçılarına intikali gereken "Dijital Mal Varlığı" olduğundan, bu yönden tespitinin gerekeceği (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 13/11/2020 tarihli, E:2020/1149, K:2020/905 sayılı kararı) yolunda değerlendirmeler yapılarak hükümler verildiği görülmektedir.
Yargı kararların bazılarında kripto para olarak ifade edilse de, dijital ve/veya kripto varlıkların hukuksal alanda, mülkiyet hakkı kapsamında ele alındığı, terekeye dijital mal varlığı olarak geçeceği dahi kabul edilmek suretiyle yargısal uygulamalara konu edilmekle beraber; bu varlıkların günümüzde ulaşılan teknoloji gelişme aşamasında, para veya para birimi olma özelliğinden uzak olması, kripto varlıkların tür ve niteliklerindeki farklılık ve/veya birliktelik karşısında; devletin, tekel yetkisiyle merkeziyetçi para veya para birimi (dijital para dahil) uymayan "kripto varlıkların" ödeme aracı olarak kullanılması yolunda yapılacak bir düzenleme, 6493 sayılı Kanun ve uyum sağlanan AB müktesebatında öngörülen, güvenli ve etkin şekilde çalışan bir ödeme sistemin sağlam bir hukuksal temele ve sistemin etkin bir şekilde çalışmasına engel olabilecek finansal ve operasyonel risklerin kontrolünü sağlayan bir mekanizmaya sahip olması gerekliliğine aykırı olacaktır. Bu durum düzenleyici kurumun değerlendirmesine göre 6493 sayılı Kanunda öngörülen şartların sağlanması halinde kripto varlıkların lisanslama yoluyla elektronik para tanımını içinde değerlendirme yapılması imkanı bulunduğu gibi, blokzincirlerin eşisiz dijital veriler üretmek ve kullanılması da gelişme gösteren bir alandır.
Ödemeler alanının kendine özgü niteliği gereği ödeme araçlarının belirli düzeyde kesinlik ve güvenliği haiz olması gerekir. Bu özellikleri taşımayan ödeme araçları, kullanıcılar açısından doğuracağı sakıncalar nedeniyle ödemeler alanının dışında tutulmalıdır. Kaldı ki, kripto varlıkların gerek değerindeki ani değişiklik riskleri , gerek bu piyasada merkezi bir yapı olmaması nedeniyle saldırılara açık olması ve yasalara aykırı ve güvenliği ihlali eden işlemlere maruz kalınması durumunda yapılan işlemlerin geri alınamaması ve düzeltilememesi , buna ilişkin mekanizmaların bulunmaması nedenleriyle kullanıcı zararlarının telafisi imkanının bulunmaması bu piyasayı riskli hale getirmektedir. Bu riskler, kamunun menfaatinin denetleyici ve düzenleyici otoriteler tarafından korunmasını gerektirmektedir. İlgili otoriteler, kendi kanuni yetki alanlarında harekete geçerek kamunun menfaatini korumakla görevli ve sorumludur.
Bu durumda, kripto varlıkların ödemelerde kullanılıp kullanılamayacağına ilişkin olarak ulusların iç hukukunda düzenlemeler yapılarak varlık hareketlerinin kamu kudreti kullanıcısı Devletin gözetim ve düzenleme alanında olması gerektiği açıktır.Dava konusu düzenleme, davacının çalışma ve sözleşme özgürlükleri ile mülkiyet hakkını ihlal eden bir yön taşımadığı gibi aktarılan yargısal uygulamalarda da görüldüğü üzere ödeme aracı olarak kullanılamamasında aynı zamanda kamu yararı bulunmaktadır. Bu çerçevede yapılan değerlendirmeler sonucunda, kripto varlıkların, ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamaması yolundaki dava konusu Yönetmelik düzenlemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 04/12/2025 tarihinde, davacıların gelmediği, davalı vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacıların, ödeme veya elektronik para kuruluşları ile sözleşme yapma özgürlüğünü etkileyeceği, ödemelerini ve varlıklarını kripto varlık olarak değerlendirdikleri belirtilerek 16/04/2021 tarih ve 31456 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliğin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDE
İlgili İçerikler
Emsal Kararlar
- DanıştayE. 2025/155, K. 2025/1037Ödeme emrine karşı dava – Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2025/155 E., 2025/1037 K.
- DanıştayE. 2023/1225, K. 2025/4369Bandrolsüz sigaralar nedeniyle imalatçı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemi – Danıştay 7. Daire, 2023/1225 E., 2025/4369 K.
- DanıştayE. 2025/3411, K. 2025/4446Şirket adına düzenlenen ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmeden şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemi – Danıştay 7. Daire, 2025/3411 E., 2025/4446 K.
- DanıştayE. 2023/8713, K. 2025/6137Sahte fatura düzenleme fiiline iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemi – Danıştay 9. Daire, 2023/8713 E., 2025/6137 K.
Örnek Dilekçeler
- Vergi MahkemesiÖdeme Emrine Karşı Dava Dilekçesi (6183 sayılı Kanun m. 58)
- İdare MahkemesiNaklen Atama İşleminin İptali Dava Dilekçesi (Aile Birliği ve Sağlık Mazereti)
- İcra MahkemesiNafaka Alacağı İçin İlamlı Takip ve İİK m. 344 Şikâyet Dilekçesi
- Kamu Kurumu ve Bilgi Edinme Değerlendirme KuruluBilgi Edinme Başvurusu ve Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'na İtiraz Dilekçesi (4982 m. 11, 13)
Hukuk Rehberi
- 5 dk okumaVergi Borcunun Taksitlendirilmesi ve Tecil: 6183 Sayılı Kanun m. 48
- 6 dk okumaÖdeme Emrine Karşı Dava: On Beş Günlük Süre ve İtiraz Sebepleri
- 6 dk okumaHazine'nin Ecrimisil Talebi: İtiraz, İndirim ve İdari Yargı Yolu
- 5 dk okumaİşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının İptali: Kapatma Kararına Karşı Dava
Emsal kararlar kamuya açık kaynaklardan alınmıştır. Kararların güncelliği ve somut olaya uygulanabilirliği bir hukukçu tarafından değerlendirilmelidir.